turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NE AŞAĞILAMA BU NE HAKARET

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 NİSAN 2018

Ülkemizde gerici ve faşist iktidarlar her türlü naneyi yer sonra da dönüp yedikleri bu naneleri Türk ve Türk milletine mal ederler.

Her ne hikmetse bu tür yaklaşımlar da her defasında tutar ve halk düşmanları ihya olur niyeyse?

Bildiğiniz gibi MHP Genel Başkanı aynı kirli suda bir değil bin kez yıkanma kerameti göstermesiyle ünlüdür. Hangi çevreler kulağına üflemişse artık AKP’nin iktidara gelişinin kapılarını da Bursa’daki konuşmasında o aralamıştı. 3 Kasım 2002 yılından bu yana da AKP ve saray iktidarı ülkenin ensesinde boza pişirmekte, dinci, gerici ve faşist bir iktidarın yaptıkları neyse onu yapmaktadır.

Aynı Bahçeli Salı günkü partisinin grup toplantısında sanki hiçbir şeyden habersizmiş gibi erken seçim isteyerek Malazgirt’ten girip Kurtuluş Savaşı’ndan çıkarak “Türk ve Türk Milleti”ne en büyük hakaret anlamına gelecek sözler söylemiş, ertesi gün ise sarayı boylayarak bel büküp gerdan kırarak haşmetmeaplarının huzurunda olmanın mutluluğu ile görüşmüşler ve bir kez daha iki parti lideri Türk ve Türk Milleti’ni ketenpereye getirmişlerdir.

Öyle ya; Türk Milleti demek; bu iki parti başkanının sözlüğünde ne söylenirse kanan, kendisine hak ve özgürlükler istemeyen, vurguna, talana, ihale yolsuzluklarına, çalmaya çırpmaya, her türlü yolsuzluklara gıkı çıkmayan, baskı ve zulme boyun eğen basit bir topluluktan ibarettir. Bu yüzden de her türlü dolabı çevirip sayısız kez “Türk ve Türk Milleti” dedikleri topluluğun karşısına çıkabilmektedirler.

İşin özüne bakılırsa dünyanın hiçbir ülkesinde kendi halkını bu denli aşağılayan yöneticiler yoktur. Varsa da bile onların öyküleri kısa süren öyküler olmuştur. Adam; emperyalistlerin komşumuz Suriye’ye karşı füze saldırılarını göklere çıkarıp geç bile kalındığını söylüyor amma bu aşağılık yaklaşımı dile getirirken bile Türklük ve Türk Milleti kavramını birlikte teleffuz etmekten çekinmiyor. Adamlar en aşağılık katliamlara övgü düzecek kadar şirazeden çıkmışlar velakin bu yalan ve komplolarına bile Türk Milleti’ni alet etmekten çekinmiyorlar. Bizler bunların ne zaman sıkıştıklarını görsek Malazgirt’ten alıyorlar masallarını sanki Kurtuluş Savaşı’nda esamileri okunmuş gibi Kurtuluş Savaşı’ndan çıkıyorlar. O Kurtuluş Savaşı sonucudur ki yeterlidir veya değildir, çağdışı Osmanlı sultasını sona erdirmiş, cumhuriyetin kuruluşu ile taçlanmış bir emperyalizm karşıtı savaştır. Şimdi Kurtuluş Savaşı sonrasında ülkemizin kat ettiği çağdaşlık anlamında mesafeyi yok eden bir iktidarın kulu kölesi haline gelmiş Bahçeli’nin “Türk ve Türk Milleti” sözlerini ağzına almaya hakkı var mı acaba?

Bizim ülkemizde iyi kötü 1908’lerden bu yana seçimler yapılır ve bu konuda bir ölçüde de olsa başarı kazanılmıştır. AKP iktidarı ile birlikte bütün kazanımların yok edildiği, seçim yasaları çıkarılarak her türlü hileye hurdaya yol açıldığı, bir ortamda bizler seçime gidiyoruz. Hem de 2 yıldır tartışmasız bir teskere ile uzatılan OHAL koşullarında. Demem odur ki Türk ve Türk Milleti denildiğinde sizin aklınıza her türlü sahtekarlık geliyor olmalı ki her defasında çıkarınız için Türk ve Türk Milleti’ni istismar etmekten çekinmiyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde OHAL altında seçimlere gidilemez gidilse bile hakkaniyet sayılmazken bizler kaçıncı kez OHAL altında seçimlere gidiyoruz. Sizlerden; OHAL altında seçimlere gidilmesini, sandıklarda her türlü hilenin yapılmasını, YSK’nın oylama saati bitmeye yaklaşmışken mühürsüz oy zarfları ve oy pusulaları ile kullanılan oyların geçerli sayılmasını Türk ve Türk Milleti mi istedi?

2 Ay içinde seçimleri yapın, devletin kasasını, arabalarını, polisini, askerini ve yargısını çıkarınıza istediğiniz gibi kullanın diye Türk ve Türk Milleti mi istedi de gözümüzün içine baka baka nane yemeye devam ediyorsunuz?

Evet, Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan; yetti artık bu millete yaptığınız hakaretler. Yetti artık milyonları keriz yerine koyuşunuz. Ama bu kez oyununuz sökmeyecek, çok önemli şeyler yaşanmazsa eğer kökünüzle kömçeğinizle iktidardan gönderilecek ve aşağıladığınız Türk ve Türk Milletinden öyle bir tokat yiyeceksiniz ki; uydurduğunuz Osmanlı tokadı bunun yanında devede kulak kalacak sizler de cin çarpmışa dönüp kendi karanlığınıza çekileceksiniz.

Bir şey daha var.

Bu numarayı belki de İyi Parti’yi seçimlere sokmamak için yaptınız bilemiyoruz ama bir iki gün içinde nasıl olsa öğreneceğiz işin iç yüzünü.

Ki eğer böyleyse tüm muhalefet partileri OHAL altında seçimlere gitmekte dahil reddederek getirilen bu baskın seçimi boykot etmeli ve diktatörlük heveslilerine günlerini göstermelidir.

Çünkü durum bu kadar vahim olduğu kadar önemlidir de.

Yoksa Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a Meydanı bırakırsak; onların oldu da bitti maşallah numaraları çoktan hazır bile…