turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KONUŞ KONUŞ DİBE VUR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 MART 2018

Bildiğiniz gibi AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal bir konuşma yapmış ve AKP’ye en çok oy çıkan yerlere metro hizmetini götüreceklerini, Arnavutköy’ün de en çok oy çıkan yerlerden birisi olduğunu dile getirerek bombayı patlatmıştı. Konuşma sonrası gelen eleştiriler sonucu öyle demedim şöyle demek istedim yönünde yeniden konuşmaya çalıştıysa da yeni açıklaması da konuşmasının özünü değiştirmedi, söylemek istediğini de bu şekilde bütün Türkiye halkı öğrenmiş oldu. Bu keyfilik orada kalacak değil ya bir de baktık ki ihalesiz, şunsuz bunsuz metro ihaleleri yine bildik yandaşlara verilivermiş.

Bu olayın arkasından bir bomba da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan geldi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, durup dururken Genelkurmay Başkanlığı’nın Etimesgut’a taşınacağını söyleyiverdi. Hiç kuşku yok ki bu açıklama da burnumuza ağır kokuların gelmesine neden oldu. Niye derseniz; rantçılık konusunda mastır yapmış olan AKP iktidarı böyle bir taşıma işlemi yapıldığında buraları rant için neler yapacak ve kimlere peşkeş çekecek hep birlikte kafa yorar olduk.

Ülkemizde ekonominin ateşi düşürülemiyor. Ekonomisi dışa bağımlı olan ülkemizde bütçe sürekli olarak cari açık veriyor. OHAL altında yönetiliyor oluşumuz, uluslararası kredi kuruluşlarının sürekli olarak kredi notumuzu düşürüyor olması daha da önemlisi ülkemizde üretimin neredeyse durma noktasında olması yüzünden dolar ve euronun sürekli artışı bir türlü önlenemiyor. Bu yüzden de sabah kalkıyoruz benzine zam bindirilmiş, akşam yatıyoruz yine benzine zam bindirilmiş. Yurttaşlar şaşkın, kazandıkları ile bir sonraki gün almaları gereken temel gereksinimleri alamıyorlar. Son olarak benzine yapılan 15 kuruşluk zam ki arkası da gelecek ülkemiz yeni bir zam furyası ile sarsılacak demektir.

Saray’da yeni atanan yargıç ve savcıların önünde bir konuşma yapan Recep Tayyip Erdoğan devletin temelinin adalet olduğunu söylemiş olsa da olup bitenlere baktığımız zaman gerçekten de diyecek söz bulamıyoruz. Bildiğiniz gibi yapılan sınavlarda doğru dürüst bir başarı gösteremeyen sicili AKP ve AKP yöneticisi olarak anılan kişilerin yargıç ve savcı olarak atanabilmeleri için taban puman 70’ten aşağı düşürüldü. Sonrasında bir de ne görelim; AKP’nin çeşitli kademelerinde görev almış olan ne kadar avukat varsa sınavı kazanmış gösterilmiş ve yargıç ve savcı olarak atanıvermişler. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın kamuoyuna açıkladığı listeye bakılırsa atanan yargıç ve savcılardan 113’ünün doğrudan AKP ile ilişkisi var. Diğerlerinin de benzer özellik taşımadığını kimse bize yutturamaz.

Daha atamaların yazısı bile kurumadan atamalarda öyle değişiklikler yapılıp bazılarının çocuklarının anında yerleri değiştirilip terfileri bile yükseltildi. Hani Recep Tayyip Erdoğan’ı uğurlarken iliklemek için cübbesinde delik arayan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör vadı ya, bu hanım aynı zamanda Rize’de Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Hanım’ın önünde çay toplamıştı ya, işte onun kızı Gonca Hatinoğlu saraydaki kura çekilişiyle önce Elazığ Hakimliğine atandı, arkasından da HSK üstünden bir gün bile geçmeden 356 yargıç ve savcının görev yerini değiştirdiği kararnameyle Gonca Hatinoğlu'nu Yargıtay Tetkik Hakimliğine getirerek Ankara’ya gelmesini sağladı.

Sarayda bütün halkın gözü önünde adaletten söz eden Recep Tayyip Erdoğan’ın adaletten neyi anladığını da bir kez daha bütün ülkenin insanları anlamış oldular.

İş bu kadar mı? Elbette değil. Son atama listesine baktığımız zaman neler var neler. Ensar Vakfı’nın adamları mı dersiniz, Bilal Erdoğan’ın başkanı olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın yöneticileri mi dersiniz pek çok kimse artık karşımıza yargıç ve savcı olarak çıkarsa şaşırmayacaksınız. Ya da ne bileyim herhangi bir nedenle bu tür kişilerin karşısına çıkarıldınız nelerle karşılaşacağınızı da sonuçları itibari ile kestiremeyeceksiniz bile.

Şimdi BirGün Gazetesinin ‘Adalet Makamı AKP’nin çiftliğine döndü. ÇİFTLİK BANK’ başlığını okuyunca hak vermemek olası mı?

Bütün bu söylediklerim birkaç günün çöküşünü ifade ediyor. Bu çöküşte rol alan ise AKP ve saray iktidarıdır. Bu durumda başından sonuna iyi bildiğimiz bu filmi seyredecek miyiz yoksa demokrasi güçleri olarak 2019, ya da erken yapılacak seçimlerde bu perdeyi bir daha açılmayacak şekilde kapatacak mıyız, demokrasi güçleri olarak karar vermenin öngünündeyiz.

Yoksa tren öyle bir kaçacak ki, topluma bedeli neye mal olur hayali bile zor olacak zor…