turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İHBARCI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 NİSAN 2018

Araştırma Görevlisi Volkan Bayar, meslektaşlarını “Fetöcü” diye ihbar etti. Bu yüzden işinden olanlar ve ihbar nedeniyle tutuklanıp içerde kalanlar oldu. Gerçekte işin rengi çok başka olmasına karşın katliamı gerçekleştirip Dekan Yardımcısı Mikail Yalçın’ı, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu’yu, Öğretim Üyesi Dr. Serdar Çağlak’ı ve Araştırma Görevlisi Yasir Armağan’ı katleden, daha pek çok kişinin de hedefinde olduğu Volkan Bayar, silahı tutukluluk yaptığı için kafasına koyduğunu gerçekleştiremedi.

Şimdi böyle bir kişinin işlediği cinayetin arkasından başta Rektör Prof Dr. Hasan Gönen olmak üzere konuşmaya başladılar. Neymiş efendim; adı geçen kişi ruhsal sağlığı bozuk birisiymiş. Oysa aynı kişinin birçok insanı “Fetöcü”lükle suçladığı bu yüzden kişinin ihbarı yerinde sayılıp işlem yapılmasına olanak hazırlanırken her ne hikmetse kimsenin aklına Volkan Bayar’ın ne ruh sağlığının bozukluğu geldi ne de gerçekte kendisinin Fetöcü olduğu düşünüldü.

Bu olayın hiç kuşku yok ki arka penceresi de vardır. Asıl suçu ve suçluları da bana sorarsanız buralarda aramak gerekir. Bir iktidar düşünün ki ülkenin atmosferini bilerek ve isteyerek kirletmekle kalmıyor, yediden yetmişe halkımızın birer ihbarcı olarak yukardakilerin buyruklarını yerine getirmek için ihbarcılığa dört elle sarılınması için her şey yapılıyor. Sarayda toplanan muhtarlara bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından ihbarcılık mekanizmasının tıkır tıkır işlemesi için talimat veriliyor. Bundan böyle muhtarlar mahallelerinde gözlerini dört açacaklar, kim ya da kimler suçlu olarak görülüyorsa derhal ilgili makamlara ihbar edilecekti. Emir en tepeden geldiği için bu konuşmalardan vazife çıkaran mevki makam sahibi pek çok kimse de, AKP’nin üye ve yöneticileri de ve hatta birbirlerine husumeti olan sıradan insanlar da birer muhbir vatandaş kesilip ortalığa döküldüler.

Yaşananlar gerçekte oldukça tehlikeli boyutlara varmıştı varmasına da olup bitenlerden yarar uman iktidar çevreleri bir kez olsun dönüp de onca yanlışlıklar gözlerinin önünde cereyan ederken ağızlarını açıp da bir çift söz bile etmemişlerdi. Ne güzel, muhbir vatandaşlık sistemi işliyor, iktidar da kendileri için tehlikeli olacağını düşündüğü kim ya da kimler varsa bir güzel temizlik yapıyordu. İhbarlar ne kadar abartılı olursa olsun hiç önemsenmiyor, gelen ihbarlar titizlikle en tepedeki yetkililerden en aşağıdakilere kadar doğruluğu hiç araştırılmadan işleme konuyordu.

Durumu fırsat bilen ihbarcı vatandaş ise en etkili ihbarlarını yapıyor, bir kişinin bir daha belini doğrultamaması için sözlü ya da yazılı ihbarların en etkilisini yaparak çağ atlıyorlardı. Öyle ihbarlar duyuyorduk ki hele de bu ihbarların dikkate alındığını görünce toplumun AKP ve saray iktidarı elinde ne hale getirilmek istendiğini görüp küçük dilimizi ısırıyorduk. İhbarların çoğu daha etkili olsun diye şöyle yapılıyordu. Falanca falanca kişi hem Fetöcü hem PKK’lı hem de CHP’li.

Ey eşi menendi bulunmaz muhbir vatandaş; bu kadar yaratıcılığı acaba kim ya da kimlerden öğrendin ki herkese dilini ısırttırıyorsun? Senin önderin kim, rehberin kim?

Bize göre Eskişehir’de gerçekleşen katliamın doğrudan sorumlusu AKP ve saray iktidarıdır. Çünkü ülkenin siyasi atmosferi bu iktidar tarafından resmen bilerek ve isteyerek kirletilmiştir. Şu an bu ihbar furyası yüzünden kaç kişinin işinden ve aşından olduğunu ve de içerde ömür çürüttüğünü bilmiyoruz. Bilmiyoruz ama öğrenilmesi ve kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor.

Bazıları Eskişehir’deki katliamın iktidar için bir uyarıcı olacağını düşünüyor ve akıllarından geçiriyor olabilirler. Biz hiç sanmıyoruz. Sanmıyoruz çünkü bu bir zihniyet meselesidir. Zihniyeti bu tür alavere dalaverelere uygun olanların nasıl bir bezirgan kafa taşıdıklarına bizler yıllarca tanıklık ettik. Ne huylu huyundan vazgeçer ne feyz aldığı ideolojileri ihbarcılıkla yoğrulanların aklına insanlıkmış, iyi hasletlermiş gelir.

Ellerini kaldırmış, “eğer ifade vermek için savcılığa gitmemiş olsaydım; şimdi 5’ci ölü olarak bende orada yatıyor olacaktım” diyen Doçent veya Profesör Dr. Ayşe Aypay’ın sözleri de birilerinin bir kulağından girecek ötekisinden çıkacak. Korkarız böyle giderse daha başka cinayetleri de bu ülke yaşayacak.

Bu yüzden bravo bu tür ihbarcı vatandaşlığı özendiren AKP ve saraya. Bravo durumdan vazife çıkarıp ihbarcı vatandaşlığa soyunarak ona buna “Fetöcü, PKK’lı, CHP’li” suçlamasında bulunan vatandaş olma peşinde koşturanlara…

Ne diyelim şimdilik iyisiniz de, iyi olamayacağınız zamanın gelmesi de uzak değil, bunu da kafanızın bir köşesine not edin derim…