turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞİMDİ KONUŞUN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 ŞUBAT 2018

Man adası belgelerinin sahte olmadığı ortaya çıktı. Ama her ne hikmetse bu konu ile ilgili olarak AKP ve saray cephesinden tık yok. Hani bu belgeler ilk ortaya çıktığında ne diyorlardı?

“Sahte!”

Sahte olmadığı ortaya çıktı çıkmasına da bu konunun tartışıldığı sıralarda Recep Tayyip Erdoğan’ın onca ağır hakaretleri de sanırım yanına kâr kaldı. Niye derseniz bu arada bu gerçek belgelerle ilgili savcılığın da takipsizlik kararı verdiğini öğreniyoruz. Ama bu belgeleri açıkladığı için Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili açılan maddi ve manevi dava sürdürülüyor niyeyse. Açılmış davalarla ilgili yürekli bir savcı da çıkıp takipsizlik kararı verse ya, veremiyor. Verirse başına nelerin geleceğini biliyor elbette.

O belgelerin açıklandığı günlerde AKP ve saray çevresinden öyle bir gürültü koptu ki, sanırsınız birileri bunlara iftira atıyor da bu iftiraya dayanamayıp ortalığa dökülmüş çığrış bağrış kesilmişler. Bu konuda düşüncelerini söyleyip ülkenin insanlarını ahmak yerine koyanların isimlerini saymaya bile gerek duymuyorum. Gerek duymuyorum, çünkü AKP ve sarayın yandaşlarının bu tartışma ve hakaretleri unutalı çok oldu. Şimdi bunların tartışma konusu başka. Çıkıp deseniz ki; “Şimdi konuşun” kesinlikle yüzünüze bön bön bakacaklar ve diyecekler ki, “vatan elden gidiyor, sen ne söylüyorsun be hain!”

Bugüne kadar iktidarın, tapanlana tapanlana kapatılan vurgunları, talanları, rüşvetleri, ihale yolsuzlukları, yabancı şirketlere tanınan akıl almaz vurgun anlaşmaları bir kalemde silinip unutulup gitmiş bile. Şimdi Türkiye bizzat bu Amerikan işbirlikçisi iktidar tarafından Ortadoğu bataklığına sürülmüş ağır bedeller ödüyoruz ancak bizler yine de buna sebep olanları bir türlü konuşamıyoruz. Konuşsak bile iktidar elinde bulundurduğu her türlü güçle sesimizi bastırıveriyor. Çoğu zaman bastırmakla da kalmıyor, keyfi suçlamalar ve tutuklamalarla kendilerine muhalefet edenlerin üstüne geliniyor.

Daha dün; “savaş halk sağlığına zararlıdır” açıklaması yaptığı için Türk Tabipler Birliği’nin başına gelenleri biliyoruz. Vay sen misin bu açıklamayı yapan, sen nasıl Afrin hareketine savaş dersin, savaş devletler arasında yapılır, yoksa siz PYD-YPG-PKK’yı devlet olarak mı görüyorsunuz denilerek TTB tüm kamuoyuna hem hain hem de hedef olarak gösterildi. Sonra da ayranı kabaran kim ya da kimler varsa her fırsatta esip yağarak hekimlik ilkelerinden bile habersiz zevatlardan duymadığımız söz kalmadı.

Ancak yaşamın türlü türlü cilveleri vardır. Dün İstanbul’da AKP Genel Başkanı sıfatı ile konuşan Recep Tayyip Erdoğan tartışmaları unutmuş gibi esip yağarken savaş halindeyiz savaş diyerek kimlere verip veriştiriyordu acaba? Hani savaş demek vatan hainliğiydi ne oldu da bu sözleri söylemek durumunda kaldı?

Söylenecek ne çok söz var aslında. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın da bir şeyler söylemesi gerekiyor ya o da kalkmış, Esad’a veryansın ettikten sonra “Suriye Esad’tan ibaret” değil diye ahkâm kesiyor. Oysa yok saymakla iş bitmiyor. Çünkü Esad onca zamandır tüm emperyalistlere karşı direndi ve ayakta kaldı. Bu yüzden de bir anlamda Esad’la Suriye özdeşlemiş gibidir. Yok, siz öyle görmüyorsanız niye Astana’da önümüzdeki günlerde İstanbul’da Esad’ın temsilcileriyle görüşüyorsunuz? Madem Suriye Esad’tan ibaret değilse siz yerine kimleri koyuyorsunuz acaba? Açıklayın da görelim yüreğiniz yetiyorsa. Yeter artık sizin aslı astarı olmayan yaklaşımlarınızdan bu ülkenin insanlarının canına tak etti. Bu yalancı çoban davranışıyla daha nereye kadar işleri idare edebileceğinizi sanıyorsunuz?

Siz sözüm ona İsrail’e karşısınız. Oysa bir türlü kabul edemediğiniz Suriye yönetimini hedef alan İsrail niye iki de bir de savaş uçaklarını kaldırıyor da Suriye’nin stratejik bölgelerini bombalama girişiminde bulunuyor? O küçümsediğiniz Suriye var ya aslına bakarsanız bir anlamda sizin gerçek yüzünüzü de İsrail savaş uçağını savunma sistemi ile vurup düşürerek ortaya çıkarıyor. Kudüs dediniz, estiniz, yağdınız ve sözüm ona İsrail’e karşıymış gibi numara yapıp safiyane inananların gözlerini boyadınız. Bu hâl ve gidişle gerçek kimliğinizi daha ne kadar saklayabilirsiniz? Hem ABD’ye esip gürlüyorsunuz hem de onların yetkilileriyle alttan alta anlaşma seansları yürütüyorsunuz.
Sahte Amerikan karşıtlığınızı Doğu Perinçek gibilerine yutturabilirsiniz ama bize bu karanlık politikalarınızın zerresini kabul ettiremezsiniz.

Sahi yeri gelmişken söylemek farz oldu, ona buna ittifak çağrısında bulunmaktan bir an bile geri durmuyorsunuz da bir süredir sizin ABD’ye karşı savaş verdiğiniz tespitinde bulunarak yanınızda duran Vatan Partisi’ni niye görmezden geliyorsunuz?

İttifaka onları da alın ki Türkiye de kurtulsun sizde kurtulun.