turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YASA ÇIKAR SEÇİM KAZAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 MART 2018

Dünyada ve ülkemizde sayısız seçimlere tanık olduk. Ülkemizde yapılan seçimler bizi hep ama hep kuşkuya düşürdü. Çünkü iktidarda bulunan parti ne zaman ayağının altından halının kaydığını gördü ilk işi seçimlerin nasıl yapılacağı ile ilgili yasa ve kurallarla oynadı, ne pahasına olursa olsun kazanmak için yasaları ve kuralları değiştirdi. Sonuçta da en olmayacak şeyleri bile toplum kabul etmek zorunda kaldığı gibi muhalefet partileri de eşit olmayan koşullarda seçimlerde yarışmaya rıza gösterdiği için sahneye konulan Alicengiz oyunları toplumun vicdanında doğru dürüst bir etki yaratmaksızın silindi gitti.

Bütün bunlar az geldi, iktidardakiler onca değişikliklere karşın yine de seçimleri kazanacaklarını akılları kesmediği için seçimlerin nasıl yapılacağı ile ilgili öyle değişiklikler gündeme getirdiler ki, kim elinde iktidarı bulunduruyorsa sonuçlarla oynamak ve oy hırsızlığı da dahil kolaylıkla işlerini kolaylaştıran yasalar çıkarma yoluna gittiler. Şu anda seçimlerde nasıl oy kullanılacağı ile ilgili yasa maddeleri de geçmeye başladı.

Kafanızı karıştırmamak için sadece bir tanesine değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi kullanılan oy zarf ve pusulaları mühürlüdür. Bu görevi yerine getirecek görevliler de yasa hükmüyle belirtilmiştir. Bu gerçeğe karşın, iktidar mühürsüz oyların da geçerli olması için konuyu yasal hükme bağlamak istemektedir. Burada oy pusulalarının mühürlenmesi unutulacağı savıyla sözüm ona yurttaşların oylarının mühürsüz kullanıldığında boşa gitmemesi için fligramlı oy pusulalarının yeterli olabileceği savunulmaktadır. Oysa mühürleme işlemi hiç de yapılamayacak denli zor bir şey olmadığı gibi ortada kimsenin içinden çıkamayacağı bir karmaşıklığın da olmadığı bir gerçektir.

Son anayasa değişikliği ile ilgili halkoylamasını iktidar mühürsüz kullanılan oylarla kazanmıştır. Mühürsüz oyların geçersiz sayılacağı yönünde yasa olduğu halde mühürlenmemiş oylar ve de hileler görmezlikten gelinmiştir ki, bu alan hepten boş bırakıldığında hilenin çok daha kolay yapılacağını anlamayacak ne var ki? Neymiş; oy pusulaları fligramlıymış. Sanki fligramlı oy pusulalarının aynısını yapmak olası değilmiş gibi. Haydi değil diyelim, seçmen sayısından 20-30 milyon daha fazla basılan oy pusulası hile yapılacaksa ne güne duruyor ki? Yoksa resmi rakamlar ilan edildiği ana kadar sayım ve sonuçları yurttaşların gözleri önünde mi gerçekleşiyor?

Hile yasalarını AKP ve MHP gözümüzün içine baka baka meclisten geçirirken, CNN’de de konu ile ilgili olarak tartışmalar oluyor. Hile yapılacağı, seçimlere gölge düşeceği yönünde düşüncelerini belirtenlerin karşısında prof ünvanlı ve hukukçu olarak yer alanlar tartışmayı öyle seviyesizleştiriyorlar ki, sanki Recep Tayyip Erdoğan’a güvenmek zorundaymışız gibi Erdoğan’ın şahsında sözü güvenebileceğimize bağlamıyorlar mı aklın fikrin alacağı şey değil.

Sözün özü Türkiye’de demokrasinin olabileceği, demokrasinin de kurallarının olduğu akla bile getirilmiyor. Dolayısı ile toplumun çok yönlü olarak safsata bombardımanına tutulması diyebiliriz ki işlerine bile geliyor. Hem AKP yanlısı tartışmacılar öyle yavuz hırsızlar ki orada kimseye söz bile söyletmiyorlar.

Onca alavere dalaverenin yaşandığı bir dönemde 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününü kutluyoruz. AKP zihniyetinin kadınlarla ilgili en ileri dile getirdiği şey; Hz. Muhammed’in söylediği; “cennet anaların ayağının altındadır” sözünün ötesinde bir şey değilken bunların nelerine kanacağız da kadınlarla ilgili sözlerini dikkate değer bulacağız?

Hem mecliste şu an itibariyle 543 milletvekilinden sadece 75’i kadın, 27 bakandan sadeci 2’si kadın, 81 ilin belediye başkanları arasında sadece 2’si belediye başkanı iken, 921 ilçe belediye başkanından 102’si belediye başkanı iken, 81 vali arasında 2 vali varken, çalışan nüfusun sadece yüzde 33.8 kadınken, 111 devlet üniversitesi arasında 3 kadın rektörken, 3.1 milyon devlet memuru arasında 1.1 milyon kadın memur varken ve de kadınlarımız sürekli olarak sosyal yaşamın dışına atılmak istenirken, onca kadın şiddete uğrar yaşamını yitirirken, taciz ve tecavüze uğrarken, küçücük kız çocuklarımıza bile sarkacak kadar din adına açıklama yapan bunca sapık söz konusu iken, kadınlar hak aramak niyetiyle sokağa çıktıklarında bunca polis şiddetiyle karşılaşırken ve de her türlü hak arama yolu kapatılmışken neyin nasıl kutlamasını yapacak ve de geçmişten günümüze emekçi kadınların haklı mücadelesini

NASIL ANLATACAĞIZ NASIL?