turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VURGUN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 ŞUBAT 2018

Elektriği özelleştirdiler de ne oldu? Daha iyi hizmet mi veriliyor yoksa halkın cebinden verilmeyen hizmetler için paralar mı cukkalanıp vurgunlar vuruluyor? Bunlarda ne utanma var ne de sıkılma. Neredeyse elektrik tüketimi kadar bir de dağıtım bedeli alınıyor, diğer ek vurgunlar da cabası.

2019 seçimleri çok yaşamsal ya, iktidara propaganda yapacağı sözüm ona devasa projeler gerekli. Bunlardan birisi de hiç kuşku yok ki 3. Havalimanı. Üçüncü Havalimanının yapılması ile çevreye ve İstanbul’un su havzalarına verilen zarar yetmiyormuş gibi bir de havalimanını 2019’a yetiştirmek için geceli gündüzlü çalışılıyor. Çalışma sırasında işgüvenliği söz konusu olmadığı için neredeyse haftada 3-4 işçinin iş cinayetlerinde can verdiği söyleniyor. Yaşamını yitiren işçilerin ailelerine paralar verilerek olay kapatıldığı için Türkiye kamuoyunun olup bitenlerden haberinin bile olmadığı ileri sürülüyor. Havalimanının yandaş şirketlere peşkeş çekilmesi yetmiyormuş gibi ülkemize ne büyük rakamlara mal olacağını da artık tartışamaz olduk. Tartışamaz olduk, çünkü AKP ve saray iktidarının ülkeye yaşattığı acıların biri bitmeden diğeri başlıyor. Şimdilerde hepimiz Afrin operasyonuna kilitlendik ya, çok yaşamsal şeyler gündemden düştüğü için tartışamıyoruz bile.

Gazete ve haber kanallarına bakıyoruz herkes bir yarış halinde. Herkes daha fazla kahramanlık haberleri vermek için birbirleriyle yarışıyor. Kanallar, operasyonda yaşamını yitireceğini aklından geçiren askerlerimizin yazdığı mektupları getirip getirip ekrana koyuyor. Sonra da hep bir ağızdan kimin hain ve alçak olduğuna dair ayran kabartan sözlerle avutulup susturuluyoruz. Bütün bunlar olurken niyeyse bu noktaya nasıl geldiğimizi bile konuşup gerçekleri su yüzüne çıkaramıyoruz.

Amerikan heyetleri arka arkaya gelmeye başladılar. İktidarın niyeyse bu noktalara kadar gelmemizde ABD emperyalistlerinin payını sadece sallama sözlerle ifade etmeleri çok ilginç. Neymiş efendim Amerikalı heyetle stratejik ortaklığımızdan dem vurulmuşmuş da hiç stratejik ortak böyle yapar mıymış da falan filan. İktidar bir türlü net kararlar alıp kendisini yürekli bir şekilde ifade edemiyor. Eğer edebilse atması gereken adımları atacak ya, bu gözelere yaklaştığı yok. Oysa gerçekler ışığında yapılması gereken şey, kıvırmadan, işi sulandırmadan Suriye’nin, Rusya’nın, İran’ın yer aldığı blokta yer almaktır. Ancak; su sık sık bulandırılarak öyle sanıyoruz ki Amerika’ya sizin stratejik ortağınız biziz mesajı verilmek isteniyor. Ne garip değil mi? Amerika’nın bize göre iki tane stratejik dostu vardır o da İsrail ve İngiltere’dir. Onun dışında Amerika’nın kurduğu ilişkilerin hiçbirisinin bir önemi yoktur.

Ülke bu hallere düşürülmüşken partisini yoluk keçiye çeviren Bahçeli’nin ağzı bir türlü kapanmamaktadır. Bahçeli susuyor, Recep Tayyip Erdoğan başlıyor. Hem de gerçeklerle asla ilişkisi olmayan bir kağnı tehdit savurarak. Bahçeli, “Alın PKK’yı vuru CHP’ye” diyerek salya sümük ortalığı bulandırdıkça bulandırıyor. Gerçekleri bu denli saptıran Bahçeli’ye öyle sanıyoruz ki böyle bir görev verilmiş olmalı. Yoksa aklı başında birisi gerçekler tüm çıplaklığı ile ortadayken niye böyle konuşsun ki değil mi?

Söyledik, söylüyoruz. Geniş emekçi yığınlarının canına okunuyor. Hemen her gün bindirilen zamlar yüzünden kimse belini doğrultamaz olmuş. Enflasyonu durdurmanın olanağı yok. Yapılan zamlar simit almaya bile yetmiyor yetmesine de, daha maaşlara zam yapılmadan bilmem maaşa yapılan zammın kaç katı emekçilerin ceplerinden çıkmış bile. Bu konularla ilgili hiçbir bir konuda ne Bahçeli’nin ne de AKP ve saray iktidarının söyleyecek bir çift sözü bile yok. Neymiş efendim; Recep Tayyip Erdoğan bir tek halkın gücüne inanmış inanmaya devam ediyormuş. Öyle ya bizlerle, Sayın Erdoğan’ın kastettiği halk sanırız iki dünya kadar birbirinden ayrı olan halk olmalı. Yoksa bizim gördüklerimizi onun görmemesi olası mı?

Bu ülkede AKP iktidarı ile birlikte ne temellendirilmişse vurgun üstüne tellendirilmiş. Yandaşlara ihaleler verilip vurgun vurmaları sağlanıyor. Man Adası ve benzeri yerlerde şirketler kurmak bunların işi. Paralar gelip paralar gidiyor ama bunlara bakarsanız bu konuda ileri sürülen görüşlerin hepsi sahte. Gönderilen paraların belgesi ise tamamen sahte. Oysa savcı bu belgelere doğru diyormuş ne gam. Şimdi onca sorunumuz varken kalkıp da bunları mı tartışacağız yani?

Uzun sözün kısası; AKP ve saray iktidarı ile birlikte yanına MHP’yi de koyuyoruz ülke içinde kanlı timsahların dolaştığı bataklığa dönüştürülmüş. Ortadoğu’da işlerin bu noktaya getirilmesinde ABD ile birlikte davranarak yapmadığını bırakmaya AKP ve saray iktidarı sorumlu ama şimdi bu gerçekleri kimsenin anımsadığı yok. Bahçeli’nin ise aklı durmuş. Ara sıra bozuk saat gibi tıklasa da ettiği laflardan anlıyoruz ki bu adamın söylediklerinin toz kadar değeri yok. Malum aynı insan benzer sözlerin çok ama çok ağırını bir zamanlar Recep Tayyip Erdoğan ve partisi için söylüyordu ama şimdi bu sözlerini tükürdüğünü yalar gibi sildi attı.

Sonuç; bizler her zaman deriz ki, kurt bulanığı sever. Ülkenin içinde bulunduğu konumdan yararlanıp da halkı istediği gibi soyup soğana çeviren bir iktidarın gözdeleri halkı soymaya devam ediyorlar. Şu elektrik şirketlerine bakın bir; halkı vermedikleri hizmetten soydukları yetmemiş bir de iflasın eşiğine geldikleri ve milyarlarca lira borçlandıkları için bunları da halkın sırtına bindirmek istiyorlarmış.

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Ama sizden her şeyin hesabını sormak iradesi de bizim…