turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


FAŞİZM Mİ? İŞTE FAŞİZM!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 NİSAN 2018

Saray sultasında TBMM’nin hiçbir önemi kalmadı. Recep Tayyip Erdoğan istediği gibi aklına eseni kanun sayıp yoluna devam ediyor. Bu arada da meclise arada sırada da olsa iş düşmüyor değil. Örneğin dün erken seçim kararı hop geçiriliverdi. Hemen arkasından da HDP’nin Urfa Milletvekili Osman Baydemir’le Hakkari Milletvekili Selma Irmak’ın milletvekillikleri düşürülüverdi. Neymiş efendim her iki milletvekili de ceza almışmış. Eh ülkemizde hukukun bu denli ayaklar altına alındığı bir dönemde iktidarın bir şeylere sığınması anlaşılır, çünkü AKP ve küçük ortağı MHP’nin dinci, gerici, faşist anlayışı yüzünden ortada ne kural söz konusu ne de olağan bir işlerlik. Bugüne kadar HDP’nin seçilmiş belediye başkanları ve Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş başta olmak üzere pek çok milletvekili ya cezaevlerine atıldı ya da milletvekillikleri düşürüldü.

Erken seçim kararı alındığının günün ertesi, 24 Haziran sonrasını beklemek gereği bile düşünmeyen AKP ve küçük ortağı MHP yüzünden ülke öyle bir barut fıçısına döndürüldü ki normal futbol karşılaşmaları bile yapılamaz oldu. Dün, FB ve BJK arasındaki futbol maçı bunun en somut örneği. Biliyoruz iktidara karşı özellikle de Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik etkili bir çıkışta mı bulunuldu hemen yaptırımlar hazır. Bugün HDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş içeri atılmışsa nedensiz midir? Demirtaş ki Recep Tayyip Erdoğan’a “seni başkan yaptırmayacağız” diyen kişi olup Türkiye kamuoyunda dikkate alınan ve sevilen bir politikacıdır. Şimdi çeşitli entrikalarla içerdedir ve de çok önemli bir durum olmazsa cumhurbaşkanı adayıdır. Çok önemli bir durum diyoruz, çünkü Selahattin Demirtaş aday olabilirse %15’lerin üstünde bir oy alma potansiyeli olan kişidir.

Hani ülkemizde yaşanan bunca olaylara baktığımız zaman ve de hiçbir şey yokmuş gibi HDP’li milletvekillerinin milletvekilliklerinin arka arkaya düşürülmesini anlamak istiyor sanınız nedeninin ülkemizde demokrasinin kırıntısının olmaması ve faşist bir diktatörlüğün egemen olduğu şeklinde de okuyabiliriz. İşte bu yüzdendir ki, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi bekleyen Türkiye’nin sol ve sosyalist çevreleri boş teneke tangırdatmaktan bir an önce vazgeçmeli faşizme karşı demokrasi güçleri geniş bir birliktelik sağlayarak faşizmin karşısına dikilmelidirler. Bu mücadelenin hiç kuşku yok ki içinde CHP’nin yeri tartışılmayacak denli ortadadır hem de sonucu belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu yüzden de mümkün olduğu kadar demokrasi güçlerini parçalayıcı tutum ve davranışlardan uzak durulmalı, tıpkı 16 Nisan 2017’de oluşturulan HAYIR BLOK'U benzeri bir ortak davranış daha da ileri götürülerek güçlendirilmelidir. Bunun için herkes ama herkes madem çok büyük tehlike konusunda düşün birliği halindedir bu anlayışa uygun davranmayı da hiçbir şekilde göz ardı etmemelidir.

Bu arada HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın sesine kulak verilmeli “seni başkan yaptırmayacağız” Selahattin Demirtaş’ın sözü bütün ülkede dalga dalga yayılmalıdır.

Kim ne söylerse söylesin karşımızda her anlamda iflas etmiş ve yönetemez duruma düşmüş bir AKP ve saray iktidarı ve bu iktidarın küçük koltuk değneği MHP vardır. İktidarın izlediği politikaların sonuna gelindiği için artık çark da döndürülemediğinden iktidar bir an önce daha da zor durumlara düşmeden seçimleri kazanma peşindedir. Bu yüzden de tarihimizin en hileye açık ve en zor seçimleri olacak olan 24 Haziran seçimlerinde bir sürü Alicengiz oyunları sahnededir. Bugün İyi Parti’nin seçimlere sokulmama gayretleri de iktidarın oyunlarının bir parçasıdır, bir parçası olmaya da devam edecektir. Bu konu ne kadar gündemde tutulur ve İyi Parti’nin önü kesilmeye çalışılırsa bu gayretler iktidara bir şey kazandırmayacak aksine çok şey kaybettirecektir. Bu yüzden de iktidarın başvurmak istediği hileler ve zorbalıklar bumerang örneğinde olduğu gibi gelip kendisini vuracaktır.

Zaman sınırlıdır. Zamanı en iyi kullanması gereken partilerden birisi de hiç kuşkusuz CHP’dir. CHP hesaplarını istediği gibi yapabilir, ancak bugüne kadar çeşitli parti sözcülerinin belirttiği gibi davranılırsa sonuç çok daha kısa sürede demokrasi güçlerinin çıkarına çevrilebilir ve hileci, hurdacı kesimler tarihin en önemli yenilgisini alarak amaçlarından uzaklaştırılmış olur. Umarız ve bekleriz CHP ve diğer demokrasi güçleri parlamenter sistemde ve demokrasi mücadelesinde içtenliklidir. Eğer böyleyse AKP ve saray iktidarı ile birlikte MHP tarihin çöp sepetine atılmaktan yakayı kurtaramayacak, değilse bir başka seçim tarihini kurtuluş olarak ifade edenlerin de ne inandırıcılığı kalacak ne de 24 Haziran seçimleri sonrasında şu an bulunduğumuz noktada olacağız.

Eğer amaçlarımızı doğru saptamış ve oyunu kurallarına göre oynamayı ilke edinmişsek sorun yoktur.

25 Haziran sabahı gerçekten de aydınlık bir güne uyanmamız her zamankinden daha fazla bir olasılıktır.