turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


23 NİSAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 NİSAN 2018

Dün mecliste tartışmalara tanık olduk. Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması sonrasında ayarı iyice bozulan AKP milletvekilleri kavgaya hazır barut fıçısı gibiydiler. En iyi savunma saldırıdır düşüncesinde olan AKP milletvekilleri tam da bu sözün ruhuna uygun bir davranış sergilediler. AKP’nin kadın milletvekilleri Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını boğuntuya getirmek için bambaşka bir hava yarattılar. Yarattıkları havanın altında da kuşkusuz kendileri kaldılar kalmasına da onlar yine de yavuz hırsız ev sahibini bastırır havasındaydılar. Kürsüden AKP’li kadın milletvekiline “sizin benimle bir sorununuz mu var” diye seslenen Kılıçdaroğlu, AKP’li kadın milletvekillerinde bir değişiklik olmadığını gördükten sonra da onları, “dedikodu yapacaksınız dışarı çıkın” demesi üzerine ayarları iyice kaçan AKP kadın milletvekilleri havayı daha da sertleştirdiler.

Bu kadar mı? Çıkışlarıyla hiç gündemden düşmeyen ve İyi Parti’nin bir sonraki seçime girebileceğini söyleyen Mustafa Elitaş; Meclisi de karıştırdı, aslı astarı olmayan Kılıçdaroğlu’na yönelik bir kağnı laf etti. CHP Milletvekili Özgür Özel’in yanıtı karşılığını bulunca AKP’li milletvekillerinin ayarı iyice kaçtı ve havayı daha da sertleştiren bir tutum sergilediler. Konuya dahil olan Başbakan Binali Yıldırım ise söylenenin aksine Ilgaz Tüneli’nde saklandığını es geçerek uçaklara fetöcüleri vurun emri verdiğini söylerken titremekten hem mikrofonu düşürecek hem de kendisi oraya yığılıp kalacaktı neredeyse.

Bu sırada mecliste bulunan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise daha fazla duramayarak meclisi terk etti ve meclisin seviyesizliğinden girip Özgür Özel’e nasıl göstereceğinin açıklamalarını yaparak sinir katsayısını düşürmeye çalıştı. Ancak Erdoğan’ın sinir katsayısı düşmediği gibi aksine YSK’yı da hedef alarak niye cumartesi günü İyi Parti ile ilgili bir karar vermediklerinin eleştirisini yaptı. Erdoğan’a göre YSK kararını sarkıtmasa cumartesi verseymiş CHP’den de 15 milletvekilinin İyi partiye geçmesinin önü kesilecek böyle bir rezalet de yaşanmayacakmış. Yani sizin anlayacağınız İyi Parti’nin seçime girmesi engellenecekmiş.

Bu arada meclis kürsüsünde oturan İsmail Kahraman’dan arayı yumuşatıcı çabalar izledik. Sözde TBMM hepimizinmiş, 23 Nisan’ı hep birlikte ne güzel kutluyormuşuz. Birbirimizi ötelemeden, itelemeden davranmalıymışız ve AKP’nin TBMM’nin işlevini yitiren girişimlerini göz ardı ederek ne güzel birbirimizle dayanışırmışız yönünde çıkışlar izlerken havası birdenbire değişti. Çünkü HDP sözcüsü Kürt illeri dediği için tepesi attı ve HDP sözcüsünü oturumdan atmak için işlem başlatacağını söyledi. İşin rengi değişmişti. HDP sözcüsü bir kez daha ayarlarını bozmuş ve bir sürede tartışmalar bölmek, böldürtmemek ve bayrak üzerinde yapıldı. Yani işin özü gelenekselleşmiş 23 Nisan meclis oturumu da böylece kökü derinlerde olan sorunların su yüzüne çıktığı tartışmalarla yeni boyutlar kazandı.

Tartışmaların gergin ortamı meclis resepsiyonunda da devam etti. AKP ve MHP’lilerin ayarı bozulmuştu bir kez. “Yerli ve milli ittifak” CHP’den öyle bir gol yemişti ki nasıl davranırlarsa davransınlar acıları geçmeyecekti. Hem yapılacak olan seçimler bu yeni hamleyle birlikte iyiden iyiye kaybedilir hale gelmiş bulunmaktaydı. Hele bu adımlara yenileri de eklenirse ki eklenebilirdi artık buradan açıkça söyleyebiliriz ki bu kez demokrasi güçleri “cumhur İttifakı'na hak ettiği dersi verecek ve tarihe karışmaları gerekenler bir çıkrık olarak tarihin en derinine gönderilip işleri bitirilecekti. İşte bu yüzden AKP ve sarayın sinir katsayısı kolay kolay inecek gibi görünmüyor. Aksine gerginlikten beslenen bir iktidarla karşı karşıya olduğumuz için bu gerginlik iktidar tarafından daha da ileriye götürülebilir. Sonuçları ile ilgili olarak kazanmaktan başka hiçbir çıkış yolu kalmayan iktidarın çok da derdi değildir.

Demokrasi güçleri için bir kez daha bir anımsatma yapmayı yararlı görüyorum.

1 Mayıs kutlamaları ve dayanışması demokrasi güçleri için bir yükseliş tarihi olmalı ve bu çıkış 24 Haziran’a kadar artarak devam etmelidir.

İşte o zaman AKP ve saray iktidarının yerinde yeller esmesi kaçınılmazdır, bu fırsat iyi değerlendirilmelidir.