turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


EMPERYALİZMDEN FÜZELİ SALDIRI BİZİMKİLERDEN TANGIRTILI SEVİNÇ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 NİSAN 2018

Bugüne kadar Suriye’de kullanılan kimyasalların neredeyse hepsi ABD ve emperyalistlerin güdümündeki İslami terör örgütleri tarafından gerçekleştirilmiş ve Suriye’nin üzerine atılarak uluslararası kamuoyu katında katlanılamaz bir kara propaganda yürütülmüştür. Hele son kimyasal kullanıldığı savı ise tamamen düzmece ve emperyalist ortaklar tarafından uydurulan bir senaryo ve safsatadan ibarettir. Bir başka deyişle zaferini ilan etmek üzere olan Suriye’ye karşı koskoca bir yalan ve iftiradan ibarettir.

Her şeyden önce Doğu Guta’da kontrolü tamamen ele alan Suriye burada niye kimyasal silah kullansın ki hiç akıl alacak bir şey midir? Hem böyle bir şey yaşanmış olsa orada bu saldırıdan etkilenen niye sadece çocuklar olsun ki? Yoksa büyükler kimyasala karşı aşılılar mı? Senaryo olarak dünya kamuoyuna gösterilen sahnelerin mizansen olduğu öyle belli ki madem böyle bir savı ileri sürenler, emperyalistler ve ortaklarıdır kanıtlamaları gerekmez miydi? Suçlanan rejim bu konuda gerekli inceleme yapılsın derken, bu gerçekleri hiç dikkate almadan kimyasal kullanılmıştır yaygarasını yapan emperyalist dünyanın, AKP ve sarayın maksadını anlamak bu kadar zor mu?

Görüldüğü gibi başta ABD olmak üzere Fransa ve İngiltere egemen bir devlete karşı uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak bir saldırı düzenlemişler, bölge ve dünya halklarına gözdağı vermenin de ötesinde gerektiğinde nasıl insanlık düşmanı saldırılara başvuracaklarını bütün çıplaklığı ile göstermişlerdir. Amerika ve emperyalist ortaklarının sicili bozuktur. Sicili bozuklar geçmişte nasıl Irak’ta nükleer silah var yalanı ile Irak’a saldırıp işgal ettikten sonra milyonlarca insanı katletmişlerse şimdi de benzer bir yalana başvurarak aynısını Suriye’de gerçekleştirmek istemektedirler. Eğer Suriye’de daha ileri gidilmemişse bilinmeli ki bunun nedeni orada Rusya ve İran’ın bulunmasıdır. Çünkü özellikle Rusya burada savaşın seyrini değiştirecek caydırıcı bir güce sahiptir. Bu yüzden de yapılan saldırı kontrollü bir sınırda kalmıştır.

Geriye dönelim kısa bir çıkarsamada bulunarak emperyalistlerin, AKP ve saray iktidarının gerçek yüzünü gözlerimizin önüne bir getirelim. Kim ne söylerse söylesin, bugün bölgede onca kanlı katliamları gerçekleştiren ne kadar İslami terör örgütü varsa ABD tarafından kurulup donatılmış, AKP iktidarı tarafından da her aşamada yardımcı olunmuştur. Bu insanlık düşmanı yapılar aşamalı olarak devreye sokulmuş, devamında ise yine bu örgütler bahane edilerek Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına karşı ağır suçlar işlenmiştir. Bugüne kadar sözü edilen İslami terör örgütlerinin bir kez bile İsrail’e ve emperyalistlere karşı herhangi bir saldırı düzenlemiş olduğunu sizler gördünüz ve işittiniz mi? Türkiye’yi bunun dışında tutuyorum çünkü bu örgütlerin hedefinde büyük ölçüde emperyalistlerin yönlendiriminde bizim ülkemiz vardır.

Suriye’ye yapılan saldırı kadar, bu saldırıyı desteklemek de büyük bir insanlık suçudur. Daha yakın zamana kadar Suriye’ye yapılan saldırıları ortaklaşa yürüten ve destekleyen AKP iktidarı olmuştur. Bu saldırıların sonucu ortaya çıkan nedenlere bağlı olarak AKP ve saray iktidarı emperyalistlerle ortaklığından biraz olsun uzaklaşmış görünse de gerçekler hiç de sanıldığı gibi değildir. Değildir çünkü Suriye halkının üzerine son model füzelerle saldırılırken AKP ve saraydan gelen açıklamalar iç bulandırıcı bir o kadar da sonuçları olacak açıklamalardır.

Sırasıyla Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’de kimyasal silahlarla, o yavruların düştüğü durumu tasvip etmemiz mümkün değil. Bunun faili kimse ödemeli” der ve Beşar Esad ve Suriye’ye karşı ağır saldırılarda bulunurken, Binali Yıldırım da Erdoğan’dan geri kalmamış, “Suriye’deki alçak rejimin katliamları 7 yıldır sürüyor. Sadece kimyasal silah kullanıldığında mı, sizin insanlığınız aklınıza geliyor? Bu operasyonu olumlu bir adım olarak görüyoruz. Kalıcı barış için daha fazlasına ihtiyaç var” diyor. Çavuşoğlu, AKP sözcüsü, Mahir Ünal, Bakan Bekir Bozdağ ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlarından İbrahim Kalın da aynı türden açıklamalar yaparak gerçek yüzlerini, ne denli emperyalizme bağlı olduklarını göstermekten çekinmiyorlar.

Komşumuz Suriye’ye yönelik bu ağır saldırı karşısında sevinçlerinden neredeyse teneke çalar havada olan iktidarın sözcüleri gördüğünüz gibi gerçeklerden o kadar uzaklaşmışlar ki, her şeyden daha çok bir anda emperyalizmin çıkarlarını savunur hale gelmişler. Demek ki neymiş, ayinesi işmiş kişinin lafına bakılmazmış. Her fırsatta ABD’sine ve AB ülkelerine eyy bilmem kim diye bağırıp çağıran Erdoğan’ın söylediklerine değil yaptıklarına bakmalıymışız.

Unutmayalım AKP Türkiye için emperyalistlerce sahneye sürülen bir projeydi, bu yüzden de proje olarak kurulan ve 16 yıldır iktidarda bulunan AKP ve saray iktidarı da üstüne düşen vazifeyi eksiksiz yerine getiriyorlar. Sonuç olarak saldırı ve savaş örgütü olan NATO’nun Genel Sekreteri de 26 Nisan günü ülkemizde olacakmış. Ne konuşulacak diyorsanız söyleyelim, biraz ayarı kaçmış olan AKP ve saray iktidarının ayarı düzeltilecek o kadar. Sonrasında ne olur diye merak mı ediyorsunuz? AKP ve saray iktidarı daha doğrusu tek başına Recep Tayyip Erdoğan güvenilmez biri olarak İran ve Rusya ile işi götürmeye çalışır ancak bundan sonraki masada yeri de hak ettiği kadar olur. Bunu da iyi bilelim.

Ve sözümüzü; AKP ve saray iktidarına karşı niye bu kadar sevindiklerini sorarak bitirelim. Çünkü ortada insanlık dışı bir saldırı söz konusudur, böyle bir duruma sevinmek de kimseye nasip olmasın derim.

Malum sonuçları itibari ile müthiş onur kırıcıdır da…