turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇOCUKLARIMIZ DENEME TAHTASI MI?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 ŞUBAT 2018

Bir süredir her yerde afişlerini gördüğümüz HÜDA-PAR’a yakınlığı ile bilinen Peygamber Sevdalıları Platformuna üye İkra Eğitim Sağlık Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile imzalanan protokol kapsamında kamu okullarında “siyer” sınavı düzenledi.

Sınav öncesinde Milli Eğitim Bakanı adına Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Bilal Tırmıkçı’nın imzasıyla sınav tüm okullara duyuruldu. Sınavın 75 ilde yaklaşık 300 bin öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildiğini ve sınavda kız ve erkek çocukların haremlik selamlık olarak ayrılarak sınavlara sokulduğunu da bu arada öğrenmiş bulunuyoruz. Kafaları bu kadar kırık olanların çocuk tecavüzleri ve tacizleri ile ilgili olarak şimdilerde çokça konuşarak kimilerinin idam cezası istediklerini, kimilerinin ömür boyu gün yüzü görmeyecek şekilde ağırlaştırılmış cezayı savundukları, kimilerinin de kimyasallarla hadımı tartıştıklarını gördükçe gerçekten de bu ikiyüzlülüğü doğrusu bir türlü anlayamıyoruz.

İktidarın şekil verip yönlendirdiği Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere pek çok tarikat ve cemaatlerin çocuklarla ilgili düşünceleri ortadayken ve bu konuda sicilleri oldukça bozukken nasıl olmaktadır da şimdilerde hepsi birer aslan kesilip atıp tutmaya başladılar gerçekten de anlaşılır gibi değildir. Toplumun dokusunu dinci, gerici anlayışlarla bozan bu denli çok eylemleri olanların tutum ve davranışlarına bizi kim ve nasıl inandıracaktır acaba?

Hem sözü geçen sınavı düzenleyenlerin eylem ve davranışları hakkında hiç mi bihaberiz de okullarımızın kapısı bu türlü dinci yapıların filizlenme alanı olarak sonuna kadar açılabiliyor ve faaliyet göstermelerinin önündeki bütün engeller iktidar tarafında kaldırılıyor dersiniz?

Okullarda 300 bin öğrencinin böyle bir sınava alet edilmeleri öyle yenilir yutulur bir şey değildir. Bu sınavı yapanlar bir de gerçekler gerçekten de söyledikleri gibiymiş gibi “Müdürlerimiz olsun, kurum amirleri olsun, çocukların heyecanı olsun yutkunamayacak derecededir. Sınav öncesinde bazı çocuklarla görüştük, heyecan içerisinde olduklarını gördük” diye açıklama yapabiliyorlar.

Sınavlar G. Antep’te 40 ayrı okulda yapılmış ve 13 bin öğrenci katılmış. Sınava İstanbul genelinde ise 32 bin, Mardin’de 14 bin, Adana’da 6 bin 500, Bitlis ve Ağrı’da 5 bin öğrencinin katıldığı bilgisi ajanslara düşmüş.

Hepimizin bildiği gibi birçok tarikat ve cemaate okullarımız sonuna kadar açılmış ve başta Ensar Vakfı olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı dinci kuruluşlara her türlü kolaylığı sağlamıştır. O Ensarcılar ki, yurtlarında tecavüz ve tacizlerin yaşandığı bir vakıftır. Şimdi üstüne üstlük bir de okullarımız Hizbullah’a açılıyor ki varın gerisini siz düşünün.

Dün okullara sözleşmeli yeni öğretmenler atandığını söyleyen Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz kalkmış; “öğretmenlerimize ne yapsak azdır” diye konuşuyor. Gerçekten de bu iktidarla birlikte öğretmenlerimize öyle çok şey yapıldı ki, bizler her söyleneni nasıl olsa tersinden okumaya alıştık. Öğretmenlik hakkını kazanmış biri için hangi akla hizmet sözleşmelilik öne çıkarılıyor da kadrolu öğretmen ataması hep cepte bir gün işimize yarar kullanırız diye düşünülerek yapılmıyor anlaşılacak gibi değildir. Hem öğreniyoruz ki öğretmenlerin çoğu niyeyse Din ve ahlak bilgisi ile ilgili öğretmenlermiş. Öyle ya bu durumda matematik, Türkçe, fizik, kimya, felsefe, biyoloji öğretmenlerine ne gerek var ki değil mi?

Bu iktidar ülkemizde eğitimi bitirdi, sağlık hizmetlerini bitirdi, tarımı yok etti, dağımızı, taşımızı, sularımızı, ovalarımızı, göllerimizi, denizlerimizi talana açıp yok etme noktasına getirdi.

Şu an ise iktidarda kalmasını dinci gerici kurum ve kuruluşların beyin yıkamasına bağladığına göre gerçek odur ki Türkiye’nin geleceği gerçekten de karanlıktır.

Bunları bilelim ve önümüzdeki mücadele gücümüzü de buna göre ya birleştirelim, ya birleştirelim…