turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KONUYU SAPTIRMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 ŞUBAT 2018

Bugünlerde konu çocuk istismarı ve tecavüzleri ya; hoca kılıklı bazıları durmadan akıl karıştırmayı sürdürüyor niyeyse.

Bakın; Hoca Nurettin Yıldız ne söylemiş;

“Yatağa yorgun girin ki, hemen uyuyasınız. Aksi halde yorgan, battaniye tahrik eder, şehvete kayarsınız…”

Hoca döktürmeye devam ediyor.

“6 yaşındaki kız çocuğu ile evlenmek dinen caizdir…”

Bu kadar mı, değil elbette.

Bakın ne söylemiş hoca;

“Asansörde kadın ve erkek yalnızsa halvet olabilir…”

Bu sözleri işitince neden tarikat ve cemaat yurtlarında çocuklara yönelik istismar ve tecavüzler alabildiğince çok, anlamakta zorlanmıyorsunuz. Konu gitgide büyüdüğü için AKP ve saray iktidarının da genel anlamda değerleri sorgulanmaya başlandı ya; uzun zamandır konuya yabancı kalan iktidar birdenbire konu ile ilgili olarak harekete geçti ve asmaktan, kesmekten, hadım etmekten dem vurmaya başladı.

Konunun bilimsel araştırmalarını yapan bilim insanları bilirler ki, bu tür olayların büyük çoğunluğu şiddeti kutsayan ve her aşamada uygulayan toplumlarda daha çok yaşanır. Her niyeyse konunun özü ile ilgilenmekten uzak duranlar; içinde şiddet içeren ceza uygulamalarına gelince ağızları köpürmeye başladı ve her fırsatta verip veriştirmeye başladılar. Oysa çağdaş bir toplumda bu tür eğilimlerin maddi kaynakları tek tek ortadan kaldırıldığında daha hızlı ve etkili sonuçlar alınacağı bilindiği halde bütün bunlar konuşulmaz oldu. İktidarı ile muhalefeti ile hep birlikte ağır cezalar içeren yasalar çıkarmak için kolları sıvadılar. Hiç kuşku yok ki, bu tür olaylarda bu suçları işleyenler ağır cezalar almalı ve yaptıklarının karşılığını da kesinlikle görmelidir. Ancak sonucu etkili olacak çözümler yerine asmak, kesmek, hadım etmek gibi konuları topluma çözüm olarak sunanlar öyle anlaşılıyor ki, toplumu en terörize edecek uygulamaları yasalarla getirip toplumun önüne koymak istiyorlar. Oysa konunun duyarlılığı göz önünde tutulursa; dalında yetkin bilim insanlarının yasa koyucular harekete geçmeden önce konuyu etkili bir şekilde masaya yatırmalı ve alınacak etkili tedbirleri toplumun ve yasa koyucuların önüne bütün çıplaklığı ile sermelidirler ki yapılan iş hem etkili olsun, hem de sonuçları bakımından topluma ciddi bir rahatlama getirsin.

Ne var ki, öyle olmuyor. Bazıları konuyu hemen inanç içine çekerek bilimsellikten uzaklaştırılsın ve şeriat kurallarına uygun uygulamaların alt yapısı döşensin istiyorlar. Bu adımı atarken bile bu tür suçların en çok işlendiği dini yapılar merkeze alınmak şöyle dursun konu saptırılarak iş başka başka yerlere götürülmek isteniyor.

Nasıl mı?

Bildiğiniz gibi mecliste grubu bulunan partiler her Salı günü grup toplantılarında genel başkanları aracılığı ile konuyu gündeme getirirler. Bu nedenle konu AKP Grubu’nda Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ele alındı, çocuk istismarları ve tecavüzleriyle ilgili asmak, kesmek, hadım etmek konuları konuşulduktan sonra konu değişti söz zinaya getirilip bağlandı.

Şimdi aklınızdan bu ne demek oluyor diye geçirenler olabilir?

Çocuk istismarı ve tecavüzleri toplumun tam da gündeminde en etkili şekilde tartışılırken konu bilemiyoruz, belki de bilinçli bir şekilde değiştirilip konunun tartışılması bir ölçüde de olsa etkisizleştirilmek isteniyor. AKP iktidarının her zaman yaptığı gibi torba yasası ile neyin nasıl kabul edildiği anlaşılmayan yasalar çıkarılarak toplumun önüne sürülmeye çalışılıyor. Oysa çocuk istismarı ve tecavüz olayları başlı başına ele alınsa ve bilim insanları da konunun içine dahil edilerek tartışılsa biliyoruz ki düzenlenmesi ve düzeltilmesi gereken yasa ile birlikte pek çok konu da gündemimize geleceği için buradan uzak duruluyor, sadece yasal tedbirlerle yetinilmek birilerinin iddia ediyoruz işine geliyor. Çünkü konu bizim ileri sürdüğümüz gibi tartışıldığında eğitimden tamamıyla tarikat ve cemaatlerin elini çekmesi gerektiğinin gündeme gelmesinden korkuluyor. Bu yüzden de toplum kuru ahlak sözcükleri ve laf ola beri gele inanç anlayışıyla düzenlenmek isteniyor.

Zina konusuna gelince; neymiş efendim konu AB’nin dayatması ile gündeme gelmişmiş de, AKP iktidarı da o zaman konuyu çok da düşünmeden zinayı suç olmaktan çıkarmış.

Şimdi bu noktada biraz soluklanalım. Çocuk istismarı ve tecavüzlerinin en çok nerelerde yaşandığını toplum son yıllarda bütün çıplaklığı ile yaşamış ve görmüştür. Bu konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı da dahil en çok konuşan ve teşvik edici sözler söyleyen kesimlere baktığımız zaman dini kurumlar, cemaatler, dernekler, tarikatlar olduğuna göre demek ki bu iş dini bir takım yaklaşımlarla ne çözülebilir ne de ortadan kaldırılabilir. Eğer insan gibi bir toplumsak bilimi kendimize ışık olarak almalı ve konunun üzerine de kalıcı ve etkili bir şekilde gitmeliyiz.

Zina konusuna gelince; eğer iki kişi birbirinden hoşlanıyorsa ne yapacakları onların bileceği iştir. Bu yüzden de iktidarın zina konusuna hevesli yaklaşımının altında zinayı önlemek değil de toplumu şeriat toplumu haline getirmenin özlemleri yatmaktadır ki, kimse durup dururken bu konuya gaza gelip de prim vermemelidir.

Hem şurası da açıktır ki böyle bir yaklaşımdan en fazla zararlı çıkacak olanlar da yine dini kesimler olacaktır.

Bu da toplumumuzda apaçık bir gerçekliktir.