turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KRALDAN ÇOK KRALCILAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

25 OCAK 2018

Şirin Payzın, CNN’de ‘Ne Oluyor’ programını sunuyor. Bütün gazeteciler gibi onun işinin de ne kadar zor olduğunu bilmeyenlerden değilim. Zira her nasıl olduysa bir kez CNN’de programına çıktım o programdan sonra değil başka bir programa çağrılmak o program youtube’tan bile kaldırıldı. Nedenini tam olarak bilemiyorum ama Softaoğlu’da o programdan sonra ayrılmak zorunda kaldı.

Cumhurbaşkanı danışmanlarından biri Şirin Payzın’ın konuğu. Şirin Payzın, konuğuna son günlerde yaşananları da dikkate alarak Türkiye bütün bunlardan sonra bir hukuk devleti midir anlamına gelen bir soru yöneltiyor. Program bitiminden sonra nasıl oluyorsa Aydın Doğan’ın ödü bilmem neresine karışıyor ve Payzın’ın işine son veriliyor. Bunun üzerine olayın üstüne giden Payzın, kendisinin işine son verilmesi isteğinin saraydan gelmediği yolunda bir yanıt alınca bir kez daha tutuşan Aydın Doğan Şirin Payzın’ı yeniden işine başlatıyor.

Evet, ülkemizde işler öyle bir noktaya geldi ki hemen herkes acaba haşmetmeablara karşı bir kusur mu işledik düşüncesinden bir türlü kurtulamıyor. Bu yüzden de sürekli yün tarağı üstünde oturan özellikle yazılı ve görsel basın sahipleri kraldan çok kralcı kesilerek hemen harekete geçiyorlar ve insanları işlerinden ediyorlar.

Şirin Payzın’ın girişimlerinden de anlıyoruz ki bu kez istek saraydan gelmemiş ya da ne bileyim gelmiştir de getirisi götürüsü hesap edilip biz böyle bir istekte bulunmadık denilmiş. Bunun üzerine de Şirin Payzın işinin başına yeniden dönmüş.

Biliyorum Şirin Payzın deneyimli bir gazeteci, bu yüzden de uzun zamandır sürdürdüğü programları bize göre eleştirilecek yanları olsa da büyük ölçüde beğeni ile izleniyor. Ancak işine son verilip de geri işine döndürülmesi sonrası görevini nasıl yapacak işte onu bilemiyoruz. Çünkü böyle bir yaptırımla karşılaşan biri için bu yaptırım gerçekten de onur kırıcı bir davranıştır. Bir televizyon patronu olmazsa kim olursa olsun böyle bir onur kırıcı davranışa başvuruyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Bir kez Aydın Doğan patron olarak bu işi demek ki içine sindiriyor ki kalkıp Şirin Payzın’ın işine son verebiliyor. Ayrıca Aydın Doğan’ın işine son verip kapının önüne koyduğu daha pek çok gazeteci de varken, Şirin Payzın bu işi içine nasıl sindirip de gönül rahatlığı ile görevini sürdürecek işte onu bilemiyorum.

Türkiye’nin bunca sorunu varken bu olay birileri için devede tüy gelebilir. Ancak bugün bu noktaya kadar geldiysek hep devede tüy tanımlaması yaptığımız için geldiğimizi de unutmayalım. Türkiye’de gerek işverenlerin, gerekse siyasi iktidarın tasarrufları ile olmadık şeyler yaşanıyor ve bu yaşananlar, kimsenin gıkı bile çıkmadan sineye çekiliyorsa, kabul etmeliyiz ki bugün üst perdeden yaşadığımız pek çok şey de bu tür davranışlarımızın ürünüdür.

Bugün Türkiye savaş ortamına sokulmuş durumda. Gidişe yönelik yüzde yüz haklı ve ülkenin çıkarına şeyler söyleseniz bile neler olabileceğini kestiremiyorsunuz. Yukarıda sürekli tehdit eden biri, bu tehditlerden de kendine vazife çıkaran birileri olduğu sürece kestiremezsiniz de. Dolayısıyla ülkemizde kraldan çok kralcılar yüzünden her bir şey daha da karışmakta ve içinden çıkılmaz bir hâl almaktadır.

Evet, hukukun geçerli olduğu ve üstün tutulduğu bir ülkede hiç kuşku olmasın ki yanlış tutum ve davranışlar daha kolay ortaya çıkacak ve ortam ülke yararına çok daha iyi noktalara gelmiş olacaktır. Yoksa ben yaptım oldu diyenlerin ve başkalarının söylediklerine asla kulak asmayanların olduğu bir ülkede ise içinden çıkılmaz işlerin daha da bir etkili olacağını kimseler ama kimseler unutmamalıdır. Bugün işçisinin sorunlarına kulak tıkamış olan, her gün bindirilen zamlarla yurttaşlarının belini kıran bir yönetimin tutumunun üzerine bir de ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak düşüncesi eklenince ortalık ne fitne fesattan geçilir ne de kraldan çok kralcıdan.

Bu yüzden de çark dönmez olur, gücü gücüne yetenin sözünün geçtiği ve dinlendiği bir ülke oluruz ki DİSK’e bağlı metal işçilerinin sesini de kimse duymaz, duyarsa da düşman yerine koyarak duyar, yığınların perişan hallerinden sorumlu olanlarsa asla ama asla kendilerine toz kondurmazlar.