turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇEKİLDİK İZZETİ İKBAL İLE BAB-I HÜKÜMETTEN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 NİSAN 2018

Kim Fetöcü kim değil, AKP ve sarayın marifetiyle iyice belirsizleşti. Gerçi AKP’lilerin neredeyse tamamına yakını “Hoca Efendi” der, başka bir şey demezdi ama ona da bir çare bulup pek çok kimse Fethullahçı olmaktan yakayı kurtarıverdiler. Kıstas nasıl belirlendi diye sorarsanız anımsatalım 17-25 Aralık 2013 tarihi baz alındı. Bu tarihle birlikte Fetönün karşısına geçenler fetöcü değildi, irade beyan etmeyenler ise Fetöcü sayıldılar.

Geriye dönüyorum ve Bülent Arınç’ı anımsıyorum da, o da yangın Fetöcüydü Fetöcü olmasına da, onun için kıstas susması yeterli sayıldı. O da susup aktif siyasetten ayrıldığını söyleyip neredeyse kendisini unutturdu, taa ki Recep Tayyip Erdoğan kendisini anımsayıp Beştepe’deki saraya çağırıncaya kadar. Çağrıldığında naz etmedi, ben aktif siyaseti bıraktım demedi, koştura koştura yüzünde gülücüklerle saraya gitti. Sarayda Recep Tayyip Erdoğan’la ne konuştular, zülfü yâre dokundular mı, dokunmadılar mı bilemiyoruz ama görüşmeden çıkan Bülent Arınç; kısa bir açıklama yaptı ve yol arkadaşlarını incitecek bir şey yapmayacağını, bu anlamda AKP’li olduğunu da ihmal etmeden; “biz davamıza ihanet etmeyiz” diyerek ayrıldı oradan.

Buraya kadar ne iyi değil mi? Bülent Arınç davasına ihanet etmezmiş. Recep Tayyip Erdoğan’ı da incitecek bir şey yapmayacakmış. Bu sözleri söylemek iyi güzel de siz değil miydiniz Necmettin Erbakan’ın dizi dibinden kaldırılıp taa uzaklardan bir emirle AKP’yi kuran? Necmettin Erbakan sizin dava arkadaşınız değil miydi? O davaya ihanet edip ayrılırken hiç de böyle düşünmemiştiniz de şimdi mi geldi davanıza ihanet etmemek Sayın Bülent Arınç?

İnsanoğlu bir garip. Dün böyle davranır ihanet sayılmaz, bugün başka türlü davranırsa ihanet ettiğini düşünür. Gerçi; Bülent Arınç daha önce de birçok kez kendisiyle çelişti biliyoruz da, bu kez saraya çağrılmış olması ve davadan söz edip Recep Tayyip Erdoğan’ı incitmek istemediğini söylemesi düşündürücü. Sayın Arınç, sanırız iki cami arasında kalmış beynamaz konumuna düşürülmüş. Öyle ya bir zamanlar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’le tartışmaya girmişti de neler söylemişti neler. Ankara’nın parsel parsel satıldığını açıklayacaktı unuttu gitti. Tartışmayı da Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarısı ile yarıda kesip ortadan sıvışıverdi. Bu yüzden de bizler Bülent Arınç nasıl bir dava insanıdır iyi biliriz.

Bir şey daha var. Bazıları Bülent Arınç’la ilgili konuşur ve bir düşünce ifade ederken; dürüst adamdır, çalmadı çırpmadı demeyi ihmal etmezler. İyi güzel de be kardeşim Bülent Arınç madem sizin söylediğiniz gibi dürüst ve çalmayan çırpmayan kişi de nasıl olmaktadır da çalma çırpma merkezi haline gelmiş bir siyasi odağı incitmekten bu kadar korkar da dava adamı olduğunu söyleyip tapanlayıp geçer öyleyse? Sizce hiç olacak iş midir yani?

Şimdi Bülent Arınç, geçmiş karşımıza bir de ÇEKİLDİK İZZETİ İKBAL İLE BAB-I HÜKÜMETTEN dercesine aktif siyasetten uzaklaştığını söylüyor. Bize göre ortada kırk tane fırıldaklık var. Bütün bunlara karşın çıkıp da adam gibi Türkiye kamuoyuna verecek bir mesajı olmayanlar nasıl insanlardır acaba hiç düşündünüz mü? Doğrusu bu konuyu biz doluya koyuyoruz almıyor, boşa koyuyoruz dolmuyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Bülent Arınç abisini çağırıp konuşması bir önemli konuya daha işaret ediyor.

Recep Tayyip Erdoğan bu kez kazanamayacağını anlamış görünüyor. Yoksa ne Bülent Arınç’ı çağırırdı ne de bir başkasını. Çünkü bizim bildiğimiz Sayın Erdoğan’ın burnu kaf dağındadır. Böylesine kendini beğenmişlik insana yanlış da yaptırır kuşkusuz. Dün birlikte yola çıkılan yol arkadaşlarının önemli bir bölümü bugün Erdoğan’la değildir. Erdoğan eğer kendisiyle yol arkadaşlığını bırakanları yeniden dizayn edip bir şekle sokmak istiyorsa bilin ki bu kaybetme çanlarının beyninde vanıl vanıl öttüğündendir. Daha kim bilir kimleri çağıracak ve birçoklarının ağzını açık bırakacaktır bilinmez. Ama konuşmalarına bakarsanız sinir kat sayısının arşı âlâya yükseldiğini görürsünüz. Malum böyle bir tutum da kaybettiğinin resmi olsa gerektir ki, böyle bir davranış ortaya koymaktadır.

Bütün acayipliklere kapı aralamış olan AKP ve saray iktidarından halkımız iyice bıkmıştır. Bir ilçe Milli Eğitim Müdürü kalkar twit atar, İsmet İnönü ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun hain olduğuna söyler. Bir Okul Müdürü kalkar; 23 Nisan dolayısı ile çocuk gösterilerini yarıda kesip böyle kıyafetler olmaz diyerek tutum alır ve çocuklar ve velileri şaşkına çevirir, daha neler yaşanır neler…

Bütün bunların hepsi de bu iktidar döneminde olmuştur.

Madem böyledir acayipliklere de tanık olacağız kuşkusuz ama Recep Tayyip Erdoğan bu kez gidicidir gidici…