turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


Ş. KOÇHİSARLILARA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 HAZİRAN 2018

Bir kent düşünün ki Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında adı anılsın. Bir kent düşünün ki cumhuriyetin ilanı ile birlikte demokrasi ve özgürlüklere kapısını sonuna kadar aralamış, cumhuriyete olan inancıyla adından söz ettirsin, işte o kent bugün 40 bine yaklaşan nüfusu ile Ankara’nın ilçelerinden Ş.Koçhisar’dır.

Sırtını, Aksaray’a doğru uzanan yüksek olmayan dağa yaslamış, önü Tuzgölü’ne ve ovasına bakan sanki yüzyılların yorgunu gibi görünen Ş. Koçhisar. Dağ şeridinin arka kısmında Peçenek köyleri ve Peçenek barajı. Bir yanı Kızılırmak Hirfanlı Barajı’na oradan da Konya Makas’a kadar uzanan çok geniş bir alanı kapsayan Ş. Koçhisar. Aksaray il olmadan önce Ş. Koçhisar’a bağlı birer kasaba olan ilçe yapılarak Aksaray’a bağlanan Ağaçören (Panlı) ve Sarıyahşi ilçesi yine Ş. Koçhisar’a bağlı kasaba iken 12 Eylül sonrası ilçe yapılarak Ankara’ya bağlanan adı Evren olarak değiştirilen (Çıkınağılı) ilçesi.

Topraklarında tarım yapılan verimli ama insanların emeğinin karşılığını alamadıkları ilçe Ş. Koçhisar.

Özellikle 1960’lı yıllarda başlayan uyanışla birlikte adeta silkinip dirilen ve Türkiye İşçi Partisi saflarında yerlerini alan aydın ve eğitimli gençlerin bulunduğu Türkiye çapında kendisinden çok söz ettiren bu güzel ve şirin ilçe Ş. Koçhisar.

Sağın kolay kolay örgütlenemediği, özellikle dinci ve faşist çevrelerin devrimcilerin yoğunluğu nedeniyle burada tutunamadıkları gurumuz ve yarınlar için umudumuz olan Ş. Koçhisar. 12 Eylül öncesi miting yapmak isteyip de mitingi başlamadan biten ve de Türkeş’in tanklar eşliğinde korumaya alınarak ilçe dışına kadar çıkarıldığı Ş. Koçhisar’ı hiç unutmak olası mıdır?

Kuşkusuz, bütün ülke genelinde olduğu gibi Ş. Koçhisar’da da sol ve sosyalist solun bölünmüş olmasının en çok acısını çeken benim güzel memleketim. 12 Eylül faşizminin baskı ve zulmüne uğrayan devrimcilerinin darmadağın edilmesi ile birlikte meydanın bir avuç düzenbaza bırakıldığı, 12 Eylül’den bugüne kadar da sağın seçeneğinin yine sağ olduğu, sonra da AKP’nin kaç dönemdir belediyesi elinde olduğu ve dikkate değer hiçbir hizmetin götürülmediği, ana caddesi ile ara sokakları ile yüzyıllık uykudaymış gibi görünen ışığımız, gurur kaynağımız biz devrimcilerin Şereflikoçhisar’ı. Öyle ki bir gün İpsala’dan Edirne’ye dönerken arabamızı durdurup polisler kimlik sormuşlardı da sonra benim kimliğimde Ş. Koçhisar’ı okuyan polis memuru gelip; “Ooo demek sen küçük Moskova’dansın öyle mi” demişti. Ne yalan söyleyeyim arkadaşlarımın yanında göğsüm kabarmıştı Ş. Koçhisarlı olmaktan dolayı.

Şimdi öyle mi ya? Eski devrimcilerin üçünü beşini bir araya getirmek zor. Her biri ülkenin başka kentine gidip yerleşmişler ve Ş. Koçhisar’a da uğramaz olmuşlar. Bu yüzden de şimdilerde bizim rüzgârımız çok cılız esiyor Şereflikoçhisar’ımızda. Bu yüzden de içimde bir ahd sürekli olarak beni dürtüp duruyor. Rastladığım devrimci arkadaşları sık sık birlikte çalışmaya çağırıyorum ama bugüne kadar bir yol almış değiliz. Bu yüzden de buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum Ş. Koçhisar’lı bütün devrimcilere. Seçimlerden sonra biz gideceğiz ve Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’ni kuracağız. Sizleri de yanımda görmekten mutluluk duyacağım. Hep birlikte olalım, Ş.Koçhisar’da devrimci bir rüzgâr estirelim. Var mısınız, varsanız bana ulaşmanız zor olmayacak. Birlikte Ş.Koçhisar’ı dinci, gerici, faşist AKP yanlılarının elinden kurtaralım.

Bir daha soruyorum; var mısınız?

Ş. Koçhisarlılar; AKP’nin gücünü 24 Haziran seçimlerinde kentin içinde ve köylerinde kıralım, oyların millet ittifakına verilmesi için çaba harcayalım.

Özellikle de CHP’nin altına mührümüzü basalım ki ilk adım faşizme karşı demokrasiyi, hak ve özgürlükleri devamında ise sömürüye karşı insanın insan tarafından sömürülmediği, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan sosyalizm için mücadele bayrağımızı yükseltelim.

Ş.Koçhisarlılar olarak

GÜNEŞİN HAZİRAN’DAN DOĞDUĞUNU GÖSTERELİM VE AYDINLIK BİR 25 HAZİRAN SABAHINA UYANALIM.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA