turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VAY BE GEZİ AKLINI BOZMUŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 MAYIS 2018

Recep Tayyip Erdoğan Gezi Gösterileriyle kafasını bozmuş. Ne zaman biriken öfke nöbetini boşaltmak istese Gezi göstericilerine çatmadan, onlara ağır suçlamalar yapmadan konuşmasını bitirmiyor. 24 Haziran seçim mitinglerinin ilkini Erzurum’da başlatan Erdoğan bu kez de alışkanlığını bozmadı ve “Gezi’de olduğu gibi faiz lobisi üzerimize yükleniyor” dedi.

Gerçekten de etkisi ve kapsamı ile Gezi Gösterileri değil Türkiye’de dünyada bile bir ilkti. Bu yüzden de zaten cemali kül gibi gezen Erdoğan’ın cemalini daha da kül haline çevirmiş bir gösteriler zinciri olarak nasıl unutabilirdi değil mi? İlk kez büyük çapta toprağın ayağının altında sarsıldığını gören Erdoğan o kızgınlıkla ne sözlere imza atmıştı hiç birimiz unutmadık. Polislerin saldırgan tutumu karşısında onları daha da teşvik etmek için polislere Çanakkale gazi ve şehitlerinden daha da önemli bir iş yaptıklarını da söyleyen oydu. İnsanlarımızın ölümü ve binlercesinin yaralanması ile sonuçlanan saldırıların emrini bile ben verdim diyecek kadar ileri gitmişti.

Gezi gösterilerinin üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına karşın her fırsatta dile getirip ağır sözler söylemesini bir rastlantı sayabilir misiniz? İnanıyorum ve biliyorum ki Gezi Gösterileri Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllar rüyasından çıkmamıştır, şimdi de çıktığını sanmıyorum. Bu yüzden de sürekli olarak Gezi gösterilerini aynı kızgınlık ve hışımla anmakta attıkları onca çamura karşın bu çamurların sökmediğini görüp daha da kinlenerek öç alma hezeyanı ile dolmaktadır. Bu yüzdendir ki ülke ekonomisi mi batmış (siz bunu iktidar kendi elleriyle batırmış anlayın) faiz lobisi ve uluslararası finans kuruluşlarıyla Gezi gösterileri de birlikte anılmakta, kin ve nefret kusulmaktadır.

Bu iktidar uluslararası sermaye güçleriyle al takke ver külah iş tutmakta ama kafası yine de bezirgânlığın sınırlarını aşamadığı için kapitalist sistemin yarattığı yıkımı birilerinin üzerine yıkarak ve bu konuları kavramaktan çok uzak yandaşlarını ona buna düşman haline getirerek kendi çeperinde tutmak için her yolu denemektedirler.

Bunların 16 yıllık iktidarı boyunca yaptıkları israfı belki de bugüne kadar hiçbir iktidar yapmış değildir. Böylesine israfa dağlar bile dayanmaz ama gelin görün ki kapitalizmi yeterince kavramış görünen ya da kendisi kavrayıp da, kavrayamayan kendi yandaşlarını uyutan bu iktidar sürekli olarak suçu başkalarına atarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Niyeyse hiç kimse Recep Tayyip Erdoğan’ın uçaklarından, sarayının şaşası yüzünden yapılan israftan, araç ve koruma filolarından söz etmediği gibi milletin gözünün içine adeta sokularak yapılan israfları bile görmezden gelmektedirler. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bilcümle AKP ileri gelenleri tarafından milletin kesesinde iftar yemekleri düzenlemeleri, aklın almayacağı kadar pek çok konuda yapılan harcamalar, vurgunlar, talanlar, çalmalar çırpmalar, uluslararası şirketlere yap işlet devret modeliyle yapılan akıl dışı ödemelerin hiçbirisi Türkiye ekonomisini çökertmiyor ama eyy şu eyy bu diye meydanlarda verip veriştirdiği kuruluşlar yüzünden Türkiye bu hale geliyor öyle mi?

Muhterem, Erzurumluların ayranını kabarttıktan sonra sözü asıl konuya getirmiş. Ekonomiyi kurtarmak için yastık altındaki dolarınızı, euronuzu, altınınızı getirin bozdurun diyerek onlara gerçekte Recep Tayyip Erdoğan severlik şırıngası zerk ediyor ama bunu vatanı kurtarmak adına istediğini söylüyor. Sanki Erzurumluların tuzu kuru. Yastıklarının altında demet dolar ve Euroları kuzu kuzu yatıyor, sandıklarının içi altın dolu. Sayın Erdoğan ve yandaşlarının tuzu kuru, bunların hangisini silkeleseniz yüz milyonlarca, Euro ve altın çıkar. Bu yüzden de halkın da kendileri kadar olmasa da eh kara gün için sakladıkları üç beş kuruşları bir köşede vardır sanıyorlar.

Erdoğan’ın bu sözlerini yine de dinliyor Erzurumlu. Kim bilir belki de miting dönüşü eve gelip eşinin kıyıda köşede sakladığı altın maltın var mı diye Erdoğan’ın gazıyla evde gece araması yapacak kocalar bile çıkabilir. Kendisi zaten cebinde üç kuruşu olmadığını biliyor da Erdoğan söylediğine göre vardır bir bildiği diyerek hazine düşü ile sandık karıştıranların sayısı Erzurum’da bir hayli artabilir.

İnsanın bu sözleri dinleyenlere bakınca içinden oh çekesi geliyor, geliyor da daha tezekle ısınan, açlık ve sefalet içinde yaşayan Erzurumluyu göz önüne getirince yine de içi acıyor. Ey vatandaş madem Recep Tayyip Erdoğan sizlerden özveri istiyor, varsa kıyıda köşede bir şeyleriniz getirip versin, olmayanlar ise ayıp etmesinler borç harç bir şeyler bulup veriversinler neleri var neleri yoksa bu paraları da bir güzel iç ettikten sonra artık yolculukları nereye çıkar onu da 24 Haziran akşamı oylar sayıldıktan, 25 Haziran sabahı güneş doğduktan sonra görüp öğrensinler.

Bunlar olur mu diye soruyorsanız, söyleyeyim:

Vallahi de olur, billahi de olur.