turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KEYFİ ÇÖKÜŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 OCAK 2018

Yazımın dün başlığını ‘ÇÖKÜŞ’ koymuştum, bugünkünü ise ‘KEYFİ ÇÖKÜŞ’ koydum.

Niye diye sorarsanız; ülkemizde gerçekten de iktidarın eliyle ülke tam anlamıyla keyfi olarak çöküşe götürülüyor. Hukukun üstünlüğü yerini emirler almış. Birileri şu olacak diyor. Bu istek şak diye yerine getiriliyor.

AKP iktidarı ile birlikte Türkiye’de en çok ne konuşuldu diye sorsanız; bunun yanıtı tabii ki de öncelikli olarak yolsuzluklar olur. Öyle şeylere tanık olduk ki AKP iktidarı tepeden tırnağa yolsuzluk çamuruna bulanmış. Bakanlıklardan, yerel yönetimlere kadar nereye elini atsanız oradan yolsuzluk kokusu geliyor. Doğal olarak işler bu noktaya gelince de iktidar ciddi bir saygınlık yitimine uğradı. Bu nedenle de yeniden kitlelerin desteğini elde etmek için bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir gibi Büyükşehir belediye başkanlarını görevden aldı. Görevden almaya direnenler olduysa da kâr etmedi, kuzu kuzu istifa etmek zorunda kaldılar.

Bu belediyelerden bazılarında ciddi olarak yolsuzluktan söz edilmesine karşın herhangi bir işlem yapıldığına dair şimdiye kadar bir şey duymadık. Oysa bir yerde yolsuzluk söz konusuysa devreye yargının girmemesi düşünülemez. Bu durumda ne yapılmış oldu? İstifa karşılığında yargının devreye girmesinin önü kesildi. Bu belediye başkanlarından özellikle Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı “yolsuzluk söz konusuysa buyursunlar incelesinler” demesine karşın, böyle bir yola gidilmedi o da tehdit edilerek istifa etmek zorunda bırakıldı.

AKP iktidarının görevden alma yoluyla halka bakın işlerini iyi yapmayanları görevden alıyorum mesajı vererek AKP yitirdiği desteği yeniden kazanmak istiyordu. Ancak görevden almalar sonucu da destek anlamında değişen pek bir şey olmadı, aksine AKP Biraz daha güç yitirdi diyebiliriz.

AKP ve saray iktidarının attığı adım kendisine yarar sağlamamış olduğu için yeni bir adım daha atarak durumu dengelemesi gerektiğini düşündü. Denilmek isteniyordu ki bizim belediyelerimiz şu ya da bu nedenle (siz bunu yolsuzluk diye okuyun) görevlerini yapmadıkları için görevden alındılar. Aynı durum CHP’li belediyelerde de söz konusudur açıklamaları yapılmaya başlandı. Bu açıklamaların sonrasında bildiğimiz birçok CHP’li belediyelerde müfettişler incelemeler yaptılar. Bu incelemeler sonunda kamuoyuna herhangi bir yolsuzluk yapıldığına dair bir açıklama yapılmamasına karşın, bir de baktık ki CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi görevinden alınmış. Ortada kamuoyuna açıklanan bir yolsuzluk söz konusu değildi ama AKP ve saray iktidarı durmadan yolsuzluk yapıldığı gerekçesiyle alındığını söyleyip durdu. Bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’da bu yönde açıklamalarda bulundu.

Battal İlgezdi kendisini suçlamalar nedeniyle savcılığa ihbar eden kişidir. Buradan bir şey çıkmadığı halde neden ille de yolsuzluk suçlaması ile görevden alınmıştır, bunu iktidar Türkiye kamuoyuna anlatmak zorundadır. Hayır, bu kadarla yetinilmedi. CHP’li belediyelerden birçokları ile ilgili de benzer şeyler söylenerek görevlerden alınacakları sinyalleri verildi. Bu kez de Beşiktaş Belediye Başkanı aynı gerekçelerle görevinden alındı. Bu ilçede CHP’nin aldığı oy oranı %77’dir. Bu yüzden de Beşiktaş Belediye Başkanı’nın seçilmesi bizce bir rastlantı olarak görülmemelidir.

Bundan sonra hangi CHP’li belediye başkanı sıradadır bilemiyoruz ama bu işin sonu hiç de iyiye gitmemektedir. AKP kendisini başkalarının üzerinden aklama girişimine soyunduğu için böylesi keyfi ve ucuz yöntemlere başvurmaktadır. Daha da önemlisi ise bu yönde atılan adımlar AKP ve saray iktidarı tarafından hukukun hiçe sayılmasıdır ki, hukuk yoksa, adalet yoksa ortada da çöküşten başka bir şey de yok demektir. Ülkenin AKP ve saray iktidarı eliyle keyfi çöküşe itilmesine razı gelinemez, yaşananlar demeçler ya da basın açıklamalarıyla geçiştirilemez. AKP eliyle ülkenin temeline dinamit konulmuş olup böyle giderse ülkemizde seçimlere de bir gereksinim kalmayacaktır. Ve zaten AKP ve saray iktidarı nezdinde seçilmiş olmak ne anlam taşımaktadır ki? Bir zamanlar seçilmişleri atanmışlara üstün tutan AKP ve saray iktidarı şimdilerde ise buna gereksinimi kalmadığı için seçilmişleri kolaylıkla kollarından tutup kapı dışarı edebilmektedir. HDP’li pek çok belediye başkanı görevlerinden alınmış yerlerine ise kayyum atanmıştır. HDP’li birçok Milletvekili’nin milletvekilliği düşürülmüş ve meclisten çıkarılmışlardır.

HDP milletvekili İdris Baluken konuşmalarından dolayı 16 yıl 8 ay 10 gün ceza almıştır. Arkasının geleceği de bilinmektedir. Selahattin Demirtaş cezaevindedir ağır ceza tehditleri altındadır.

Bütün bu yaşananlar bazıları için olağan gelebilir Ancak bizim için hiç de olağan bir yanı yoktur. Çünkü Bütün bunlar yapılarak AKP ve saray ülkeyi keyfi bir çöküşün içine sürüklemektedir. Bu gidiş önlenemezse bilelim ki ülkemizi çok daha ağır koşullar beklemekte olup bu koşulların üstesinden gelmek de o ölçüde zorlaşacaktır

Dün, CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, bugün Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar görevinden alındıysa yarın sıra kimde diye bekleyen siyasetin ülke sorunlarını çözeceği de pek akla yatkın değildir.

Ortada başvurulacak bir yargı merci de olmadığına göre bu göz göre göre geliyorum diyen felaketin bugün durdurulması olasıyken yarın ne yaparsak yapalım durdurulamayacağı da bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır.

Gerçekleri bilelim ve ona göre hazırlıklı olalım değil mi?.