turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BUYURUN BİR OLANLARA BAKIN!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 HAZİRAN 2018

Buyurun bir olanlara bakın!

Türkiye’de oylar nasıl kullanıldı? Sandıkların kontrol edilebildiği yerlerde hile büyük ölçüde önlendi. Kontrol edilemediği yerlerde ise AKP devlet gücünü de kullanarak istediği gibi oy kullanılmasını sağladı. Üstelik de sandık başında görevliler zorla tehdit edilerek ve görevlerini yapamaz duruma düşürülerek hileler bir güzel uygulandı. Doğu ve Güneydoğu illerimizde oy alamayan MHP’nin bile belli oranlarda oy alması sağlandı. Kimileri ellerinde silah sokaklarda kol gezerken burada AKP dışında kimse oy alamaz diye bağıranları unutmanın olanağı var mı?

En önemlisi de nedir biliyor musunuz, 50 bin avukatla YSK’nın önünde olacağını söyleyen Muharrem İnce sanki ülkede yapılan seçimler hilesizmiş, demokratik usullere göre yapılıyormuş gibi Kent Oteli’nden İsmail Küçükkaya’ya; “Adam kazandı” diyerek mesaj atması oldu. Bu açıklamasıyla CHP’yi de açmaza düşüren İnce nasıl bir ortam yarattı biliyor musunuz? Oysa insanlar bütün özverileriyle o anlarda sandıkta çıkan oyları korumakla meşguldü. