turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


‘AL PAPAZI VER PAPAZI’

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 NİSAN 2018

Ülkemizde bağımsız mahkemeler var. Ne kimseden emir alır ne de kimsenin isteğine göre davranıp karar verir. Maddi kanıtlara bakar, ortada bir şey varsa basar verir kararı kimse de bir şey yapamaz. Hani Türkiye’nin sorunları az ya başımıza bir de papaz belası çıktı. İzmir’de tutuklanan papaz Türkiye kamuoyunun bildiği gibi casuslukla suçlanıyor. Üstelik casus olduğu da AKP ve saray iktidarının açıklamalarına bakılırsa kesin gibi bir şey. Durum bu merkezdeyken papaz Amerika ile iktidarın arasında pazarlık konusu oluyor. Amerika her fırsatta bastırıyor ki, papaz serbest bırakılsın. Bu konuda yargıdan çok iktidarın borusu öttüğü için hukuk yerine emir demiri kesiyor ve papazı da pazarlık için içerde tutmaya devam ediyoruz. Alver işi ABD ve iktidar arasında konuşulurken kimsenin aklına yahu bizim ülkemizde hukuk var, yargıçlar var siyasi iktidarın pazarlık konusu yapmaya hakkı yoktur, eğer papaz suçluysa alır cezasını oturur değilse serbest bırakılır denilmiyor. Aksine hukukun devreden çıktığını gösteren tutum ve davranışlara tanık oluyoruz. Bildiğiniz gibi daha önce de Almanya ile benzer sorunlar yaşanmış ve gazeteci onca suçlu olduğu iktidar tarafından dile getirildiği halde serbest bırakılmış böylece de yargı yerine iktidarın borusu öterek durum tatlıya bağlanmış olup bitmişti. Yani sizin anlayacağınız tutuklanan gazeteci suçlu olmadığı halde uzun sürede içerde kalmıştı.

Şimdi ise ABD’li papaz için de aynı şeyi yaşıyoruz. Hukuk yerine devrede siyasi iktidar var. Duruşmadan önce ve sonra Recep Tayyip Erdoğan papazla ilgili casusluk suçlamasını yinelediği ve bırakılmayacağı yönünde irade beyan ettiği için yargının kararı değişmedi papazın da tutukluluğuna devam kararı verildi. Karardan sonra ise Recep Tayyip Erdoğan sesinin tonunu daha da arttırarak Amerika’ya; “Al papazı, ver papazı” diyerek tartışmayı şimdilik bağlamış oldu. Bizler de bir kez daha bizim ülkemizde AKP ve saray iktidarı ile birlikte hukukun nasıl işliyor olduğunu öğrenmiş olduk.

Şimdi gelelim Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un açıklamalarına. Macron Suriye’nin füzelerle vurulması ile ilgili olarak açıklama yaptı ve amaçlarının Türkiye ile Rusya’nın aralarını açmak olduğunu, sonuç da sonuç aldıklarını söyledi. Bunun üzerine Suriye’nin emperyalistlerce vurulması ile ilgili olarak açıklama yapan iktidar çevreleri, geç kalındığını mı söylemediler, bu kadar yetmez arkası gelmelidir mi demediler, Esad’a ve Suriye’ye yönelik kabul edilemez açıklamalar mı yapmadılar, özetle söylersek saldırganları öven onları desteklediklerini söyleyen açıklamaları peş peşe yaparak hem Türkiye kamuoyunu hem de emperyalistleri şaşırtan zirve yapan açıklamalar yapınca Macron da kalktı haklı olarak amaçlarına ulaştıklarını açıklayıverdi.

Bu açıklamaların dozuna bakmayan Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Mevlüt Çavuşoğlu Suriye’nin füzelerle vurulması sonrasında yaptıkları açıklamaların ne anlama geldiğini bilmiyor olmalılar ki yeniden koro halinde Macron’a yönelik sözler söylemeye başladılar. Trump’undan Macron’una ve İngiltere başbakanı’na kadar ne malın gözü olduklarını dünya kamuoyu da biliyor kendi kamuoyları da. Ancak bir şey daha var ki, açıklamanın dozunu kaçırmanın ötesinde bir zihniyet anlayışıyla ortalığa dökülen AKP ve saray iktidarının sözcüleri sanırız ne söylediklerinin kendileri farkında değiller ki celallenip verip veriştiriyorlar.

Suriye halkının ve Suriye devletinin emperyalistlerden çektiklerini dünya alem biliyor da her ne hikmetse bir tek bizimkileri bilmiyorlar bölgede ne olup bittiğini. Bu yüzden de tepkilerle karşılaştıklarında tornistan yapa yapa ayarı bozulmuş olan bir iktidarın ve bu iktidarın sözcülerinin dikkate alınabileceğine kim inanır ki değil mi?

Ve NATO Genel Sekreteri Türkiye’de. Görüşmeleri bir yana, alışılmadık şeyler yaşıyoruz. Adam Havuz Medyasına satılan CNN’de televizyona çıkarak Türkiye’nin öneminden dem vurarak, AKP ve saray iktidarını yeniden yörüngesine oturtmak istiyor. AKP ve saray iktidarı da çoktan yörüngeye girmeye razı ki kendisinin yapılan bu durumu olağan karşılıyor ve hatta belki de bizzat kendileri ayarlamıştır böyle bir televizyon programını. Saldırı ve savaş örgütünün başındaki Stoltenberg de böylece insanlık düşmanı politikalarını cici bici göstermeye çalışıyor.

Neyse uzatmayalım; Türkiye gerçekten de AKP ve saray iktidarının elinde neredeyse oyuncağa çevrildi.

Akılları başından çoktan gitmiş olanların akıllarını başına getirecek değiliz, buna gerek de duymuyoruz.

Ancak bunları iktidardan alaşağı edip gönderecek demokrasi güçlerinin her zaman yapabilecekleri çok şey de gücü de vardır.