turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


2017’yi UĞURLARKEN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

31 ARALIK 2017

2017 yılı içinde neler yaşadık neler. 15 Temmuz 2016 Fethullahçı darbe kalkışmasını “Allah’ın Lütfu” kabul eden AKP ve saray iktidarı 20 Temmuz günü OHAL ilan etti. Zaten her türlü demokratik hak ve özgürlükler rafa kaldırılmıştı, OHAL’le birlikte demokrasinin ve demokratik hak ve özgürlüklerin kırıntısı bile kalmadı. Sonrasında iyice azıtan iktidar ne hukuk tanıdı ne de var olan yasaları dikkate aldı. İstediği gibi davranıp istediği gibi denilebilir ki tam anlamıyla terör estirmeye başladı. Kimden hoşlanılmıyorsa, kim bunları eleştiriyorsa yasa masa hak getire yaka paça tutuklanıp içeri atıldı. Savcılar, yargıçlar hukukun üstünlüğünü gözeterek değil de siyasi iktidarın istemlerini yerine getirir oldular. On binlerce insan işinden aşından oldu. İşinden aşından olanların yakınları açlığa mahkum edildi.

Bütün bunlar yetmezdi, AKP ve saray iktidarı için. Anayasa değiştirilmesi ve parlamenter sisteme son verilmesi gerekiyordu. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin yaptığı çıkışla birlikte mecliste anayasa değişikliği hazırlandı ve Kabul edilen maddeler halk oylamasına sunuldu. Anayasa değişikliği geçerse neler olabileceğinin ayırdına varan milyonlar harekete geçti ve şimdiye kadar görülmemiş boyutta bir HAYIR bloğu oluştu. 16 Nisan tarihinde yapılan halk oylamasında EVET diyenler azınlıkta kaldıkları halde iktidarın emriyle Yüksek Seçim Kurulu’nun mühürsüz oyların da geçerli sayılacağına sandıkların açılma saatinden 10 dakika önce karar verdiği için sonuç değişti ve %51 oyla anayasa değişikliğinin halk oyu ile geçtiği ilan edildi.

Aslında Bütün yaşadıklarımızı şöyle bir yana bırakırsak bu halk oylaması sonucu Türkiye’nin yazgısını diyebiliriz ki ta kökünden değiştirdi. Artık bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olamazdı, olamadı da. Milletvekilleri arka arkaya tutuklandılar. Keyfi tutuklamalar ve iktidar yanlısı olmayan basın tam anlamıyla baskı altına alındı. Çalışanların haklarını aramak için başvurdukları eylemler güvenlik güçlerinin zorbalığı ile karşılaştı. Özetlersek iktidardan yana olmayan kim varsa zorbalıkla kuşatılıp susturulmaya çalışıldı.

İktidarın her türlü denetiminin önü kapatıldı. İktidar bu saatten sonra hiçbir kuralı tanımaz oldu ve istediği uygulamaları canı istediği gibi yaşama geçirdi. Ortada artık burjuva demokrasisinin kırıntısı bile kalmamıştı. Bundan böyle yaşanılar rejim bal gibi de faşizmdi. Ancak yine de demokrasiden yana bütün kurumlar susturulup devre dışı bırakılamadığı için o bildiğimiz klasik faşizm uygulamaları da henüz yeterince kullanılamamaktaydı. Öyle ki iktidar, güvenlik güçlerinin dışında harekete geçirebilecekleri kara gömleklilerin benzeri sivil faşist milislerini bile oluşturmuştu. Nitekim son günlerde çok tartışılan Halk Özel Harekatı bunun en açık örneğidir.

