turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KIZGIN ADAM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 HAZİRAN 2018

Ne zaman ağzını açsa, gündemine kimi koyduysa ağzına ne gelirse söylüyor. Onun söylediklerinin hiçbiri ne hakarete giriyor ne de aşağılama içeriyor. Denilebilir ki, o ne söylerse söyleyebilir, çünkü onun hakkıdır. Geçen gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu meşhur Man Adaları eleştirisi için 200 bin liraya yakın Recep Tayyip Erdoğan’a para ödeme cezasına çaptırılmış. Oysa Men Adaları ile ilgili suçlamaların tüm belgelerinin gerçek olduğunu Cumhuriyet Savcısı açıklamamış mıydı?

Kızgın adamın söyleyeceği sözü olmadığı için sözü getirip getirip eyy bilmem kim diyerek hakaretlere bağlıyor. Eyy Muharrem diyerek küçümser havada ağız burun kıvırdıktan sonra; “bak senin genel başkanın beni suçladı bana tazminat ödeme cezası aldı, senin de sonun aynı olur” yönünde tehditte bulunuyor. Öyle ya kendisine bağlı yargıçlardan öyle emin ki kime dava açarsa açsın kazanacağından adı gibi emin. Hem sıkıysa kendilerine yargıç denilen kimseler Erdoğan’ın istediği dışında bir karar versin verebilirlerse. Erdoğan onların anasından emdiği sütü burunlarından getirir.

Baksanız ya; Recep Tayyip Erdoğan tarafından önce Hakimler Yüksek Kurulu üyeliğine oradan da Danıştay üyeliğine getirilen Aysel Demirel denilen zat; Muharrem İnce’yi hedef alan bir twit atmış. Demirel twitinden başörtüsünü konu ederek, o günleri hiç unutmadıklarını belirtmiş ve İnce’ye karşı ağır eleştirilerde bulunmuş. Böyle bir davranışın kabul edilemez oluşu bir yana AKP ve saray iktidarı döneminde her şeyin çivisinin çıktığını bundan daha iyi anlatan örnek mi olur. Bir örnekte ordudan verebiliriz. Biliyorsunuz; 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel de Malatya’da bir iftar yemeğine katılmış, Recep Tayyip Erdoğan ağır sözlerle Muharrem İnce’yi eleştirirken hem gülerek sevinç belirtileri göstermiş hem de alkışlamıştı.

Yurttaş seçim meydanlarında özellikle de Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’lilerin tüm ileri gelenlerinden işe yarar bugüne kadar bir konuşma işitmiş midir? İşitmediyse neden iktidar sahipleri bu denli seviyeyi en dipte sürdürmektedirler? 16 yıllık bir iktidar kendisini her anlamda eleştiren muhalefete böyle mi yanıt veriyor?

Ne güzel, kim Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi ya PKK yanlısı terörist ya da vatan haini. İktidarın en hafif yaklaşımı bu dozda niyeyse. İnsan bütün bu sözleri ederken hiç mi ülkenin neredeyse yarıdan fazlasının “vatan haini” ve “terörist” ilan edilişinin ne anlama geldiğini düşünmez. Bu nasıl bir kafadır, bu nasıl bir ülke düşmanlığı ve halk düşmanlığıdır?

Sen; iktidara geldiğin günden bugüne kadar tek bir çivi çakmamış, akla gelen bir tek yatırım yapmamışsın. Yaptıklarının da hemen tamamı ülke ve ülke insanının soyulmasından öte bir şey olmasın, sürekli borçlan ve borç para ile ekonomiyi döndür yani ekonomiyi dibe batır sonra da çık milletin karşısına bunların hepsinin yabancıların oyunu olduğunu söyle. İktidarda olanlar ve çevresindekiler birer Karun kesilip zenginleşsinler, ihale kanunlarını sayısız kez değiştirip ihaleleri yandaşlara ver sonra ülke ekonomik yıkım yaşayınca da sen sütten çıkmış ak kaşık ol, suçluları başkası olsun hiç bunlar akıl kârı mı?

Cumhuriyetin ne kadar fabrikası, kurum ve kuruluşu varsa sat sat bitireme sonra da bu halkın karşısına çık CHP, bu memlekete tek çivi çaktı mı diyerek algı operasyonu ile sonuç alma yolunu seç. Sen ki; ülkede demokrasinin kırıntısını bırakmamışsın. Sen ki; iktidara geldiğin günden bu yana hak ve özgürlükleri ayaklar altına alıp çiğnemiş, gelmiş geçmiş cumhuriyet hükümetlerinden daha çok harcama yapmışsın, bu paraları nereye gömdüğünün hesabını bile veremeyecek durumdasın, dış borçları bilmem kaç katına çıkarmışsın, Dolar 5 liraya gelmiş dayanmış, mazot 6 liraya tırmanmış, faizi %17,5’lara çıkarmak zorunda kalmışsın, dışardan sıcak para da gelmediği, içerde ise üretim yapılamadığı için cari açık sürekli artmış, eğitimi bitirmişsin, sağlık hizmetlerini müşterilik derekesine indirdiğin yetmiyormuş gibi tıpkı köprü ve tünellerde olduğu gibi yabancıların vurgun alanına çevirmişsin, bunların hiçbirini ne konuşuyorsun ne de başkalarını konuşturuyorsun. Sadece meydanlarda onu bunu tehditle işi götürmeye kalkıyor, halka vaat ede ede her yerde bedava çaylı kekli kıraathaneler, millet bahçeleri açacağını söylüyorsun. Tartışmaları hiç kuşkusuz en anlamsız kör dövüşü haline getirmek istediğin ortada da, bütün bunlardan ülkeye ve ülke insanlarına bir yarar gelmeyeceği de apaçık belli.

Meydanlar, sistem içi tartışmalarla inliyorsa ki inliyor. Bunun en önemli nedeni meydanlarda sosyalistlerin olmadığı içindir. Ülkede demokrasinin kırıntısı yok, yani faşist diktatörlük var. Geniş halk yığınları, işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar tehdit altında. İşçilerin, emekçilerin hak arama örgütleri ya baskı altında tutulup örgütlenmeleri engelleniyor ya da kurulan sendikalar patron yanlısı sarı sendika olarak işçileri emekçileri uyutma işlevini yerine getiriyor. Bunun üstüne bir de OHAL bindirilince emekçiler perişan, vurguncuların keyfi keka. İşçinin, emekçinin siyasal örgütlenmesinin önünde ise o kadar çok engel var ki saymakla bitiremeyiz. İşte bu yüzden bugün meydanlarda sosyalistlerin sesi soluğu yok. Her fırsatta bütün çevrelerin iradesi seçimlere yansıtılacak diyenler olmuşsa da onların da kast ettiklerinin sosyalistler olmadığı çok açık.

Bunları biliyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz. AKP ve saray iktidarının karanlığı bu ülkenin gökyüzünden sıyrılmalı, kendisini “Cumhur İttifakı’nda ifade eden faşizm yenilgiye uğratılmalıdır.

İşte salt bu nedenle sandığa gidilmeli, oylar cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce’ye CHP’nin başını çektiği Millet İttifakı’ içinde CHP’ye verilmeli, HDP’ye oy vermeyi düşünen tek bir seçmen yanılgıya düşmemeli sandığa gidip oyunu HDP’ye vermelidir.

Çünkü 24 Haziran sonrası için yapılacak her yanlışın faturası ağır olacak, bu faturayı yine geniş emekçi yığınları ödemek zorunda kalacaklardır.