turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİLİNEN BAHÇELİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 NİSAN 2018

Bahçeli’nin seçimlerin erkene alınması gerektiğini açıklaması bir yana kullandığı sözcüklere bakmak gerekiyor. Seçimler; erken ya da geç yapılabilir. Bunun çok da önemi yoktur. Ancak Bahçeli’nin bu ülkenin insanlarını daha da birbirlerine düşman edecek açıklamaları sözüm ona kendilerini “milli ve yerli” olarak kamuoyuna lanse etmeye çalışan kesimlerle ilgili olarak ne kadar tehlikeli bir zeminde siyaset yaptıklarını bir kez daha göstermiş oldu.

Öyle anlaşılıyor ki, Bahçeli’ye göre Türk olmak kendilerinin tekelinde bir şey. Türk olmakla ilgili her fırsatta açıklamalarda bulunmanın da bize öyle geliyor ki bir sıkıntıdan kaynaklandığı bir gerçek. Burada değerli Ömer Gürcan’ı anmadan geçemeyeceğim. Sık sık birileriyle bir tartışmaya oturduğumuzda tartışmacılardan biri her iki sözcüğünden birinde sosyalist olduğunu ya da etnik kimliğini açıkladığında Gürcan da lafın bir yerinden girer ve derdi ki; “bende erkeğim.” Bahçeli’ninki de o hesap kendisinden ve partisinin Türklüğünden bir kuşkusu olmalı ki sık sık yineleyip duruyor. Haydi, bunları geçelim Sayın Bahçeli, siz Türk’ün hasısınız diyelim ee ne olacak, bu sizin ve desteklediğiniz iktidarın ekonomi politikalarını, dış politikasını, çalmaları-çırpmaları, ihale yolsuzluklarını, har vurup harman savrulmasını, ülke varlıklarının ve özelleştirme adı altında ülkenin en stratejik fabrikaları, kurum ve kuruluşlarının satıp savulmasını, ülkemizde özgürlüklerin kırıntısının bile kalmadığını, yönetemez konuma düşmüş AKP ve saray iktidarının ve sizin düştüğünüz gülünecek halinizi değiştirir mi?

Partinizi dağıtmışsınız, deyim yerindeyse kayışı kopartmış yüzde beşlerin altına düşmüşsünüz ama ortalıkta Ali kıran baş kesen havasında dolanıp duruyorsunuz. AKP iktidarının 16 yıllık iktidarını tek tek ele almasak bile Suriye’nin ABD, Fransa ve İngiltere tarafından füzelerle vurulması sonrasında AKP ve sarayın yaşanan krizi nasıl idare etmeye çalıştığına bakıp Recep Tayyip Erdoğan’a yontan yersiz, gereksiz yontma hamlesine girişmez, erken seçim yapılması gerektiğini de bu dar görüşlü ve işe yaramaz saptamalara indirmezdiniz.

Anlaşılan önlenemeyen ekonomik gidiş sizi de ürkütmüş olmalı ki, selin önünden ne kadar kütük kaparsam kâr diye düşünüyor ve bir an önce yapılacak erken seçimlerde parlamentoda temsilinizi artırmak ve sizi terk edenlere ders vermeyi düşünüyorsunuz ya, mecliste temsil sayınızın kaç olursa olsun bir işe yaramayacağını unutmuş görünüyorsunuz. Tabi dibe vurmuş halinizle, partili cumhurbaşkanlığı hükümet şekliyle sarayda kapmayı düşündüğünüz makam ayrı. Ancak diyelim ki erken seçim oldu sizin dediğiniz yönde de bir sonuç elde ettiniz (bu asla olmayacak ya) ne yapacaksınız, elinize Musa’nın sihirli asası mı geçecek de her dediğinizi olduracak ortalığı güllük gülistanlık bir ortama çevireceksiniz?

Ekonomide kötü gidişin önünü kesemeyeceksiniz. Türkiye yeniden NATO ve ABD’nin oyunlarına gelip sorunları daha da ağırlaşan bir ülke olmaktan kurtulamayacak. İşte o zaman öyle bir tonga altına gideceksiniz ki yazgınızı da dünyadaki bütün benzerleriniz gibi kendi ellerinizle yazmış olacaksınız. Bugün saat 13.30’da sarayda öve öve göklere çıkardığınız Erdoğan’la görüşüp yaptığınız açıklamanın karşılığı Erdoğan’da var mı yok mu göreceksiniz. Olsa da olmasa da durumunuz değişmeyecek. Dibe vurmaktan ve bir çıkrık gibi tarihin hükmüyle bir kenara atılmaktan asla kurtulamayacaksınız.

Türkiye’de demokrasi güçlerinin sabrını 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumda hile ve YSK’nın hukuk bilmez anlayışıyla geçirdiğiniz Anayasa değişikliğinde olduğu gibi bu kez “biz kazandık” oldu bittisine başvurmanız kolay olmayacak. Anayasa referandumunda demokrasi güçlerinin neler yapabileceklerini gördünüz. Bu seçimlerde daha da fazlası yapılacak kesin. Demokrasi güçleri bu kez üstlerine düşeni fazlasıyla yapacak ve sizlerin dinci, gerici, faşist iktidarınıza geçit vermeyecektir.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bu konuda üstümüze düşen görevi yerine getirecek, mali yetersizlikler yüzünden beklettiğimiz 22 il ve 49 ilçe açılışını bir an önce gerçekleştirme yoluna gidecek, demokrasi güçleriyle ortaklaşa bir güç olarak karşınıza çıkacağız.

İşte o zaman sizler de el mi yamanmış, bey mi görecek, milyonları daha fazla raptı zapt altında tutamayacaksınız.

Yani, yanisi şu sizin erken seçim korkutmalarınıza kimse pabuç bırakmayacak, siz de TBMM Grup toplantısında görüntünüze bakıp bakıp kendiniz korkacak, kendiniz kendi halinizden ürkeceksiniz.