turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YORGUN-KIZGIN-KİNLİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 HAZİRAN 2018

Adam söylediğini unutuyor. Seçimleri yitirme korkusu dilini bağlıyor. Prontır olmasa 2 dakika üst üste konuşacak hali yok. Konuşursa da ya kent isimlerini değiştiriyor, ya da hiç ilgisi olmayan şeyler söyleyerek zora düşüyor. Hiçbir olayı nesnel değerlendiremiyor ya da değerlendirmek istemiyor. Yorgunluk belirtisi öyle bir çökmüş ki üstüne dipten doruğa ha çöktü ha çökecekmiş gibi bir hali var. Yani sizin anlayacağınız yorgun-kızgın-kinli.

Suruç’ta AKP milletvekili seçim çalışması yapıyor. Bir gün önce gittiği çarşı esnafına salt taciz etmek için yine gidiyor. Milletvekilinin ve adamlarının beli silahlı. Çatışma çıkıyor ve dükkan sahibi keleşle vurulmuş, iki oğlu da vurulmuşlar. O çatışma sırasında milletvekilinin abisi de öldürülüyor. Hastaneye götürülen dükkan sahibinin oğullarından birinin kafasına oksijen tüpü vurula vurula diğeri de bıçakla boğazı kesilerek öldürülüyor. Yaralandıktan sonra yürüyerek hastaneye giden dükkan sahibi de hastanede büyük bir olasılıkla keleşle taranarak öldürülüyor. Olay sonrası 2 oğlu ve kendisi öldürülen adamın bir diğer oğlu ise milletvekilinin abisini öldürmekten gözaltına alınıyor. Üç kişiyi öldürenlerle ilgi ise şimdiye kadar bir tutuklanma yok, otopsi raporları da şu ana kadar çıkmamış, geciktiriliyor.

Konu ile ilgili konuşan ülkenin en tepesinde oturan Recep Tayyip Erdoğan saldırıyı PKK’lıların gerçekleştirdiğini söyleyerek kışkırtıcı bir açıklama yapıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklaması ise çok daha korkunç ve de bir o kadar kışkırtıcı. Neymiş; PKK’lılar ve HDP’liler Muharrem İnce’den destek alıyorlarmış, onları İnce kışkırtmış. İçişleri Bakanı koltuğunda oturan kişiye bakın, açıklamalarına bakın bir. Acaba bu durumda sormazlar mı adama; AKP milletvekilini ve yandaşlarını kışkırtan ve feci şekilde cinayet işlemelerine neden olan güç ya da güçler kimlerdir, kim onların arkasında durmaktadır?

Türkiye bu olayın aydınlanmasını bekliyor ama boşuna. Çünkü bu olay gerçekten aydınlatılmak üzere harekete geçilmiş olsaydı şimdiye kadar çoktan milletvekili ve yanındakilerden de bir sürü insanın gözaltına alınması gerekirdi. Oysa olan ne? PKK’lılar yaptılar denildi ya ilişkili, ilişkisiz birçok HDP’li gözaltına alındı.

Iğdır’da AKP milletvekili adayı konuşuyor. Kim AKP’den yanaymış, kim değilmiş bildiklerini AKP’yi destekleyenlerin karşılığını göreceklerini desteklemeyenlerin ise 25 Haziran sabahı biletlerinin kesileceğini bir mafya ağzıyla dile getiriyor. Yani sizin anlayacağınız adamlar halkı korkuta korkuta oy alacaklarını düşünüyorlar. Sizce bütün bu anlayışa neden olan kişi kimdir dersiniz?

Recep Tayyip Erdoğan seçim projesi olarak “Millet Kıraathaneleri”nden söz etti ya Diyanet İşleri Başkanı duracak değil ya o da kalkmış bu projeyi övüyor. Yani sizin anlayacağınız Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geldiği noktaya bakarsanız milletin başına bela olmuşlar bela. Ya Danıştay Hakimi Aysel Demirel’e ne buyurursunuz? O da kalkmış Muharrem İnce’ye veryansın etmiş. Bu hakim ki TÜRGEV üyesi TÜRGEV.

Recep Tayyip Erdoğan hız kesmiyor. Bu kez de Muharrem İnce’ye; “Senin camide namaz kılarken çekilmiş resmin var mı” diye soruyor. Bu konuyu tartışmaya bile gerek yok. Çünkü bizler camide resim çektirmişleri de, canlı yayın yapanları da iyi biliyoruz amma velakin o kişilerin yönetiminde ne alavere dalavereler olduğunu da çok iyi biliyoruz çok. Acaba Recep Tayyip Erdoğan bakanlarının çocuklarının evlerinden çuval çuval dolarlar, Euro'lar, Türk Liraları çıktığını açıklayabilmiş midir? Ya da 17-25 Aralık döneminde yaşanan onca yolsuzluk suçlamalarının hangisine bu milletin karşısına çıkıp da yanıt vermiştir söyleyebilir mi? Bir de şöyle soralım; oğlu Bilal’le konuşma tapelerini bu ülkede dinlemeyen kaç kişi var biliyor mu? Bu tapelerin gerçek olduğu çakma olmadığının kamuoyu tarafından biliniyor olması onun için ne ifade ediyor?

Afrin operasyonu bu milletin ayranını kabartıp sana oy vermelerini sağlamadı. Gittin Amerika ile anlaştın şimdi kalkmış Ordu mitinginde Menbiç operasyonunun başladığını mitingdekilere tumturaklı bir şekilde açıklıyorsun. Menbiç’in neresine operasyon çekildi, Türk askeri neresinde Amerikalılarla devriye geziyor gördük görmesine de şu ABD ile bir anlaşma yapılmışsa ki yapılmadan olmaz çıkıp açıklayabilir misin ülkeye? Ya da Kandil operasyonu diye kamuoyuna sunulan bombalamalar ve askeri hareketlilik eskiden de yapılmıyor muydu ki çıkmış yeni bir şey yapılıyormuş gibi davranıp milli duygularını kabarttığın kimselerden işi oy almaya tahvil ediyorsun, söyler misin her şey bu kadar ucuz mu?

Ülke battı battı. Üretim yok, para da yok. Finans kuruluşlarından nasıl para bulacaksın? Faizleri sürekli arttırarak. Daha dün 17,5 olan faiz iki gün içinde nasıl oldu da 19,12’ye çıktı? Bu şekilde ülke yönetmenin bedeli ne olur hesap ediyor musun? Yenikapı’da bindirme bir miting yaptın 300 bin insan topladın. Neydi o öyle? Afganistanlı, Madagaskarlı, Tunuslu, Suriyeli, Kenyalı say saya bildiğin kadar her yerden adam toplamışsın. Anlaşılan siz seçim mitingi değil de ümmet mitingi yapıyor olmalısınız ki mitinginiz bu kadar renkli hale gelmiş. Halinize üzülmemek elde değil. Partiniz metal yorgunuydu biliyoruz, meğer sizin yorgunluğunuz paslanıp bitik hale gelmenin de ötesine geçmiş.

Çok belli oldu, 24 Haziran Güneşi sizin üstünüze doğmayacak.

GÜNEŞ HAZİRAN’DAN DOĞACAK VE SİZ GELDİĞİNİZ GİBİ ÇOK SAYIDA NEDENE BAĞLI OLARAK YIKILIP GİDECEKSİNİZ.

Durum anlaşılmıştır, TAMAM!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA