turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PADİŞAHÇILARA OY YOK!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 HAZİRAN 2018

AKP ve saray iktidarı bir zihniyettir. Hem de cumhuriyeti yadsıyan, padişahlığı yürekten isteyen bir zihniyet.

Bugüne kadar AKP içinden Abdülhamit’in övülmesine karşı çıkan ve cumhuriyeti savunan tek bir kişi çıktı mı? Çıkmadı, çıkamaz da. Haydi çıkmadı diyelim, bunların içinden bir tek kişi kalkıp da geçmiş de bizim tarihimizdi ama geçmiş geçmişte kaldı, bizler bugüne bakalım diyen oldu mu? Olmadı olamaz da. Çünkü AKP zihniyeti padişahlığı savunan ve halkın iradesini hiçe sayan, bir kişinin iradesiyle ülkeyi yönetmek isteyen bir zihniyettir. Bu yüzden de padişahlığa hele de padişahlar içinde en despot, herkesi izlettiren, en zalim kişi olan Abdülhamit bunların neredeyse dillerinden düşmeyen örnek adamları.

24 Haziran günü ülkemizde seçimler olacak. Hiç kuşku yok ki, bu seçim padişahlıkla yönetilen bir ülkede gerçekleşmiyor. Ancak diyebiliriz ki ülke genelinde padişah hükümlerinin egemen olduğu bir ortam söz konusu ve böyle bir ortamda Türkiye seçimlere gidiyor. Hile yapılabilir, bu yüzden yurttaşlara ülke genelinde baskılar yapılıyor, valisinden kaymakamına, güvenlik görevlilerinden mafya bozuntularına kadar hemen herkes halka tehdit üstüne tehdit savuruyorlar. Yargının çivisi çıkmış. YSK, onca ihlaller karşısında tedbir alacağı yerde; AKP ve saray iktidarı lehine değişiklikler yapmakta ve bu değişiklikleri uygulamaya koymaya çalışmaktadır. Danıştay üyesi Aysel Demirel attığı bir twitle İnce’yi ağır bir şekilde eleştirebilmektedir. Yargıtay Üyesi Mustafa Aysal Erdoğan’ı Abdülhamit’e benzetmekte ve halktan Erdoğan’a oy isteyebilmektedir. Cumhuriyet Gazetesi Davası’nın bilirkişisi Ünal Aldemir; Ahmet Şık ve Cumhuriyet gazetesine hakaret etmekte ve bütün bunlara karşın tarafsızlığını yitirmiş bu şahısın bilirkişiliği yargı tarafından dikkate alınabilmektedir. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı olan Halkı “hain” ilan edip “boyunlarından elektrik direğine asacağız” diyen mafya bozuntusu Sedat Peker mahkemede de aynı sözleri yineleyip sözümün arkasındayım dediği halde aklanabilmekte, ortada tam anlamıyla bir yargı yandaşlığı hüküm sürmektedir.

Önceki gün Muğla’da Pazar yerini gezen AKP milletvekili adayı Mehmet Yavuz Demir, kendisine soru soran ve eleştiren Pazar esnafının üzerine yürümekle kalmıyor, üstelik de esnafa diyor ki; “seni aldıracağım.” Gördüğünüz gibi öyle bir zihniyetle karşı karşıyayız ki bunlar hükümlerinin hiçbir direnişle karşılaşmayacağını sanarak güç zehirlenmesine uğradıkları için önlerine geleni vurup devireceklerini sanıyorlar. Aslına bakarsanız bütün bu yaşadıklarımız asla demokrasiyi sindirememiş olan zorba ve aşiret kafalı insanların ülke genelinde yarattıkları havadan kaynaklanıyor. Baksanız ya AKP’nin Urfa Milletvekili ve milletvekili adayı İbrahim Halil Yıldız Suruç İlçesi’nde nelere yol açtı. Onun aşiret kafası yüzünden bir sürü yurttaşımız yaşamını yitirdi. Recep Tayyip Erdoğan ise gerçekleri bildiği halde çıkıp da Yıldız’a “istifa et” bile demiyor, demez de. Çünkü zihniyeti buna uygun değil.

Bizler 2 gün sonra sandık başındayız. Oylarımızı elbette “Cumhur İttifakı” karışışında yer alan demokrasi güçlerine kullanacağız. Ancak ortama baktığımız zaman oylarımızın yerini bulacağından çok da emin değiliz. Oy kullanmak üzere vatandaşlığa alınan Suriyeliler mi dersiniz, hile yapmak ve daha çok oy kullanmak amacıyla yazılmış seçmen mi dersiniz, birçok yolla seçim hilelerine hazırlandıklarını mı dersiniz, AKP ve saray iktidarında her türlü hüner var. Şimdi de yeni bir şaibe ortaya çıktı. Daha doğrusu YSK karar almış ve milletvekillerine kullanılan oylardan önce cumhurbaşkanlığı oyları sayılacak, Anadolu ajansı ise sonuçları manipüle ederek Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandığını ilan edip AKP taraftarlarının kutlama yapmak amacıyla sokağa dökülmesi amaçlanıyormuş. Bu kargaşa içinde de seçimleri “cumhur ittifakı” kazandı denilecek ve Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiği söylenerek iş bitirilecekmiş.

Olur mu olur. Olursa elbette sonucunu kestirmek gerçekten çok ama çok zor. Çünkü böyle bir girişim iktidarın iç savaşı göze alması demektir ki iktidarın böylece kendi ipini de çekmiş olacağından da emin olabilirsiniz.

Ama biz yine de moralimizi bozmayalım ve Güneşin Haziran’dan doğacağına bütün içtenliğimizle inanalım ki kazanalım.

Ve zaten demokrasi güçleri olarak kazanacağız da…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA