turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CNN KURNAZLIĞI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 ŞUBAT 2018

CNN, işi gücü bıraktı, kafayı CHP’ye taktı. Hemen her programında CHP tartışılmadan bir şey yapılamıyor. Neymiş efendim; CHP niye seçim kazanamıyormuş? AKP seçimlerden nasıl başarılı çıkıyormuş, CHP ne yapmalıymış da seçimi kazanabilmeliymiş, ne hataları varmış, niye parti hatalarından ders alıp özeleştiri yapamıyormuş? Falan, filan bolca yalan dolan. Programa katılanlara bakıyoruz da içinde solumsu olanların bile konuştukları AKP’ye yazıyor? Ortak düşünce CHP’nin ağzı ile kuş tutsa seçimleri kazanamayacağı yönünde odaklaşıyor. CHP’nin nasıl bir aday göstermesi gerektiğine bile bu konuşmacılar karar verip toplumun önüne sürmeye çalışıyorlar.

Dün geceki CNN’deki tartışmalar aynen böyle cereyan etti. Öztürk Yılmaz’ın çabasını boşa düşürmek için AKP’yi savunanlar öyle bir yönteme başvuruyorlar ki insanın ağzı açık kalıyor. Şark kurnazlığında bunların eline kimse ama kimse su dökemez. Suriye mi konuşuluyor, adamların insani duyguları birden kabarıp öne çıkıyor ve diyorlar ki o Beşar Esad (onlar Esed demeyi sürdürüyorlar tabi) çoluk çocuk onca insana kıymışmış. Tellerle içerdeki insanları boğdurmuş yani sizin anlayacağınız Esad; “kanlı bir zalimmiş” CHP nasıl oluyormuş da böyle bir zalimi savunuyor ve milletvekilleri Şam’da Esad’la görüşüyormuş. Şu işin cilvesine bakın ki bu kurulan tuzağa Öztürk Yılmaz’da düşüyor ve “bize ne Esad’tan biz ülkemizin çıkarlarına bakarız” yönünde sözler söylemek zorunda kalıyor.

Şimdi gelelim bu şark kurnazlığına. Suriye Ortadoğu’da demokrasinin işlediği, laik anlayışın en ileri olduğu bir ülke iken nasıl oldu da hedef seçilip bunca acıyı yaşamak zorunda kaldı? Bu acıların yaşanmasının baş aktörleri ve aktörleri kimlerdi? Bir kez şu gerçeklerin altını kalın çizgilerle çizmek zorundayız. Bölgede İsrail’e karşı önemli tek güç Suriye iken bu durumdan hoşnut olmayanların planları tıkır tıkır işletildi ve ABD’nin kurup yönettiği, silahlandırıp sahaya sürdüğü dinci terör örgütleri nasıl oldu da Suriye’nin başına bela edildi? Bu konuda ABD’nin ve diğer emperyalist ülkelerin rolü nedir, Türkiye’yi yöneten AKP iktidarına Suriye’nin bölünüp parçalanması için ne gibi rol verildi ve AKP iktidarı bu rolünü nasıl oynadı niyeyse kimsenin dokunduğu bir konu değil. Her ne kadar CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz konu ile ilgili önemli görüşler ileri sürüyorsa da diğer konuşmacıların daha fazla hışmını çekmemek için bizim de anlamadığımız bir şekilde orta yol tutturmaya çabalıyor ve o da diğer konuşmacılar gibi zaman zaman ortalama bir yaklaşıma kadar kendisini çekmek zorunda kalıyor.

Afrin operasyonu söz konusu ya, ne olmuş milliyetçi duygular şaha kalkmış. Durum tam da bu iken CHP ne yapmış; Afrin operasyonuna tam destek vermiş vermiş olmasına ya, ÖSO’ya yan bakıp Afrine girilmesin çok kan dökülür babından uyarılarda bulunmuş. Bunun üzerine dinci, gerici faşist ve şoven güçler; CHP’nin Esad ve PYD-YPG-PKK yanlısı olduğu yönünde demediklerini bırakmayıp CHP’yi etkisizleştirmek istemişler bunu da bir ölçüde de olsa başarmışlardır. Dolayısı ile en aklı başında sözler bile etseniz bu dinci, gerici, faşist çevrelerin yaklaşımı hazır. Siz yerli ve milli değilsiniz.

Bu ülkede insanlar sanki sık sık akıl tutulmasına uğramış olmalılar ki bir gün önce yaşananları hemen akıllarından siliveriyorlar. Geçmişte Esad’la bunca içli dışlı olan kimdi? Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP. Peki, kısa bir süre sonra Suriye ve Beşar Esad’ı düşman ilan eden ve Amerika ile birlikte her türlü alavere dalavereyi çeviren kim? Yine AKP. Madem PYD-YPG terör örgütüydü de onlarla görüşüp bu örgütün lideri Salih Müslüm’ü kırmızı halılarla karşılayan hangi iktidardı? AKP ve saray iktidarı. Kobene ve çevresine ABD’nin isteği ile silahlı güçlerin Türkiye topraklarından geçirilerek gönderilmesine kim olanak tanıdı? Yine aynı iktidar aynı kişiler. Peki, suç dosyası bunca kabarık olan AKP iktidarı ve bu iktidara ram olanlar nasıl oluyor da kendi işledikleri suçu CHP’nin üstüne atarak ar namus tertemiz bir hale gelebiliyorlar? Televizyon ekranları niye bu tür yalan dolan bilgilerle dolup taşıyor dersiniz?

İşin bu tarafını geçiyorum. 2019 seçimleri konuşuluyor ya AKP’yi savunanlar AKP ve MHP “yerli ve milli” koalisyonuna niye bu kadar bel bağladılar da bu ittifakı yere göğe sığdıramaz bir övgü içindeler? Ya da CHP’ye niye iki de bir de sende açıkla kiminle ittifak yapacaksın diye verip veriştiriyorlar? Çünkü Afrin operasyonu ile milli duygular yeterince kabarmışken ve de AKP ve MHP bundan nemalanırken kendilerine daha fazla malzeme gerekli de onun için böyle konuşuyorlar. CHP kalksa bir takım ittifaklar içine girse, sol ya da HDP ile bu kez daha da ağır şekilde şöyle saldıracaklar; bak gördünüz mü, CHP aşırı solla ve PKK ile ittifak kurdu. CHP de ister istemez bu yaklaşımda olanların eline malzeme vermemek için bu yönde daha temkinli davranıyor. Dün gece Öztürk Yılmaz söyledi. 2019 seçimlerini biz demokrasi güçleriyle birlikte kazanacağız dedi. Demokrasi güçlerini de şöyle özetledi; demokrasiden yana olanlarla olmayanların, özgürlükten yana olanlarla otokrasiden yana olanların yani diktatörlükten yana olanların mücadelesi olacak ve 2019 seçimlerini demokrasi güçleri kazanacaktır dedi.

Şimdi sizin korktuğunuza gelelim; siz, 2019 seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan’ın onca hileye, alavere dalavereye ve OHAL’e karşı kazanmasının çantada keklik olmadığını görüyor ve gerçekten de uyuz uyuz kaşınıyorsunuz.

Kaşının bakalım kaşınmak sizi kurtaracak mı göreceğiz.