turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ SATMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY BİLMEZ MİSİNİZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 MART 2018

Normal koşullarda düşünüldüğünde AKP ve saray iktidarının iflas ettiğini söylemek hiç de abartı olmaz. Şöyle bir baktığınızda AKP’nin bugün başarı hanesinde gözünüze çarpan bir şey kalmış mıdır acaba? Bence kalmamıştır. Ekonomi ise kimse dile getirmese de büyük bir krizle patlama noktasına gelmiştir. Doların ve Euro'nun önlenemez yükselişi devam etmektedir. Ülkede üretim hemen hemen durma noktasındadır. Tarım bayıltılmamış öldürülmüştür. Hayvancılık zaten hepimizin bildiği gibi bir türlü geliştirilip eski gücüne kavuşturulamıyor. İnsanlar açlıkla boğuşur durumdadır. Emekliler büyük bir zorluk altında ölüm kalım mücadelesi veriyorlar. Esnaf kepenk kapatmakla kalmıyor, ağır borç yüküyle yaşamın dışına düşüyor. Küçük üreticiler kredi ve faiz borçları içinde yüzüyor. Özetle söylersek; vurguncu takımı dışında kimse geleceğinden emin değil.

Ekonomi rayından çıkınca başkaca işlerin rayında olması düşünülebilir mi? Başkaca bir çıkış yolu bulamayan ya da bilinçli olarak bütün çıkış yollarını kapatarak körfez ülkelerinin himmet gemisine rampalayan AKP ve saray iktidarı kurtuluşu satıp savmada arıyor. Müşteri olarak da elinde bir tek gerici körfez ülkeleri var. Onlar da dünya malına öyle düşkünler ki kasalarına istifledikleri paralarla Türkiye’den kendilerine arsa, ev bark daha kıymetli ne varsa onları almak istiyorlar.

Bu işten hem Körfez ülkeleri gericiliği kârlı çıkacak hem de AKP ve saray iktidarı. Artık Türkiye’ye de gelecekte bedeli ne kadar ağır olursa olsun umurlarında bile değil. Bu alışverişte körfez gericiliği bir de dini ticari yasaları geçerli kıldılar mı keyiflerine diyecek olmayacak. Sonrasında ise bir de bakmışsınız ki en değerli kıyılarımızı da, kentlerimizi de, gayrimenkulleri de onlar sahiplenmişler Kendi ülkemizin yurttaşları ise tel örgülerle çevrilmiş ülkemiz topraklarına ancak ve ancak uzaktan bakabilecekler. İşin özeti; önümüzdeki günlerde AKP ve saray iktidarı gerici Körfez ülkeleri zenginlerine gayrimenkul satışı planı içindeler.

Önceliği yukarıda da söylediğimiz gibi gayrimenkuller çekecek. Devlete ait arazi, bina, deniz kıyısı, orman neyimiz var neyimiz yok bu keyfilik yüzünden bilinsin ki tehlikededir. Tehlikede olan tabiî ki de salt araziler, binalar, arsalar, ormanlar, sularımız değildir. AKP ve saray iktidarı, iktidarda kaldığı sürece neyimiz var neyimiz yok hepsi tehlike altındadır. Elde kalan fabrikalardan tutun da ekonomik getirisi olan ne kadar kurum ve kuruluşumuz varsa hepsinin yabancılar peşkeş çekilme riski büyüktür.

Şu son günlerde çok tartıştığımız, ülkemiz için de stratejik öneme sahip şeker fabrikalarını da sözünü ettiğimiz satışların içinde saymamız gerekiyor. Anadolu toprağından bin bir yararı olan şeker pancarının sökülüp atılması ve pancara dayalı doğal şekerin artık ülkemizde kullanılamayacak olması ise AKP ve saray iktidarının durup durup yabancı sermaye ile el sıkışma hastalığından ileri gelmektedir. Bundan böyle ülke insanı nişasta bazlı şeker tüketerek bin bir hastalıkla boğuşacakmış bunun AKP ve saray iktidarı için zerrece önemi yoktur. Bu alandan ekmeğini çıkaran köylüsünden, şoför esnafına, esnafına ve fiilen fabrikalarda çalışan işçisine kadar yurttaşlarımız ekmeklerini yitireceklermiş AKP ve saray iktidarının bunları düşünecek hiç ama hiç zamanı da yoktur, isteği de. Onun ajandasında varsa da yoksa da seçimleri ülkeyi satma pahasına kazanmak vardır. Bu yüzden de yaptığı hesapların hemen tamamı ülke yurttaşlarının özgürlüklerinin ortadan kalkmasına yöneliktir.

Bugün işçisi, emekçisi, köylüsü, esnafı, şoför esnafı ‘ŞEKER VATANDIR SATILAMAZ’ sloganı ile fabrika önlerini dolduruyorlarsa gerçekten de bu satış işinde satılan sadece şeker değil vatandır. AKP ve saray iktidarı; devletin elinde ne var ne yok satışa çıkarmışsa bu satışta satılanın vatan olduğunu görmemek büyük bir aymazlıktır. Bu yüzden de iyice sıkışan, ekonominin çarkını döndüremez konuma gelmiş olan AKP ve saray iktidarı salt kendi bekası için vatanı satışa çıkarmış bulunmaktadır. İşte bunların yerli ve milli tanımlamasından anladıkları budur.

Bizdeki kimi sözüm ona profesör kılıklı yobazlar deve sidiğinin ilaç olup olmadığını tartışırlarken, Körfez ülkelerinin gerici emirleri, kralları, sultanları ise petrol parasıyla dolar istiflemişlerdir.

Bir ayakları bütün dünya halklarının baş düşmanı olan ABD emperyalizminde olan bu gericilerin bugün ülkemizde varlıklarımıza talip olmasının vatan alınıp satılması olduğunu, satanın da AKP ve saray iktidarı olduğunu görmeliyiz artık.

Görmeliyiz ki 2019’u bu iktidar görememelidir.