turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PERİNÇEK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ TAYYİP ATATÜRKÇÜLÜĞÜ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 MART 2018

Sizlere üç farklı olaydan söz edeceğim.

Birincisi; dün TBMM’ye Eskişehir’den gelen Cafer Darı isimli yurttaşımız, içeriye üstündeki Atatürk tişörtü soyundurularak sokuldu. Ne olmuştu da kapıda ziyaretçileri içeri alan görevliler yurttaşımızın üstündeki tişörtü sakıncalı bulup sözü geçen yurttaşımızı içeri sokmayıp çırılçıplak hale getirmişlerdi? Atatürk ki bu iktidara kadar hiçbir şekilde bu kadar sorgulanıp, kimliğine, kişiliğine ve gerçekleştirdiği politik devrimlerine saldırılmamıştı.

Aynı gün görevliler; sakallı, cübbeli ve sarıklı birisine ise başka türlü davranmışlar ve ne sarığına ne cübbesine dokunmayıp onu içeri almışlardı. Durum bu olunca da ister istemez bu iktidarın her kademede oluşturduğu yönetici ve görevlilerdeki Atatürk düşmanlığının sorgulanması gerekiyor.

Bu kadar kısa zamanda sadece bu ilk olay mı yaşandı?

Hayır tabi. Bartın’da Milli Eğitim Müdürü de başka bir olaya imza atmış, başı açık kız öğrenciler gördüğünde sinirlerinin hopladığını söylemişti. Aynı kişi daha da ileri giderek kendisine bakanlık tarafından gönderilen Çanakkale Zaferi kutlamaları için Bayrak ve Atatürk vurgusuna daha çok yer verilmesinin istenildiği genelgeden de Atatürk ismini çıkarmış, ilgili yer ve okullara sadece Bayrak vurgusu yapılan genelgeyi göndermişti.

Sözü geçen Milli Eğitim Müdürü kimden güç alıyor olmalıydı ki başı açık kızları gördüğünde sinirleri hopluyordu? Peki, bakanlığın gönderdiği genelgeyi değiştirme yürekliliğini göstermiş olması da sizce ilginç değil miydi? Bu konu birkaç gündür tartışılıyor, bütün bu gerçeklere karşın bakanlıkça şimdiye kadar herhangi bir adım atılmamış olması da söyler misiniz ne anlama geliyordu?

Bütün bunlar yaşanırken bir de ne görelim; Şırnak Silopi Milli Eğitim Müdürü Bülent Salman bir imam hatip ortaokulunu ziyaret etmez mi? Diyeceksiniz ki bunda ne var, Milli Eğitim Müdürü’dür elbette ziyaret eder. Eder de, sözü geçen müdür okulun bir gereksinimi var mı yok mu, eğitim nasıl yürütülüyor, ihtiyaç sahibi öğrencilere nasıl yardım edilir düşüncesiyle yapmamış bu ziyaretini. Üstelik ders araç ve gereçleri de dağıtmamış. Onun ziyareti; artık kendisine hangi dini bütün hayır sahibi işadamı türban göndermişse o türbanları dağıtmak içinmiş.

1 Mart günü dağıtılan türban sırasında çocuklarımızın kıyafetlerini Sözcü Gazetesi ilk sayfasından vermiş. Çocuklarımızın çoğunun başı açık. 2 Mart günüyse çocuklarımızın hepsi başlarına türban takarak gelmişler okula. Sizin anlayacağınız bu gibi yobaz kafalı büyükler yüzünden çocuklarımız adeta bunlara esir düşmüş. Çocuklarımıza öyle bir muamele çekiliyor ki kimliksiz, kişiliksiz hale gelmeleri için her şey yapılıyor. Kızlarımıza bu muameleyi reva görenler nasıl olmaktadır da bu kadar rahatlar acaba? Nasıl olmuştur da anne ve babalar çocuklarına türban takılmasına izin verebiliyorlar? Bu muameleye katlanmanın elbette bir yanı yoksulluksa da bir yanı da safsatanın karanlığında yurttaşlarımızın beyinlerinin yıkanmış olmasıdır.

Yazımızı son olarak Ankara da nitelikli 16 okulumuzun imam hatip okuluna çevrildiği bilgisiyle bitirelim. Öyle ya en iyi eğitim verilen yerler de safsata değil bilim verilir. Bu yüzden de AKP iktidarı görmüş ki kendileri için böylesi okullar zararlıdır, onlar da bu okulları çevirivermişler imam hatip okuluna. Çünkü iktidar asla sormayan, sorgulamayan, kendilerine karşı çıkmayan bir niteliksiz yığın yetiştirmek peşindeler. Öyle olmasaydı kimse içi boş şovlarla bu ülkenin canına ot tıkamaya kalkışamazdı. Kimse Afrin Harekatından sonra Suriye’ye üç aile dönüyor diye mehter takımıyla dan dun yapıp kafa ütülemeye kalkmazdı. Gördüğünüz gibi ülke her geçen gün bu iktidarın elinde her anlamda biraz daha derin çamura saplanıyor. Yoksa üç günde benzine bu kadar çok zam yapıp benzinin 6 TL’yi geçmesine sebep olan bir iktidarın yerinde bir şey olmuyormuş gibi kalması hiç akıl kârı mı?

Ver mehteri, tak kafaya türbanı, kapat nitelikli eğitim yapan okulları imam hatip okullarına çevir, yargı bağımsızlığına son ver, sonra da çık; YARGI HEPİMİZDEN BÜYÜK de…

Bu konuda da sana inanan bir tek Perinçek olsun. Haydi, yine iyisiniz iyi.

Sahi soralım niye Vatan Partisi’ni cumhur ittifakının içine almıyorsunuz ki?

Hiç yoktan 100 bin oy kazançlı çıkardınız…