turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DOĞU GUTA’DA KIŞKIRTICILIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 NİSAN 2018

Beyaz Baretliler Örgütü 2013 yılında kuruldu. 3000 personeli bulunan bu örgütü AKUT eğitti. Bu örgütün her ne kadar ayrım yapmaksızın bombalanan alanlarda can kurtardığı dile getiriliyorsa da gerçekte sicili bozuk bir yapılanmadır. Bu örgüt tarafından zaman zaman Suriye rejim güçlerinin terörist güçlerin etkili olduğu bölgelerde kimyasal gaz kullandığına dair asılsız haberler çıkarması tamamıyla dünya kamuoyun nezdinde Suriye’ye yönelik bir kara propaganda yaratma isteğinden kaynaklanmaktadır. Ki bu açıklamaların hemen arkasından savaşın ve savaş sonrası ortaya çıkan bütün insanlık dışı olayların tezgahlanmasında başta ABD olmak üzere diğer emperyalist güçler hemen harekete geçip Suriye’ye yönelik saldırganlıklarını daha da arttırırlar. Oysa bizler bugüne kadar yaşadıklarımızdan ve ortaya çıkan gerçeklerden gördük ki bu tür insanlık dışı eylemlerin örgütleyicisi ve uygulayıcısı hep emperyalist güçlerin maşası konumunda olan İslami terör grupları olmuştur.

Düne kadar işlenen bu kara propaganda sonucu Suriye’nin stratejik hedeflerine yönelik ve yerleşim bölgelerine çok sayıda füze saldırısı gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen füze saldırısını ABD dahil kimse sahiplenmemekte, işlenen suçun ağırlığı nedeniyle bu denli çaplı bir füze saldırısının ortaya çıkaracağı sonuçlardan korkulduğu için kimin gerçekleştirdiği belirsiz denilerek göz boyamaya kalkışılmaktadır.

Doğu Guta’da gerçekleştirildiği ifade edilen saldırıların senaryo olduğu bazı çevrelerden özellikle dile getirilerek yukarıda da söylediğimiz gibi Beşar Esad’ın yükselen prestiji sarsılmak ve Suriye rejiminin zora düşürülmesi istenmektedir. Böyle bir saldırının senaryo olduğu bir tarafa ki eğer geçekleşmişse bilinmelidir ki böyle bir eylemin altından da Batı’nın kuklası IŞİD ve benzeri İslami terör örgütleri vardır kesin.

Buradan açıkça belirtiyorum ki ABD’de Suriye yenilmiştir. Yenilgisini hem dünya kamuoyundan gizlemek hem de ABD’de yükselecek kamuoyunun karşıtlığının önüne geçmek için bu senaryo sahneye konulmuş bulunmaktadır. Bu yüzden de söylenenin hepsi yalan ama Suriye’nin sahiplenilmeyen geniş çaplı füze saldırısına uğraması gerçektir.

Olaylardan önce ve sonra konuşan ABD’nin Ku Klux Klan Örgütü kılıklı Başkanı Trump diplomasinin de çok ötesine geçerek Esad’a karşı “hayvan” nitelemesinde bulunmuş, Rusya ile de karışı karşıya gelecek açıklamalar yapmaktan çekinmemiştir. Bölgede ve dünyada ipliği iyice pazara çıkmış olan ABD kendisine bölgede başka başka ortaklar aramakta, bulmakta da sanıldığı kadar zorlanmamaktadır.

Bu olaylarla birlikte birden ortaya çıkıp bölgede söz sahibi olmaya soyunan Fransa’nın cumhurbaşkanı Macron’u da iyi anlamak gerekmektedir. Bunların hepsinin amaçları da bellidir, insanlığa karşı duydukları saygı da sevgi de. İşte bu yüzden düzmece olaylarla birlikte birden ortaya çıkıp seslerini yükseltenlere baktığımız zaman gerçekler de bir bir önümüze yığılmaktadır. Aynı koroya değişik bir dille Recep Tayyip Erdoğan da katılmış sanki emperyalist Batı da insani ölçüler var mış gibi onlara seslenmekten kendini alamamıştır.

Sonuç olarak; bugün Suriye’de görülmemiş bir insanlık dramı söz konusudur. Yaşanan bu acı olayların organize edicisi, uygulayıcısı ve katliamların gerçekleştiricilerinin kim ya da kimler olduğu iyi biliniyor olmasına karşın, hedef saptırılarak Suriye’ye yönelik ağır saldırılar gerçekleştirilmektedir. Aranan bahaneyle Suriye’ye yapılan son saldırının sorumluları açıkça Amerika’dır. Bu saldırının gerekçesini kim yutuyorsa ABD’nin işgalci, emperyalist ve gerçekleştirdiği bütün katliamların ortağıdır. Eğer hesap sorulacaksa hesap sorulacakların kimler olduğu da açıkça ortadadır. İncirlik Üssü’nü kullanan, gerici Arap rejimlerinin her birinde saldırı üsleri olan ABD bu son füze saldırısını gerçekleştirmiş olup, bu saldırıya çanak tutanlar da en az Amerika kadar suçludurlar, Ku Klux Klan kılıklı Trump’un ve Pentagon’un da suç ortaklarıdırlar.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Gün gelir bütün gerçekler apaçık ortaya çıkar ve zaten şimdiden çıkmıştır da…