Bu arda Ana muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Ankara’dan İstanbul’a ADALET YÜRÜYÜŞÜ başlatıldı. Bu yürüyüş toplumun geniş kesimlerince desteklendi, yürüyüşe katılanların tamamı CHP’li olmasalar bile her adımda sayısı arttı. Maltepe’deki miting gösterdi ki örgütlü halk; demokratik hak ve özgürlüklere, insan haklarına bile tahammül edemeyen iktidarı iyice çileden çıkardı. Yürüyüş boyunca ve sonrasında iktidar, yürüyüşçülere ve Kılıçdaroğlu’na demediğini bırakmadı. Ne var ki CHP bu yöndeki çalışmalarından vazgeçmedi. Çanakkale Adalet Kurultayı, Giresun Fındık Mitingi, Manisa/Alaşehir Üzüm Mitingi ve diğerleri peş peşe geldi. CHP’nin bu eylemlerine partimizde destek vererek her aşamada kamuoyunu aydınlatan düşüncelerini halkımızla paylaştı.

Devamında iktidar yakınlarının yolsuzlukları gündemi salladı. CHP, önce Binali Yıldırım’ın oğlunun Malta’daki şirketi ile ilgili açıklamalarda bulunup meclis araştırması istedi sonra Man Adası’nda Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarının şirketlerini gündeme getirip para aktarımı ile ilgili belgeleri sundu. Bu belgelere sahte diyen iktidar sesini yükseltirken, Recep Tayyip Erdoğan; “para gönderilmemiştir, şirket satışından ülkeye para gelmiştir” açıklamasını yapınca işler Biraz daha karıştı. Meclis araştırması reddedildi sonrasında ise belgeler tümden sahte denilip kapatılmak istendi.

Her şey toz duman içindeyken iktidarın imdadına İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesi ABD’nin desteklemesi gündeme oturdu ve böylelikle AKP ve saray iktidarı; Kudüs olayını öne çıkararak yığınlara her şeyi unutturmak istedi. Ve şimdi sıkı durun, halkımızı açlık ve yoksulluğa iten iktidar asgari ücreti 1603 lira olarak açıkladı ve çalışanların Bütün beklentilerini böylece yele ve sele vermiş oldu.

Bölgemizde yaşanan savaştan söz bile etmiyoruz. Her zaman olduğu gibi bölgemizdeki savaş konusunda da yeterince aymamış olan AKP ve saray iktidarı, bir nalına bir mıhına vurarak siyaset yapmayı sürdürdü. Tunus’ta Recep Tayyip Erdoğan’ın Beşar Esad için söylediklerini duyduğumuz zaman anladık ki Erdoğan bir kez daha gerçeklere göre politika yürütmek değil, Amerika’ya göz kırparak ABD ile ilişkileri düzeltmeye çalışmaktadır. Esad’a “Esed” dedi. Esad’ı terörist ilan etti, halkına devlet terörü uyguladığını ve 1 milyon Suriyeliyi katlettiğini söyledi.

Ülkemizin işçileri, emekçileri, köylüleri, aydınları, bilim insanları, kadınları, öğrencileri, Küçük üreticileri ve esnafları yaşadıklarınız ortada. 2018 yılında kan tükürdünüz ama kızılcık şerbeti içtik dediniz. Her yeni yıl bütün insanlığın gelecek için umutlandığı, daha iyi bir yıl olmasını düşündüğü yıldır. Bu gece saat 24.00’dan itibaren sizlerin de umutlarınız olacak, geleceğinizin daha iyi olmasını düşüneceksiniz. Bu durumda 2018 yılınızın da kan tükürdüğünüz bir yıl olmasını istemiyorsanız, demokrasiyi savunmak için, aşınızı, ekmeğinizi savunmak için, hak ve özgürlüklerinizi savunmak için ayağa kalktığınız bir yıl olmalı, asla ama asla halk düşmanı, kapitalizmin sülüklerine fırsat vermemelisiniz.

Karanlığı aydınlığa çevirmek için, savaş makinesi haline gelmiş emperyalist/kapitalist sisteme hak ettiği yanıtı vermek için bütün içtenliğimle tüm insanlığın yeni yılını partim Türkiye Sosyalist İşçi Partisi adına kutluyorum.