turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YARGI BAĞIMSIZLIĞIYMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 MART 2018

Bahçeli konuşuyor ve soruyor; “ne ara türedi bunca sapık” diye.

Bu soruyu sormak iyi güzel de AKP’nin 16 yıllık iktidarında oulup bitenlere ve yaşananlara hiç mi akıl yormuyorsunuz? Yoksa iktidara bordoladıktan sonra neyin neye sebep olduğunu söylemeye diliniz mi varmıyor?

Hani biz ve bizim gibiler de yolu yordamınca soruyoruz. Din adına ne söyledikleri belli olmayan, Fethullahçılar da dahil onca tarikat ve cemaat bu ülkenin canevine nasıl musallat edildi? Korunup kollanmaları bir yana bunlara bulunmaz Hint kumaşı gibi davranıp eğitime bile el atmaları hangi amaçlarla sağlandı da cemaat ve tarikat yurtlarında onca çocuğumuzun başına bunca kötü şeyler geldi? Geldi de iktidar niye bu olup bitenlerin hesabını sorması ve de bu alanlardan bunları hızla yalıtması gerekirken ne gibi adımlar atıldığını iktidarın en yakın yandaşı olarak nasıl göremediniz? Yoksa gözlerinizi mi bağladılar? Ya da bırakalım tarikatleri devletin bir kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinden yayınlanan abukluk sabukluklara da mı gözleriniz takılmadı. Tabi sokaklarda kadınlarımıza, kızlarımıza saldıran onca cehalet küpünde boyanmışlardan da haberiniz yoktur kesin. Sahi anımsadınız mı; “bir kereden bir şey olmaz” diyen Aileden Sorumlu Devlet Bakanı’nın kim olduğunu.

Bütün okullarımız İmam Hatip Okullarına dönüştürülürken de söyleyecek bir çift sözünüz yoktu kesin. Öğretmen diye atanmış delibozukların kamuoyu ile paylaştıkları düşünceleri de sizi ürkütmemiş, gülüp geçmişsinizdir kesin. Ama şimdi en keskin sözleri sizin ağzınızdan işitiyoruz. Açtınız ağzınızı idam, hadım etmek derken kendinizi bile gazladınız da, bütün bu sapıklıklara ve şiddete neden olan sosyal yaralardan haberiniz bile yok. Bu konulara geldiğiniz zaman dut yemiş bülbül kesiliyor, iş; as-kese gelince maşallahınız var kimse elinize su dökemiyor.

Özetle siz başka bir dünyada yaşıyorsunuz biz başka bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden de toplum sizleri çok sıkıştırdığı zaman sonuçları ile ilgileniyorsunuz ama sebeblerine gelince tık yok sizde tık. Bu konuda konuşan din adamı kılıklı yobazlara sanırım Hıra Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk olduğunuz için gıkınız bile çıkmıyor. Malum ne kadar dini bütün görünürseniz o kadar oy alacağınızı düşünüyorsunuz. Bir başka deyişle doğrular yönünde bir kez olsun kaybetmeyi göze alamayacak kadar korkaklaşmışsınız. Hep bir yerlerde olmanız gerekir ki size her dönem dokunulmasın. Bu yüzden de varıp AKP’nin eteği altına sığınarak siyaset yapıyorsunuz. Daha sizlere ne diyebiliriz ki, mayanız çoktan çamur olmuş da haberiniz yok…

Bizler 16 yıllık AKP döneminde bu din tüccarlarından neler duyduk neler. İçlerinde dini alet edip öbür tarafta yanmamak için yanmaz kefen satanı mı dersiniz, ticaretin en hilelisi ile köşe dönenler mi dersiniz, kanalda botokslu kadınları toplayıp cennet sahneleri sergileyerek komünistlere küfredenleri mi dersiniz anvai çeşitleriyle doldu taştı ülke de hiçbir AKP yöneticisi çıkıp da iki çift söz bile etmedi. Hadi onlar inançları gereği böyle davrandılar diyelim önlerinde yasaların durduğu Cumhuriyet savcıları niye harekete geçip yaşananların üstüne gitmediler gidemediler?

Çocuklarımız ve kadınlarımızın onca tehlike altında olduğu ve hatta çoğu yaşamlarını yitirdikten sonra mı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aklına “Müslümanlığın güncellenmesi” bu gibilerden hesap sorulması gerektiği düşüncesi aklına geldi? Haydi, geç kalınmıştır diyelim, ya savcılar neden harekete geçip bunca acı olayların artmasına neden olacak düşünceler için parmaklarını bile oynatmadılar? Öyle ya ne olur ne olmaz, şimdi harekete geçilse başımız dolaşır düşüncesinde olan savcılara ne oldu ki; Recep Tayyip Erdoğan açıklama yapınca harekete geçtiler?

Yargıtay Başkanı; yargı insanı “Herkül” gibi güçlü olmalı dedi ya, bizi de şeytan dürttü, bu yüzden de soruyoruz;

HERKÜL KADAR GÜÇLÜ OLSANIZ NE YAZAR, OLMASANIZ NE YAZAR,

bir kez yargı bağımsızlığı düşüncesini bir yana bırakmış ve de bir yerlerden talimat bekleyen duruma düşmüşseniz, sizin Herküllüğünüz bir işe yaramaz, bir sine vızıltısı ile bile kül olup gidersiniz.

Böyle durumlarda Sayın Yargıtay Başkanı adama kemençe eşliğinde çay toplama seansları yaptırırlar da vicdanınızın sesini bile duyamazsınız, bilmem anlatabildim mi?