turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HAKKATEN SIKILDIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 MAYIS 2018

Ülke 16 yıldır AKP ve saray iktidarının elinde cehenneme dönmüş. Vurgun, talan, hırsızlık, adam kayırma, yolsuzluk yığılmış Everest olmuş. Demokrasi treninden inilmiş, inilen yerden fetvaya başlanmış, o yasak, bu yasak diye. 3 Y’ye yani yolsuzluğa, yoksulluğa ve yasaklara gelince her haliniz bütün çıplaklığı ile ortada. Ekonomiyi ne hale getirmişsiniz farkında bile değilmiş gibi görünmüyorsunuz. Yıkmışsınız haneyi, etmişsiniz viran ama üstünüze bile alındığınız yok. Türk Lirası’nın değeri güneş altında kar gibi eriyor da siz gerçekleri göreceğiniz yerde uydurma sebeplerle oyalanıp duruyorsunuz. Her konuda sizin söylediklerinizi yineleyen ya da onca hakarete karşın susan ne de güzel bakanlarınız var. Hep beraber kökünüzle kömçeğinizle binmişsiniz bir alamete, gidiyorsunuz kıyamete.

Dilinizden dökülenleri arıtma tesisi bile temizleyemez olmuş. Bir gün “tezek” diyorsunuz, bir gün “çöp” veya “hava kirliliği.” Kışkırtıcı dilinizle ortalığı gerdikçe geriyorsunuz. Gerginlikten ve sokak kapışmalarından sanıyoruz bir umduğunuz olmalı ki bu denli kime karşı konuşursanız denetimsizsiniz. Neymiş efendim herkesin derdi sizi iktidardan düşürmekmiş. Eee bunda şaşılacak ne var? Tabiî ki de sizi iktidardan düşürmek istiyoruz. Çünkü duruşunuzdan sıkıldık, yürüyüşünüzden sıkıldık, ülke varlıklarını savurgan bir şekilde çıkarınıza kullanmanızdan sıkıldık. Hak ve özgürlüklerimizi kısıtlamaya kalkışmanızdan sıkıldık. Yoksulluktan sıkıldık. İşsizlikten sıkıldık. Eğitim yerine uyduruk hurafelerin gündeme sokulmasından sıkıldık. Adaletsizlikten, hakkın, hukukun olmayışından sıkıldık. Polis baskısından sıkıldık. Üniversitelerin başına getirilen medrese kafalı profesörlerinizden sıkıldık. Dış politikanızdan sıkıldık. Ülkeyi tarikat, cemaat ve vakıflara talan ettirmenizden sıkıldık. Ve hatta her dakika sizin televizyonlarda gözükmenizden sıkıldık. Sarayınızdan, saltanatınızdan, aile zenginliğinizden ve bizim garibanlığımızdan sıkıldık.

Daha ne sayayım yahu HAKKATEN SIKILDIK.

Şimdi siz gençlere konuşuyorsunuz ya onların sıkılmalarından doğal ne olabilir? Oraya getirdiğiniz gençler sizleri dinleye dinleye kendilerini bir hiç olarak görmeye başladılar. Bu yüzden sıkılmalarından doğal ne olabilir? Sadece siz konuşuyorsunuz herkes sizi dinliyor. Üstelik de konuşma süreniz neredeyse bu ülkenin insanlarına bir ömür kadar uzun gelmeye başladı. Bazı yaşlılar vardır ya; söze başlarken çevresindekiler hemen kalkıp gitmek ister de kimisi saygısından kalkıp gidemez, kimisi de bir nedene bağlı olarak gidemez, ne yapsınlar ihtiyar askerlik anılarına başladı başlayacak. Üstelik de bu anıları en az dinleyen beş yüz kez dinlemiştir. İşte sizinki de o hesap kendinizden sandığınız gençleri almışsınız karşınıza 1000. Kez anlattığınız şeyi bir kez daha yineliyorsunuz. Onlar da kendilerinin ahmak yerine konulmasından sıkılmasınlar da ne yapsınlar. Uykuları gelince avuçlarını patlatıncaya kadar sizi alkışlasınlar da uykularını mı açıp sıkılmalarını ortadan kaldırsınlar. Tıpkı bütün Türkiye gibi onlar da SIKILMIŞLAR İŞTE SAYIN ERDOĞAN SIKILMIŞLAR.

Hem siz bu çer çöp, hava kirliliği ve tezek sözüne niye bu kadar taktınız? Burada ünlü bir şairimizin sözü aklıma geldi ama neyse biz şimdi geçelim bunları. Geçelim ki en iyisi saadete gelmektir. Çünkü ülke sorunlarını sizinle saadete gelmeden konuşmanın olanağı yok.

Ülkenin ekonomisi kötüye gidiyor mu? Ona ne şüphe dibe vurmuş dibe. Ülkemizde demokrasi var mı? Kırıntısını bile bırakmamışsınız. Hele siz OHAL’i niye ilan etmiştiniz söyler misiniz? Sizi yormayalım, söylediniz zaten. Sizce bu ülkenin sizden başka hain olmayan bir tek yurttaşı var mı? Öyle görünüyor ki siz herkesi potansiyel hain olarak görüyorsunuz, kendi yandaşlarınız bile bu kategorinin içinde. Çünkü birisi çıkıp bir söz mü etti, çamurun içine batırıp batırıp çıkarıyorsunuz. Bu kamyonun fireni patlatmış üstelik de süreni sizsiniz. Yokuş aşağı sürüyorsunuz. Yarattığınız ve yaratacağınız felaketi hiç mi görmüyorsunuz?

Ne diyelim; görmüyorsanız yolunuz 24 Haziran günü nereye çıkacak onu kesinlikle göreceksiniz kesinlikle.

Bizler de bunları yaşayıp göreceğiz.

Haydi hayırlısı.