turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SINIRSIZLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 MAYIS 2018

AKP VE MHP’yi bu kadar can ciğer kuzu sarması haline getiren şey nedir hiç kafa yordunuz mu?

Yormadıysanız yorun derim. Hani Bahçeli kendi aklıyla düşünmüş ve şöyle bir karara varmış ya, isterseniz sizler de oturup düşünün ve bir karara varın derim. Adam korku komiğiydi, gitti geldi trajikomik hale düştü. Baksanız ya adam partisini elinde tutmak için ne acınası hallere düştü. Partilileri kongre yapacaklardı, Bahçeli gitti Recep Tayyip Erdoğan’ın müridin şeyhin dizi dibine oturduğu gibi oturdu ve her türlü yasal olanakları tersine çevirtip MHP’nin kongresini yaptırtmayarak yerinde kaldı. Kaldı da partisi MHP de kar gibi eriyerek ufaldıkça ufaldı. Partisi ufaldıkça Bahçeli daha büyük şeyler konuştu. Konuştukları öyle anlar oldu ki boyunu aşıp arşı âlâya yükseldi. Artık ondan daha sadık, ondan daha kararlı bir Recep Tayyip Erdoğan savunucusu bulamazdınız. Şimdilerde sektirmeden bahçeli bu özelliğini en üst perdeden dillendirmeye devam ediyor.

Ancak Bahçeli de biliyor ki AKP’nin içinde tonlarca, kendisinin arkasından yürüyenlerin içinde de hatırı sayılır ölçüde çok Fetöcü olduğunu cümle alem bilmektedir. Daha düne kadar ülke genelini pıtrak gibi saran Fetöcülerin bunlar peşindeydi, onları her yerde ilericilere, demokratlara, devrimcilere ve sosyalistlere karşı ölümüne savunanlar da hiç kuşku yok ki bunlardı. Bunların geçmişte yaptıkları konuşmaların bantlarını dinledikçe görüyoruz ki meğer yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Bastırdığı için de kimsenin aklına AKP’nin en tepesinden dibine, MHP’nin de öyle içinde Fetöcü aramak akıllarına gelmiyor.

Neymiş efendim; cumhurbaşkanlığı adaylığı için 100 bin imza toplayanlara imza verecek kimselerin içinde Fetöcü var mıymış, yok muymuş savcılar incelemeliymişler. Utanmazlığın, arlanmazlığın ve yüzsüzlüğün doğrusu bu kadarına pes. Bunlar böyle giderse karşılarında yer alan bütün seçmenler için de aynı şeyi söylemekten çekinmezler. Anlayacağınız korku Drakula’sı Bahçeli ortaya böyle bir cinlik sürdü ki sonuç lehlerine dönsün. Ama görüldüğü gibi kimsenin bu Drakulalardan korkusu yok. Bahçeli söyleyeceğini söyledi, başta Meral Akşener olmak üzere tüm okkalı yanıtlar alıp kolları iki yana düşüverdi.

Bahçeli’nin bu korku hezeyanına AKP sözcüsü Mahir Ünal’da katılarak ikili bir uğursuzluk ekibi oluşturuverdiler. Bu sözleri söylerken insan gidip hiç aynaya bakmaz mı? Buradan söylüyorum her on AKP’linin kesinlikle altısı, yedisi geçmişte ya Fetöcü ya da fetöcülerle iş tutarlarken onların şimdi hepsi Fetöcü düşmanı oluyor, Fetöcülerle yolları kesişmemiş olanlar ise Fetöcü öyle mi?

Bütün faşistler yalancıdır, iftiracıdır, kara yüzlüdür. Bu yüzden de Sayın Bahçeli bu sözleri söylerken kime yarayacağını iyi bilmenin talimiyle biraz desteksiz atmış olsa bile aklını nerelere kiraya verdiği de çok açık. Daha dün hakkında söylemediğini bırakmadığı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kadar iyi ve ülke sever biri olduğunu keşfedişi de bana sorarsanız epey su götürür. Biler elbette Bahçeli gibilerini önemseyip günümüzü onunla doldurarak gün boyu gerginlik yaşayacak değiliz. Ancak bu tür davranışların da altında yatan zihniyeti yığınların bilincine çıkarmakta bizim görevimizdir. Çünkü dünyanın bütün faşistlerinin tarzı bu şekilde davranmak şeklindedir. Bu yüzden de ülkenin içine düşürüldüğü durumu ve gelecekte yaşanacak olan daha ağır koşulları bir an önce silip süpürüp çöplüğe atmak zorundayız. Bu nedenle de Bahçeli’nin söylediklerini önemsiyoruz ve 24 Haziran günü kendisine ve Recep Tayyip Erdoğan abisine demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanarak istedikleri dersi kesinlikle vereceğiz.

24 Haziran günü sandığa gitmenin ne kadar önemli olduğunu yinelemeyi gereksiz görüyoruz. Yine de gitmeyeceklere son uyarılarımızı yapmayı da çok önemsiyoruz. Boykottu, falandı, feşmekândı gibi bir dizi laf ola beri gele içi boş sözlerin arkasına sığınarak demokrasi güçlerinin ayarını bozmayı düşünenlerin söylediklerine hiç ama hiç prim vermemek gerekiyor. Çünkü seçimleri cumhur ittifakı kazanırsa sığınılan hiçbir gerekçe ne sığınanları kurtaracak ne de demokrasi güçlerinin ağır bedeller ödemesinin önüne geçilebilecektir.

Şimdiden karar vermeli ve başka kararsızları da yolundan çevirerek öyle bir rüzgâr yaratmalıyız ki Bahçeli cini de, Recep Tayyip Erdoğan gibileri de rüzgârın önünde sürüklenip kaybolsunlar.

Var mısınız?

Varsanız haydi saflara!