turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İSRAİL SALDIRDI AKP YALANA ORTAK OLDU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 NİSAN 2018

Biliyorsunuz önce haberi Beyaz Baretliler denilen ne olduğu belirsiz sözde bir kurtarma örgütü Doğu Guta Duma bölgesinde Suriye rejiminin kimyasal gaz kullandığına dair sağa sola haberler uçurdu. Arkasından dünya kamuoyuna gazdan etkilendikleri öne sürülen çocuklar gösterildi ve çok sayıda ölenlerin olduğu haberleri geçildi. Bu haberin hemen arkasından da ABD Başkanı Ku Klux Klan kılıklı Trump alışılmadık sözler söyleyerek Esad’a ve Suriye’ye yönelik tehditler savurdu. Daha olanların ateşi düşmemişti ki bu kez de İsrail uçakları Suriye askeri havaalanına füze saldırılarında bulundu. AKP iktidarı ise her zaman olduğu gibi bu yalanın bir şekilde ortağı olmaktan çekinmedi ve bu yalanı Türkiye kamuoyuna gerçekmiş gibi yutturmaya kalktı.

Olayların devamı birbirini izledi ve Trump 48 saat içinde Suriye’ye yönelik yaptırımlarını açıklarken yanına da diğer emperyalist ülkelerden Fransa ve İngiltere’yi aldı. Trump’la Macron’un görüşmelerini zaten cümle alem bilmekte.

Daha Rusya, İran ve Türkiye arasında en yüksek düzeyde görüşmelerin üstünden bir hafta bile geçmemişken bir de baktık gördük ki ABD emperyalistleri bu görüşmeden tedirgin olmuşlar ve havayı bulandırmak için ellerinden ne gelmişse uygulamaya koymaya kalkmışlardır. Emperyalist güçlerin öteden beri uyguladıkları politika ve saldırganlık bu denli ortadayken AKP’nin iki cami arasında beynamaz vaziyette yalpalaması ise gerçekten de düşündürücüdür. Düşündürücüdür çünkü bu olaylar yaşanırken kışkırtmalara en yüksek düzeyde İsrail kalkışır ve Suriye askeri havaalanına füze saldırısında bulunurken bu gerçeği bile göremeyen ve anlayamayan AKP ve saray iktidarı ise ağır dozda sözlerle emperyalistlerin yalanına ortak olmaya kalkışmıştır. Oysa daha düne kadar Kudüs sorunundan kaynaklı nedenlerle her fırsatta yandaşlarına gaz vermekten geri durmayan Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP nasıl olacak da bu tutarsız tutum ve davranışlarını Türkiye kamuoyuna ve kendi yandaşlarına anlatabilecektir gerçekten de anlaşılması zor bir durumdur.

Konuyu BMGK’ya taşıyan Fransa konu görüşülürken; Suriye temsilcisine sıra geldiğinde İngiltere, Amerika ve Fransa temsilcileri salonu terk ederek bildiklerini okuyacaklarını gösterir bir izlenim vermekten çekinmemişlerdir. Rusya’nın ve Suriye’nin gerçeklerin yerinde izlenmesi için bir araştırma yapılması isteğine küçücük bir yakınlık göstermeyenlerin tavrı kurt kuzu öyküsü ile öylesine örtüşmektedir ki bu gerçeği orta düzeyde bir zekaya sahip herkes kolaylıkla anlayacaktır.

Türkiye AKP ve saray iktidarı tarafından her bakımdan derin bir uçurumun kıyısına getirilmiştir. Tutmayan ekonominin freni ülkenin ekonomik olarak geleceğinin hiç de iyi olmadığını bütün çıplaklığı ile göstermektedir. Doların, Euro'nun alıp başını gittiği enflasyonun durdurulamadığı ülkemizde iktidar bir kez daha kendisine yakın 19 şirkete 135 milyar lira kredi açarak kim ya da kimlere hizmet ettiğini açıkça göstermiş bulunmaktadır. Üstelik de bu kredilerin ucu açık bırakılmıştır. AKP’nin yandaşı gazete ve televizyonlara bakıldığında AKP ve sarayın aldığı sözde bu ekonomik tedbirler Türkiye’yi uçuracaktır. Oysa göstergeler hiç de böyle olmadığını göstermekte, ekonominin duvara toslayacağı yorumları arka arkaya birbirini izlemektedir. Benzinin 7 liraya doğru gittiği, doların 4, Euro'nun 5 lirayı aştığı günümüzde ekonominin gazı boşalmış freninin nasıl tutturulacağının da hiç mi hiç belirtisi yokken Recep Tayyip Erdoğan’ın faizleri düşürme emriyle işlerin rayına gireceği düşünülüyorsa bilinmelidir ki sonuç çok daha içinden çıkılmaz bir hale gelecektir.

Arka arkaya Bor, Kırşehir, Çorum ve Yozgat şeker fabrikaları satılmış bulunmaktadır. Ortada görülmemiş bir talan söz konusudur. Talanın ötesine geçen stratejik öneme sahip fabrikalar önümüzdeki dönemde özelleştirildikleri için arka arkaya kapanacak ve Türkiye bu ekonomik yıkımın ağırlığını çok daha etkili olarak yaşayacaktır. Türkiye halkı da nişasta bazlı şekere talim ettirilerek nasıl sağlık problemleriyle karşılaşacak hepimiz yaşayarak göreceğiz.

Akıl dışı olayların sınır tanımazlığı ayyuka çıkmış bulunmaktadır.

Bir düşünün bu ülkenin çiftçisine küçücük bir krediyi bile vermek konusunda kılı kırk yaran Ziraat Bankası iş yandaşlara gelince kesenin ağzını açmakta, devletin bankası aracılığı ile AKP ve sarayın propagandasına nasıl ortak olunduğu adeta gözümüzün içine batırılarak gerçekleştirilmektedir.

Bu yüzden de Ziraat Bankası 700 milyon dolar krediyi ikilemeden Doğan Medya Grubunu satın alan Demirörenlere peşkeş çekmektedir. Türkiye içerde ve dışarda ağır sorunlarla karşı karşıyadır. Suriye politikası ise zikzaklıdır.

Bu yüzden önümüzdeki dönemde OHAL’le ülkeyi evire çevire ve sopalayarak yönetmek isteyen AKP’nin gidişi gidiş değildir.

Salt AKP ve saray iktidarda kalsın diye militan muhtarlara bizim cebimizden yurtdışı seyahatleri yaptıran, muhtarlara durup dururken Bursa Emniyeti’nin kalaşinkoflu atış talimi yaptırması ve sivillerin aşırı şekilde silahlandırılmaları tek tek okunmaya muhtaç karanlıkları gösteriyor ki buna bir de emperyalizmin Suriye’ye yönelik saldırganlıklarına AKP ve sarayın yalanla ortak olmasını katarsak durum gerçekten de vahimden de ötedir biline…