turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YENİKAPI YENİLGİ KAPISI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 MAYIS 2018

Dün her ne kadar adına Filistin Mitingi denilmiş olsa da bu miting basbayağı “cumhur ittifakı”nın topu diktiğinin mitingiydi. Mitingin adına Filistin Mitingi denmesinin nedeni ise daha çok insan toplamak içindi. Çevre illerden gelenler, koca İstanbul’da kapı kapı dolaşılarak ve miting alanına insanları bedava taşıyarak onca çaba yine de istenilen sonucu vermedi. Tüm belediye çalışanları miting alanında olsun istenmişti. Yer gök insan seline kessin diye üstelik de miting çevresinde 14 bin polis görev almıştı. Resmi rakamların dışındakileri saymıyoruz bile. Daha da önemlisi “cumhur ittifakı”nın üç adamı da oradaydılar.

Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Mustafa Destici’nin çekiciliği bir işe yaramamış olmalıydı ki oraya gelenlerin sayısı beklenenin çok altında oldu. Bu duruma çok sinirlenen Erdoğan’ın parti örgütlerini haşladığı da gelen bilgiler arasında. Bahçeli ve Destici ise zaten orada birer biblo görevi görmenin ötesinde bir işlevleri olmayan kişilerdi. Her ikisinin de meydanlara insan taşıyacak ne mecalleri vardı ne de kimseyi ikna edebilecek bir halleri.

Miting herkesin bildiği gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın inançsız konuşması ile başladı, ruh olarak da sonuna kadar öyle gitti. Erdoğan’ın söylediği sözleri kimse ilk kez işitmiyordu. Daha önce de benzeri hamaset sözlerini işiten kalabalık küçük bir işaretle Recep Tayyip Erdoğan’ı miting alanında bir başına bırakacak bir görüntü veriyordu. Öyle ya; dinledikleri kişi daha önce İsrail’le ilgili az atıp tutmamıştı. Atıp tutmalarının tam tersine adımlar atarak İsrail’le bütün ilişkileri üst düzeye çıkaran oydu. Yeni yeni anlaşmalar yaparak İsrail’in bölgede ekmeğine yağ süren kişi de aynı kişiydi. Üstelik dünyada Yahudi Cemaati’nin “Yahudi üstün cesaret” madalyası verdiği 11 kişiden biri ve sonuncusu da Erdoğan’dı. Diğer 10 madalya ise Yahudilere hizmeti geçmiş Amerikan başkanlarıydılar ki, Erdoğan’ın bunların arasında yer alması hiç de rastlantı sayılmamalıydı.

Hem, AKP iktidara geldiği günden bu yana zaman zaman İsrail’le yaşanan gerginleşmeler sonucu onca söz eden Erdoğan, her defasında söylediklerini bırakalım yerine getirmeyi ilişkileri daha da ileri götürerek yeni yeni anlaşmaların yapılmasına da kapı aralamıştı. Onca gerginlik karşısında bir kez olsun kendisine verilen madalyayı geri iade etmek aklına bile gelmemişti ama o yine de meydanlarda aslanlar gibi kükremekten geri durmamıştı.

Şimdi; Yenikapı Mitingi’ne gelenler Recep Tayyip Erdoğan ne söylerse söylesin işin içyüzünü bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı elbette ama bazıları bilerek ve Erdoğan gibi düşündükleri için olup bitenlere aldırmazlarken bazıları da hiç kuşku yok ki böylesine bir yaklaşımı cezalandırmak için içten içe diş biledikleri de kesindi. Çünkü İslam alemi ve Müslümanlık adına konuşan birisinin ağzından çıkan sözler başka uygulamaları başkaydı.

Durum bu olunca da mitingin yarısında insanlar sel gibi alanı terketmeye başladılar. İnsanlar ayrılırken Recep Tayyip Erdoğan aynı minval üzerine verip veriştirse de demek ki insanlar afaki sözlerden bıkmış usanmış olmalılar ki Reis, meis dinlemediler ve mitinge gölge düşürecek bir görüntü sergilediler ki inanıyorum Recep Tayyip Erdoğan’ın içine oturmuştur.

Gelelim İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısına. Bu toplantının da çok konuşanı ve atıp tutanı yine dönem başkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan’dı. Orada bulunan katılımcıların ruhsuzluğuna doğrusu diyecek yoktu. Yoktu, çünkü hemen herkes biliyordu ki bu teşkilattan bir cacık olmazdı. Katılanların neredeyse tamamına yakını ABD’nin önünde takla atacak kişiliklerdi ki dolar zaten bunların dini imanı haline gelmiş sayılırdı. Bu yüzden de bunların Filistin davasına sahip çıkması düşünülemezdi bile. Öyleyse Recep Tayyip Erdoğan’ın alelacele gerçekleştirdiği bu toplantı da neyin nesiydi?

Bildiğiniz gibi Erdoğan, şatafatı, şaşayı seven birisidir, bu şekilde hem dünyaya bir mesaj vermiş, İslam ülkelerinin lideriyim diye hem de içerde duman olan hâl ve gidişini de düzeltme şansı yakalamış olacaktı. Böyle bir şey oldu mu diye soruyorsanız; olmazdı, olamazdı. Çünkü bir araya gelenlerin hiçbirisinin birbirleriyle örtüşen düşünceleri yoktu. Bunların çoğunu bir sepete koyup Amerikan uşağı olarak gelene geçene gösterebilirdiniz. Çünkü bunların Amerikan uşaklığı konusunda kimse ellerine su bile dökemez. Dolayısıyla da Bunların İsrail karşıtı, Filistin yanlısı bir politika izlemelerinin olanağı yoktur.

Sonuç olarak; Yenikapı Mitingi Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin söylediği gibi bir Filistin Mitingi değil, seçim mitingidir seçim. Ancak yaptıkları seçim mitingi de tutmamış, aksine AKP’de ve “cumhur ittifakı”nda bir çözülmenin ön habercisi olarak biliniz ki Yenikapı Mitingi belleklere kazınmıştır.

38 gün içinde AKP ve ittifakı daha çok çözülme yaşayacak, 24 Haziran gününe ne kadar oyu sandığa yansıtabilirse onunla kalacak ve hep birlikte göreceksiniz silinip gideceklerdir.