turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KORKUNUN BÖYLESİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 MAYIS 2018

Korku salıyorsunuz olmuyor. Tehdit bir işe yaramıyor. İnsanları işinden, aşından ediyorsunuz yine kimsenin havlu attığı yok. Ona jandarma, buna polis baskısı uyguluyor, harekete geçirilen yargı ayağı ile iş tutuyorsunuz ne mümkün. Fabrikaları satıyorsunuz, ne kadar gazete ve televizyon varsa ele geçirip herkese ekranları kapatıyorsunuz yine de insanları uyuşturup kendinizden yana olmalarını sağlayamıyorsunuz. Canınızı sıkanı içeri atıyorsunuz bir işe yaramıyor.

Selahattin Demirtaş Edirne Cezaevi’nin küçük bir odasından dışarıya umut pompalıyor.

Öyle biçare kalmışsınız ki kendine hayrı olmayan Bahçeli aracılığıyla başkalarını Fetöcü olmakla suçlayıp imza vermekten ve sandığın başına gitmekten alıkoymak istiyorsunuz bunu da tutturamıyorsunuz. Danışmanınızı Abdullah Gül’e yollayıp aleyhinize gelişmesi olası gelişmelerin önünü almaya çalışıyorsunuz bunun da bir alametifarikası yok. 15 Temmuz 2016 günü kendisinin derdest edilip Akıncılar Hava Üssü’ne götürülmesini önleyemeyen, boğazı kayışla sıkılmış Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı helikopterle ondan bundan çuvaldaki undan konuşmaları için Gül’e yolluyorsunuz ama tutmuyor.

Ne ederseniz edin, ne yaparsanız yapın tutmuyor Allah tutmuyor.

Bakıp görüyorsunuz bütün bunlar sizin kazanmanızı sağlamayacak oturup o çok iyi bildiğiniz mağdurluğa soyunarak halkı kandırabileceğinizi düşünerek çıkıp diyorsunuz ki “onların derdi beni indirmek.” İneceğinizi gösteren belirtiler yüzünüzde öyle belirginleşmiş ki dudağınızın bir köşesine bir gülücük bile yerleştiremez hale gelmişsiniz.

Öyle ya herkes sana düşman, herkes size kötülük yapmak için sıraya girmiş. Bu yüzden de yığınların acıma duygusu belki harekete geçip bana sahip çıkar düşüncesiyle yeniden sonuç almakta usta olduğunuz mağduriyet rolünün sinmişliği içinde yandaşlarınıza seslenip onları harekete geçirmeye çalışıyorsunuz ama tutturamıyorsunuz.

Acaba niye?

Çünkü dolar 1 liradan gelmiş beş liraya doğru tırmanıyor. Euro 2 liradan 6 liraya doğru bir yükseliş gösteriyor. Benzinin, mazotun, motorinin fiyatları uçmuş. Kamyon ve tır şoförleri araçlarının anahtarlarını iktidara teslim etmekten söz ediyor. Çiftçi bitmiş. Varı yoğu elinden gitmiş ya da gitmek üzere. İşçisi, küçük esnafı, memuru geçim sıkıntısı içinde. Üretim yok. Üretimi yapacak fabrikalar yandaşlara özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor. Artık ülkeye sıcak paranın da gelmesi zorlaştığı için borca dayalı bir büyümenin de sonlarına gelindi. Kağıt üzerinde büyümeden söz edilip yığınları kandırmaya yönelik propagandaların da yurttaş durumu kendi yaşantısından bildiği için etkisi yok.

Bu yüzden de söz Recep Tayyip Erdoğan’ın indirilmesinden açılmışken bütün bu olup bitenler kendiliğinden olmuş değildir. Demokrasi durup dururken kendiliğinden rafa kaldırılmadı. Yığınlar durup dururken özgürlüklerinden olmadılar. Hak, hukuk, adalet laf olsun diye konuşulup durulmuyor. Madem bütün bunlar AKP ve saray iktidarının 16 yıllık iktidarı döneminde olduysa ve de bu iktidar kaldığı sürece her şey daha da kötüleşecekse ki kötüleşecek, işte o zaman Recep Tayyip Erdoğan’ın indirilmesi de şart oldu şart.

Bu yazıyı yazarken kendisi Araştırmacı yazar mıymış neymiş Mustafa Şen’in FOX TV’de söylediklerini dinlerken bir kez daha beynimize kan sıçradı. Adamın elinde ilkokul öğrencisinin çizebileceği eğriler var. Neymiş efendim sol %35, sağ %65’miş. Bu tür yedirme laflara karnımız tok Sayın Mustafa Şen. Bir de kalkmış Türkiye’nin büyümesinden söz edip herkesin bu büyümeden pay aldığını söylemeniz yok mu, yalan söylediğiniz güvensiz savunmalarınızdan anlaşılıyor. O ezberlediğiniz sözlerle zevahiri kurtaracağınızı düşünüyor yine aynı alavere dalaverelere sarılıyorsunuz ki kendi hayalinizde yarattığınız Recep Tayyip Erdoğan görüntüsünün içinin ne kadar boş olduğunu ve de verdiğiniz rakamların halk nezdinde hiç mi hiç kıymeti harbiyesi olmadığını görecek, dudaklarınız uçuklayacak dudaklarınız.

Sanırız bu ülkede değil de uzayda yaşıyor olmalısınız. Ya da ne bileyim yoksul halkla aranızda öyle bir duvar örmüşsünüz ki duvarın bu tarafından haberiniz bile yok. Öyle ya demek ki siz eskiye göre şimdi daha bir lüks içinde yaşıyorsunuz. Paralarınız var, lüks arabalarınız var. Markalı giyiniyor, üstünüze başınıza bir giydiğinizi ikinci kez giymiyor olmalısınız ki halkın yaşantısının da aynı olduğunu söyleyecek kadar ileri gidiyorsunuz. Ne diyelim vicdanlarınız çürümüş sizin vicdanlarınız. Kendi uydurduğunuz makamlarla kendiniz oynuyorsunuz. Recep Tayyip Erdoğan çok oy alacakmış da AKP’nin az oy alıp mecliste azınlığa düşmesinin sağlanması için dışardan operasyon yapıldığını söylüyorsunuz. Yanılıyorsunuz bu tür fitne ficir işlerinden solcular pek anlamaz. Yeminle söylüyorum Recep Tayyip Erdoğan’ı kurtarmak ve aslında Recep Tayyip Erdoğan gereğini yaptı ama parti yeterince çalışmadı sözünün arkasına şimdiden saklanmak için bu tür tevatürlerde sizin cenahınızdan çıkan tevatürlerdir bilin! Bilin ki %35-65 rakam analizlerinizi 24 Haziran akşamı sizlerle bir daha konuşalım.

Ama sizi artık bundan böyle ne mağduriyet allem gallemi ne oy hırsızlığı ne de seçimlerde baskı yapacak oluşunuz kurtaramayacak.

Tarih hükmünüzü vermiş, bundan böyle siyasi mevtasınız mevta…