turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BUNLARIN İŞİ BİTTİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 HAZİRAN 2018

Her türlü oyun bunlarda.

Adam, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve sözcüsü İbrahim Kalın’ı aday olmaması için Abdullah Gül’e gönderiyor. Abdullah Gül ise bayram değil, seyran değil demeden onları kabul ediyor ve ziyaretçilerinin ince tehditlerini dinleyip sineye çekiyor. Bu konuyu muhalefet gündeme getirince de tam bir pişkinlik içinde başlıyorlar alleme galleme. Onların bu ayıplarına ise ne yazık ki Abdullah Gül karşı çıkıp bu olayı kamuoyu ile paylaşacağına suspus oturup devlet sırrıymış gibi olanları halktan gizlemeyi yeğliyor.

AKP ve saray iktidarı gerçekte Fetöcülükle mücadele ediyor mu pek de belli değil. İçinde bakanından milletvekiline, belediye başkanından il ve ilçe yöneticilerine kadar pek çok Fetöcü var var olmasına da şimdilerde onlar; bol bol Fetöye karşı açıklama yapılmasında kullanıyor. Bir de Fetönün iade sorunu var. Sayısız klasörler hazırlanmış. Amerika’dan istendiği söyleniyor. O da ne cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce kalkıp kendisine bir Amerikalının telefon ettiğini Fetönün usulüne uygun istenmediğini söylemez mi? Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan’dan Binali Yıldırım’a, Bekir Bozdağ’dan Adalet Bakanı’na kadar adamlar konuşuyorlar da konuşuyorlar. Binali Yıldırım, İnce’ye; “biri seni Amerikalıyım diye işletmiş” diyor, diğerleri de usulüne uygun istedik diye terter tepiniyorlar. Zar zor Adalet Bakanlığı’ndan izin alınıyor CHP heyeti dosyaları inceliyor ve ilk açıklamasında da Muharrem İnce’yi doğrular açıklamalar yaptıktan sonra İnce de, “sözümün arkasındayım” açıklaması yapıyor.

Meydanlarda tartışmalar sürüyor. Her şeyi çok iyi bildiğini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizde yaşam düzeyinin ve ekonominin ne kadar iyi gittiğini üstün ekonomi bilgisine dayanarak şu zaman 1 milyon buzdolabı satılıyordu, şimdi ise bu sayı 3 milyon oldu diyerek giriyor ekonomi tartışmalarının içine. Evlerdeki buzdolabının içi tamtakırmış, yurttaşın cebinde beş kuruş yokmuş, dolar almış başını gitmişmiş, bunun ne önemi olabilirmiş ki? Önemli olan buzdolabındaki satışmış.

Bizler daha dün İngiltere’ye giden Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği mesajlar nedeniyle para piyasalarının aklının başından gittiğini, bu yüzden de doların 4.95’lere yükseldiğini yaşamadık mı? Sonra görüldü ki bu iş olacak gibi değil, Londra’ya yeniden Şimşek’in gittiğini para piyasalarını rahatlatıcı sözler verdiğini ondan sonra da doların ateşinin biraz olsun düştüğünü görmedik mi?

Dışarda başka konuşup söz veren, içerde ise dış güçlerin oyunlarından söz eden bu iktidar nasıl bir şeydir anlayabildiniz mi? Haydi anladınız diyelim daha bu bitmişlerin arkasında niye dolaşıp duruyorsunuz? Bizler ekonomiyi İmam Hatip mezunu bir zattan mı öğreneceğiz. Bunların kafası ekonomiye çalışsa çalışsa bezirgân kafalılar kadar çalışır. Bezirgânlar ise feodal üretimde kalmadı mı? Bunlar ki, her türlü alavere dalavere ile vurgun vurmaktan, mal biriktirip dünyalık yığmaktan başka bu rantçı kafalıların düşündükleri var mıdır? İnançları gereği faize karşı olduklarını söyleyen bu bezirgân kafalılar feodal anlayışla insanların kanını emen faizin de mucidi değiller mi? Kapitalist üretim egemen olduğunda ise feodal kafa acımasızlığı ile kapitalist sistemde de faizin kölesi bunlar değil mi?

Bunlar nasıl bir şeyler? Seçim bildirilerinde Amerika ile arayı düzeltmekten söz ederlerken ve de AB’ye göz kırparlarken nasıl oluyor da meydanlarda atıp tutarak halkı sözde yabancı düşmanlığı üzerinden kandırmaya çalışıyorlar? Ve de AKP seçmenleri nasıl oluyor da bunlara kanmayı sürdürüyorlar anlayabiliyor musunuz?

Dinleri, imanları para olmuş, halkın kanını emen sistemi ölümüne savunan ve de emperyalizmin uşağı konumunda olan tarikat ve cemaat üyeleri niye bu iktidarı ölümüne destekliyorlar gelsin biri anlatsın anlatabilirse.

Gerçekten biz dangalak gördük görmesine de bu iktidarı desteklemek için bu kadar akılsız dangalaklara pek rastlamamıştık. İktidar yanlısı bir kanalda sözüm ona birileri tartışıyor. Birisi diyor ki, Fetöcüler; Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçek diplomasını bir şekilde ele geçirip yok ettiği için diplomanın gerçeğine ulaşılamıyor. Be utanmaz arlanmaz adam, bugün diplomanın gerçeğine 40 yıl önce Çemişgezek’in bir köyünde ilkokulu bitiren birinin kayıt ve diplomasına rastlıyoruz da daha dün üniversiteyi bitirdiği ileri sürülen Recep Tayyip Erdoğan’ın mı diplomasına rastlayamıyoruz?

Uzatmayalım bunların işi bitmiştir. 24 Haziran akşamı sandıklar açılacak, bunlara da kendisine sürekli yalan söylenen halkımız Hanya’yı Konya’yı gösterecektir.

Ey halkımız sakin olun, inanın, kararlı bir duruş sergileyin bakın görün o zaman karşınızda bu bezirgân takımından kimseler durabilecek mi?