turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HER ŞEYLERİ YALAN DOLAN BELGE VE BİLGİLERİ SAHTE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 MART 2018

Önceki gün CHP’nin Trabzon milletvekili Haluk Pekşen’in meclise sunduğu belgelere bakılırsa AKP iktidarı tarafından seçmen listesine 2 milyon sahte seçmen kaydedilmiş. Bunların içinde 200 yıl önce ölenlerin de olması akla bir zamanlar Fethullahçıların; “ölülere de oy kullandırın” sözlerini getiriyor. Konu meclise getirilip kamuoyuna mal olunca AKP’lileri bir suskunluk almış. Diğer partiler ise seçimlerin hilesiz yapılamayacağının kuşkusu içine düşmüşler. Tabi bu arada CHP içinde de konuyla ilgili çelişkili bir durum yaşanmış. Durumu ortaya koyan Haluk Pekşen; iş böyle olunca da seçimlerin kaybedileceği boykotun da gündemde tutulması gerektiğini söyleyince;

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan yorgunluktan mıdır yoksa söylediklerinin nasıl olsa boykotu düşünmüyoruz demek istediğinden midir pek de anlaşılmayan bir açıklaması olmuştur ki, gerçekten de durum can sıkıcıdır. 2 milyon sahte seçmen çok büyük bir rakamdır. İş böyle olunca da ne Recep Tayyip Erdoğan’ın ne cumhurbaşkanı seçilmesini önlemek olasıdır ne de milletvekilleri seçimini ve yerel seçimleri kazanmanın olanağı vardır.

Durum böyle olunca da CHP ne diye iktidar olmayacaksa yok şeker pancarıymış, yok şeker fabrikalarının özelleştirilmesiymiş parti olarak niye peşinde koşup durmaktadır?

Bunun için siyasi parti olmaya bile gerek yoktur, bir dernek olarak bile çeşitli ortamlarda bir araya gelen insanlar görüşlerini açıklayabilirler.

Hani bir zamanlar devlet memuru olmak ya da öğrenim için sınav kazanmak için hazırlanan sorular çalınırdı da bu hırsızlığın sonucunda da Fethullahçılar devletin her kademesine sistemli bir şekilde yerleşirlerdi ya, şu anda da pek bir şeyin değişmediği ortadadır. AKP iktidarı tıpkı Fethullahçılar gibi yurttaşların hakkını gasbetmekte ve de bu yöntemle kendi görüşündekileri istediği yerlere bir güzel getirmektedir. Son olarak şu taşeron işçilerinin kadroya alınması var ya, işte onlar için yapılan sınavlarda sorulan sorular gerçekten de akıllara durgunluk veren sorular olarak gelip Türkiye’nin gündemine oturmuştur.

Soruya bakın hele bir. Recep Tayyip Erdoğan’ın kaç çocuğu olduğundan tutun da torun sayısının kaç olduğuna kadar adamlar soru hazırlamış. Bu kadar şeyden sonra bu dinci imancı takımına gerçekten de söylenecek söz kalmamıştır. Yurttaş geçim sıkıntısı altında inim inim inler binbir sorunla uğraşırken çok da derdiydi Recep Tayyip Erdoğan’ın kaç çocuğunun ve de torunun olduğu. Şimdi bunu bilgi sanan yavşak takımı, böyle soruları ne diye hazırlarlar doğrusu aklımız almamaktadır. Hani sınavlarda sorulan sorular salt taşeron işçilerinin kadroya alınması sırasında da sorulmamakta daha pek çok soru çeşidi ile bu iktidar insanlara dillerini ısırtmaktadır.

Şu an Afrin harekâtı var ya, ortalık toz duman, insanlar bir yandan yakınlarından gelecek kötü bir habere, bir yandan da başka olumsuz şeylerle karşılaşacaklarını düşündükleri için bazı can alıcı konular gündemlerinin dışında kalmakta, fırsat bir fırsattır diye düşünen iktidar da katakulli ile yurttaşların gözlerini boyayarak gerçekleri bir güzel yurttaşların gözlerinden kaçırmaktadır.

Aslına bakarsanız bu iktidarın çevresinde çöreklenenlerin hemen hepsi birer polemikçi kesilmiş, doğruları tersyüz etmek için ellerinden geleni yapmaktadır. Örneğin; AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü,"Son günlerde özellikle kadın problemlerini konuşurken sürekli şiddeti, ezilmiş kadınları gündeme getirenleri esefle kınıyorum. Bizim kültürümüzde kadına el kalkmaz. Bu bizde yaşanan bir şey değil. Bizim iktidarımızda kadına şiddetin, kadın ve töre cinayetlerinin çoğaldığını iddia edenler, o gelişmiş dedikleri ülkelerin istatistiklerine de baksınlar. Amerika’da, Avrupa’da acaba yılda kaç tane kadın ölüyor? Kaç tane kadın şiddet görüyor?" diyebiliyor.

Oysa AKP iktidarı döneminde kadına uygulanan şiddetin niçin arttığı, çocuklara ve kadınlara tecavüzdeki artmanın nedeni nedir diye kafa yormayan bu kadın; ne yapalım bizde var ama Batı’da da var diyerek kendi iktidarlarının eleştirilmesine aklınca yanıt veriyor.

Yukarıda değindiğimiz iki konu bile AKP iktidarının iç yüzünü anlatmaya yeter de artar bile daha ne olsun ki?