turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DİNLE YALANI NEREYE KADAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 MART 2018

Dün Gaziantep'te Başbakan Binali Yıldırım boş koltuklara konuştu. Yıldırım salonun boşluğuna falan bakmadı, oradakilere bol bol Afrin’den, kahraman askerlerimizden söz ederek AKP iktidarına getirisi olsun diye bir dizi palavra kesti.

Gaziantep ilimiz öteden beri göç alan illerimiz arasındadır. Bu yüzden de nüfusu hızla artmış, işsizlik oranı da aynı oranda artarak tavan yapmıştır. Bugüne kadar yoksullaşan halkımızın oylarını almayı bakarak AKP ve saray iktidarının işi bu kez zor olacağa benziyor. Niye derseniz; bütün Türkiye’de olduğu gibi Gaziantep’te de halkımız omuzlarına binen geçim yükünün ağırlığı altında eziliyor. Emekçiler işsiz, işi olanlar ise emeklerinin karşılığını aldıkları yok. Bir sanayi kenti olarak eskiden adından sık söz ettiren Gaziantep’te sanayiciler cızlamı çekmiş durumdalar. Esnaflar kepenk indiriyor. Batan batana bir furya söz konusu. Bu yüzden de durmadan kalabalıklaşan kentte yoksulluk diz boyu.

Son bir hafta içinde benzine bindirilen zamları da hesaba katarsak; temel gereksinimlere binecek zammın nerelere tırmanacağını da bütün gerçekliği ile görürüz. Özetle söylemek gerekirse bu denli yoksulluğun arttığı salt Gaziantep değil bütün diğer kentlerimizde milyonlar herhalde taş yiyerek yaşamlarını sürdürmeyecekler. Ayrıca insan onuruna yaraşan bir yaşamdan da yoksun kalındığını eklememiz gerekiyor.

Bir başka önemli nokta ise; halkın hızla uyanmaya başladığı gerçeğidir. Onu sat, bunu sat, ülkemizin ne kadar değerleri varsa bir avuç soyguncuya, düzenbaza peşkeş çek sonra da halkın karşısına geçip ahkâm kes, iste bunu kimse yemez artık. Neymiş efendim; Şeker fabrikaları zarar ediyormuş, bu yüzden de özelleştireceklermiş. Bizler daha önce özelleştirilen fabrika, kurum ve kuruluşların başına ne geldiyse şeker fabrikaları da özelleştirildiğinde başına aynı şeyin geleceğini bilmiyor değiliz. Bu yüzden de yabancı gıda tröstlerine kurban edilen şeker fabrikalarının özelleştirilmemesi için ülkenin her bölgesinde halk ayağa kalkmış durumda. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi eğer burada çalışan işçiler, şeker pancarı üreten köylüler ve fabrikaların hizmeti sonrasında yararlanan esnaf ve halkın durumu fabrikalar özelleştirilip satıldığında bu kadar iyi olacaksa niçin AKP ve saray iktidarının bir bakanı ya da milletvekili halkın karşısına çıkıp bunları anlatma yürekliliğini gösteremiyor? Bütün ülkenin halkı bilmiyor mu nişasta bazlı şeker yediğinde kanser başta olmak üzere her türlü illetle karşı karşıya kalacağını? Ya da AKP ve saray iktidarının yabancılara olan düşkünlüğünün ne getirip ne götüreceğini hesap etmiyor mu?

Bütün bu gerçeklerin hiçbirini gündem bile yapmayan AKP gece gündüz halkı gerip birbirine düşman etmek için elinde geleni yapıyor. Savaş çığlıkları ile halkın gerçekleri öğrenmesi önlendiği gibi milliyetçi dalgayı kat kat yayarak AKP halkın bir kısmını elinde tutmaya çalışıyorsa da bugün bunu başaramadığı da görülmeye başlanmış durumda. Recep Tayyip Erdoğan’ın bindirilmiş miting ve toplantılarını saymazsak; artık AKP’nin miting ve toplantılarına halkın ilgi göstermediği de Gaziantap’te olduğu gibi kendini göstermeye başladı. Ve zaten AKP ve saray tarafından yaptırılan anketlerde de AKP çuvallamış göründüğünden AKP ve saray ağzına erken seçimi de alamaz olmuştur.

Ülkenin en tepesindeki kişinin konuşması bile insanların tüylerini diken diken etmeye yetiyor da artıyor bile. Neymiş efendim; komünistleri üniversitelerde okutmayacaklarmış. En temel insan haklarını bile hiçe sayanların günü geldiğinde boş koltuklara konuşmasından doğal ne olabilir ki?

Aklıma ‘Buzlar Çözülmeden’ filmi geldi. Cezaevinden kaçan birileri bir ilçeye gelir. Bunlar hem firaridir hem de delidirler. İlçeye gelinecek yol iz yoktur. Karlar yolları kapatmıştır. Bu yüzden de halk gelenleri kaymakam ve maiyeti sanır ve bu kişiler başlarlar ilçeyi yönetmeye. İyi şeyler de yaparlar. Sonra buzlar çözülür. Asıl kaymakam çıkagelir. Bizimkilere de oradan tüymekten başka çıkar yol kalmaz.

Gerçi bu filmle AKP ve saray iktidarının benzer yanı pek yoktur.

Biz burada bir tek şeyi benzetiyoruz, buzların çözülmesini ve gerçeklerin ortaya çıkmasını…

Şimdi 16 yıllık AKP iktidarı halkın gerçekleri görmesiyle yavaş yavaş nedir ne değildir anlaşılmaya başlanmıştır.

Değerli dostlar bilin ki gitmeleri de sanıldığı kadar uzak değil yakındır.