turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NASIL KAFA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 MART 2018

AKP kongreleri yandaşlarının çığlıkları ile çınlıyor.

“REİS BİZİ AFRİN’E GÖTÜR!”

Ortalık dalgalanıyor, kendinden geçercesine bağırıp çağıranlar mı dersiniz, haydi dense sokağa çıkıp kendi düşüncelerinde olmayanlara saldırı hali mi dersiniz her şey var kısacası her şey. Bir toplum bundan daha iyi gaza mı getirilir, her şeyin tavında olduğunu gören AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da verdikçe veriyor gazı. Aynı yöntemi Başbakan Binali Yıldırım’ın da kimi kongrelerde kullandığını görüyoruz.

Her şey; vallahi de billahi de şaka gibi.

Sanki bizler işimizde, gücümüzde, evimizde dinlenir, yatağımızda uyur, eğlencemize devam ederken bu ülkenin gencecik evlatları toprağa düşmüyor sanki de orada öyle yalancıktan bir çarpışma sahneleri görüntüye alınıp filmleştiriliyor.

İçi yananlar, ocağı sönenler, anaların bağırlarına ateş düşmüşçesine çırpınmalarının da kimileri için bir anlamı yok. Hoş, onlara sorarsanız; bu tür davranışları en az yaşamlarını ortaya koyanlar kadar onlar da ülkelerini seviyorlar. Bu yüzden de AKP’nin kongrelerinde ortaya fırlayıp “bizi de Afrin’e götür Reis” diye bağırmaları bundan.

Bağıranlara gazı veren “Reis” ise konuşmasının akışını değiştirip firene basar gibi yaparak şöyle sürdürüyor konuşmasını; “Afrin’e gitmemiz gerekirse, görev emri çıktığında başkomutanınız olarak en önde ben yürürüm, sizler de peşimden gelirsiniz…”

Afrin’e gitme meraklılarına diyeceklerimiz var. Eğer bu kadar meraklıysanız, kimsenin sizi zincirlerle bağladığı yok. Çıkıp gidersiniz tıpkı ÖSO başıbozukları gibi ne yapacaksanız yaparsınız orada. Yok, böyle bir derdiniz yoksa bağırıp durmayın. Her gün toprağa düşen ülkemizin gencecik evlatlarına biraz saygılı olun.

Hem sizler hiç mi Anayasa, yasa, yurttaşlık bilgisi dersi almadınız? Eğer bir yurttaşın ülkesinin savunması gündeme gelirse; bu işin nasıl olacağı kara kaplı kitaplarda yazılıdır yazılı. Ama biz kime söylüyoruz, sahi sizler işinize gelirse yasa diye tutturursunuz, işinize gelmezse yasa masa sizi bağlamaz değil mi? Kafanızın içi cıfıt çarşısına dönmüş. Her şeyi öyle karıştırmışsınız ki hareketleriniz tam bir fetret devrini anımsatıyor. Ve zaten bu yüzdendir ki, hani çıkıp sizi coşturan kimseler var ya; onların yüzünden ülke ve bölgemiz bu hale gelmiş. Bu gerçeği görmek için beyninize inme mi indi ki gerçekleri göremiyorsunuz?

Bu toplum işbilmezlerin ajitasyonunu dinleye dinleye çok şey yitirmiş görünüyor. Bir kısım insanlar Bahçeli’nin ağdalı sözleriyle coşup vatan, millet, Sakarya gazına gelirken bir kısmınız da karayı ak olarak gösterenlerin efsunu altında ne yaptığınızı bile bilemiyorsunuz. Dün, bunca olumsuzluklara neden olanlarla canciğer kuzu sarması olan önderimiz dediğiniz kimseler bugün tersini söylüyor, sizler de hurra oraya koro halinde verip veriştiriyorsunuz. Suça yardım yataklık bile değil, Fethullahçılarla doğrudan suç ortağı konumunda olan yöneticilerinizi ne güzel sütten çıkmış ak kaşık gibi gönlünüzde aklayıvermişsiniz.

Bu haliniz hal değil, bu denli işe yaramaz eylemlerinizin sonucu ülke buralara kadar geldi. Bakın; dün, Salih Müslim’i ayaklarının altına kırmızı halılar serip devlet töreni ile karşılayan yöneticileriniz bugün aynı kişiyi terörist ilan edip kırmızı bültenle aramakla kalmadı üstelik bir de başına ödül koydu. O kişi Çekya’da yakalanınca yöneticileriniz ortalığa dökülüp bas bas bağırmaya başladılar.

“O TERÖRİSTİ BİZE TESLİM EDİN” diye.

Ne oldu peki? Elih ülkesinde kafalar bizim gibi çalışmıyormuş demek ki, onlarda salıverdiler Salih Müslim’i. Buna sayısız sebep uydurabilirsiniz, ancak elin insanı sizin dününüze ve bugününüze bakar. Bu yüzden de size vay anasına çektirir, iki eliniz koynunuzda kalıveririrsiniz.

Uzatmayalım, Ey AKP’liler, ey MHP’liler öyle lafla peynir gemisi yürümez bilmem anlatabildim mi? Palavra keserek ülkenin evlatlarının canının üzerinden kıyak çıkarlar elde edemezsiniz. Ederseniz de gün gelir bu yanlış hesap Bağdat’tan döner Bağdat’tan…