turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇIRAKLIKTAN BAŞ USTALIĞA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 HAZİRAN 2018

Recep Tayyip Erdoğan’ın attığı her adımı hiç gözümüzden kaçırmadan izledik. Şurası bir gerçekti ki belediye başkanlığı döneminde önce hareket alanını genişletmiş, kimsenin kolay kolay erişemeyeceği büyüklükte de zenginleşerek bir para gücüne de ulaşmıştı. İş bu noktada olunca elbette te uzaklardan hemen yakınlardakine kadar pek çok çevrenin dikkatini çekmeniz olasıdır. Nitekim bu nedenle yabancı misyon temsilcilerinden tutun da pek çok çevre ile görüştü görüştürüldü. Ortamın da ABD’nin dış politikasını yaşama geçirmek için uygun olması Erdoğan’ın ışığını parlattıkça parlattı.

ABD, Ortadoğu ve bölgeye yerleşmek ve enerji kaynaklarını denetim altına almak istiyordu. Bu yüzden de kendileriyle birlikte hareket edecek ılımlı İslam gruplarına gereksinimi vardı. Bu konuda Fethullah Gülen devşirileli uzun yıllar olmuştu olmasına da bu işlerin Gülen’le götürülmesinin olanağı yoktu. Toplumda ve devlet katında Gülen’e karşı önemli sayılacak bir tepki söz konusuydu. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan bulundu, ortaya çıkarıldı, parlatıldı ve Erbakan’ın dizi dibinden kaldırılarak AKP kurduruldu. Bizler şimdi olup bitenleri tartışıyoruz.

Neymiş, Malatya mitinginde bu kez de kendisini baş ustalık için seçmelerini söylemiş. Tartışılan şeyler ne Fethullah Gülen’den ve ABD’den parti kurarken icazet alıp almadığı. Niye tartışıyoruz ki bunları Fethullah Gülen’den icazet aldığını gösteren az mı belirti var? Hem baksanız ya Nusuhi Güngör kitabını bile yazmış. Şimdilerde inkar ediyor olsa da ne değeri var ki, Recep Tayyip Erdoğan gibi astığı astık kestiği kestik bir adamın Fethullah’la görüştüğünü ileri süren mesnetsiz bilgiler içeren bir kitabı Nasuhi Güngör mü yazacak? Görüşme olmasaydı eğer bırakalım bu işleri, konu tartışmaya başlanır başlanmaz adam neredeyse korkudan donuna bırakmıştır, böyle bir adam mı kalkıp da böylesi iddialarda bulunacak?

ABD yetkilileriyle görüşüp görüşmediğini de tartışmanın bir anlamı yok. Niye derseniz Kuzey Afrika’dan Çin Seddi’ne kadar uzanan bir bölgede ABD politika ve çıkarlarını şimdiye kadar Recep Tayyip Erdoğan’dan başka bir savunan olmuş mudur acaba? Olamaz, çünkü bu denli ABD yanlısı bir politikanın cansiperane savunucusu olmak için ancak bir şeylerin karşılığında ödün vermiş olmak gerekmez mi?

İlk milletvekili, arkasından da Başbakan koltuğuna oturunca Recep Tayyip Erdoğan ABD’nin Irak’ı işgal etmesinin en önemli ortağıydı. Devamında Libya’dan Yemen’e, Afganistan’dan Tunus’a ve Mısır’a kadar ABD planlarının yaşama geçirilmesi için Recep Tayyip Erdoğan niye bu kadar istekliydi dersiniz? Suriye’ye kurulan tuzak neden kurulmuş ve bir sürü İslami terör örgütü niye desteklenmiştir sanki? Sonra iç politikada yürüttüğü baskı ve zulüm ortamı ile birlikte yapılan anayasa değişiklikleri ve nihayet 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen ve devletin şeklini tam anlamıyla diktatörlüğe çeviren anayasa değişikliği niye yapılmıştır acaba dersiniz? Recep Tayyip Erdoğan’ın çıraklık dönemim dediği süre içinde ABD’nin stratejik müttefiki olarak ABD ne dedi de yapmadı, biri çıkıp da söyleyebilir mi? Ustalık dönemim diye nitelendirdiği dönemde ise ülkemizde demokrasinin kırıntısını bile bırakmış mıdır acaba? Ustalık döneminde OHAL ilan edip ülkeyi KHK’larla yöneten Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi değil midir? Ustalık döneminde Fethullahçıları iyice ülkenin ve yurttaşlarının başına çorap örer hale getiren, bunu yaparken de siyaseten ve güç olarak bu Amerikan uşaklarının arkasında duran kimdi) Onların yargıyı ele geçirmesi, orduya Fethullahçıların iyice yerleşmesini sağlayan da o değil miydi?

Evet, şimdi ülke koyu bir faşizmle yönetiliyor ve bu dönem Recep Tayyip Erdoğan’ın ustalık dönemiyse, kendisine bir kez daha yetki verilirse ve usta başı olarak dizginleri ele alırsa neler yapabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bence hepimiz hayali bırakalım, önümüze çıkan fırsatı iyi değerlendirip Recep Tayyip Erdoğan ve partisini alaşağı edip bunlara hak ettikleri dersi verelim ki bir daha bunların düşüncesinde olanlar ortalığa dökülüp tepemizde taş değirmeni döndürmesinler.

23 gün sonrası için hazır olalım ve üstümüze düşen görevi yerine getirip BAĞMSIZLIK-DEMOKRASİ-SOSYALİZM YOLUNDA YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ DEVAM ETTİRELİM.