turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ NECİSİNİZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 MAYIS 2018

Ku Klux Klan örgütü üyesi kılıklı ABD’nin Başkanı Trump işaret fişeğini çaktı ve Ortadoğu’da savaşın genişleyeceğine yönelik yeni bir işaret fişeği ateşlenmiş oldu. Neymiş, ABD Elçiliği Kudüs’e taşınacak, Kudüs İsrail’in başkenti olacakmış.

Nihayet verilen tarih geldi çattı ve Filistin halkı ölümü hiçe sayarak 7’den 77’e silahsız bir yürüyüş başlattı. Bunun üzerine silah kullanan İsrail keskin nişancıları onlarca Filistinliyi katlederken havadan da insansız hava araçları ile insanların üzerine gaz bombası yağdırdı.

Filistin’de yaşananlarla ilgili gerici Arap rejimlerinin tamamı susarken Türkiye İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi. Tepki gösterdi derken AKP ve saray iktidarının tepkisinden söz etmiyoruz. Bizim sözünü ettiğimiz tepki; Türkiye halkından gelen tepkidir. Kuşkusuz bu denli insanlık dışı saldırılarla ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan da, partisi AKP de esti yağdı ancak onların bu tepkisi gerçekte ikiyüzlü bir tepkinin ötesinde bir tepki değildi. Değildi, çünkü bir yandan İsrail’e karşı tepki sözleri koyarak ve ileri geri söz ederlerken iş gerçek tepkiye geldiğinde ise gerçek yüzlerini göstermekten hiç mi hiç çekinmediler.

Son olarak İsrail’e karşı gösterilen tepki TBMM’de yaşandı. İsrail’le yapılan anlaşmaların iptalini isteyen muhalefete karşı AKP milletvekilleri tek vücut oldular ve teklifi reddederek gerçek yüzlerini bir kez daha göstermiş oldular. Oysa bir etkisi olmayacak açıklamalara gelince maşallahları var bunların eline kimse ama kimse su bile dökemez. Sözü geçen Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP bu olayda bile sadece çıkarına dini kullanmaktan öte gidemedi, gidemezdi de. Eğer saray ve AKP iktidarı birazcık kendisine saygısı olsa hiç kuşku yok ki, bu olayda olsun dini istismara kalkmazdı. Dini istismara kalkmanın yerine somut olaylar üstünde durur, önce ABD’nin bu tavrına karşı Doğu Kudüs’te büyük Elçilik açarak ABD’ye karşılık verir sonra da İsrail’le yapılan tüm anlaşmaları iptal ederek etkili bir tutum alırdı. İktidar böyle bir tedbir almak şöyle dursun sadece pansuman tedbirlerle işi geçiştirmeye kalkarak göz boyama yolunu seçti. Bu yöntemin ise bir işe yaramadığını, yaramayacağını kaçıncı kez bizler yaşamıştık ama demek ki unutkan bir millet olduğumuz için AKP ve saray iktidarı her defasında aynı yöntemi kullanmaktan ne çekindi ne de bir sıkıntı duydu.

Nasıl olsa AKP ve saray iktidarının mavallarını her defasında yutacak dindar bir kesim bulmakta AKP ve saray iktidarı zorlanmıyordu. Bu yüzden de mecliste AKP milletvekilleri utanıp sıkılmadan kolaylıkla İsrail’in lehine parmak kaldırmaktan çekinmediler ve AKP ve MHP’nin oylarıyla da İsrail’le yapılan anlaşmaların reddedilmesi engellenmiş oldu.

Bu kadar utanıp sıkılmama karşısında insanın sorası geliyor; “siz necisiniz? Niye bu denli haklı bir olayda bile İsrail’in yanında yer almaktan küçücük bir çekince duymuyorsunuz? Sizin hiç mi arlanıp sıkılmanız yok?” Doğrusu böyle sorular sorarak AKP ve sarayı muhatap saymak da gerekmez ya neyse. Niye derseniz; AKP iktidara geldiği günden bu yana Ortadoğu halklarına karşı emperyalistlerin suç ortağı konumundadır. Eğer AKP ve saray iktidarının derdi emperyalistler ve İsrail’i tutmak olmasa hiç emperyalistlerin Suriye’nin başına çorap örmelerine katılır birinci derecede suç ortağı olur muydu?

Bugün Suriye İsrail karşısında bilinçli olarak zayıflatılmış, kendi derdiyle uğraşır hale getirilmişse nedeni çok açıktır. Bu olayda tartışma götürmeyecek denli açık olan şey İsrail’in Suriye karşısında daha da güçlü hale getirilmesi, Suriye’nin ipten kazıktan kopma İslami terör örgütleri tarafından zayıf düşürülmesi için bu politika izlenmiştir. AKP ve saray boğazına kadar bu işin içindedir. Şimdi yalandan açıklamalar yapıyor olmasının hiçbir değerinin olmadığını TBMM’deki oylamalarda bir kez daha görmüş olduk

Sonuç olarak AKP ve saray iktidarı içerde ve dışarda bütün insanlığın sağlığını bozar hale gelmiştir. İşte bu yüzden bütün demokrasi güçleri 24 Haziran günü coşku ile sandığa gitmeli ve AKP ve saray iktidarını soluk borusuna bir düğüm atarak cezalandırmalıdır ki, bu görülmedik eza ve cefa bitsin. Yoksa bir kez daha AKP ve saray bu ülkenin başında kalırsa sonuçları ağır olacak yıkımlarla karşı karşıya geleceğiz demektir ki bunu önleyebiliriz. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a TAMAM çekmek kadar işimiz kolaydır. Yetmez iradi olarak gösterdiğimiz TAMAM’a olabilecekler karşısında sonuna kadar sahip çıkmalıyız, çıkacağız da…

Sonra?

Sonra da bunlar gidecekler…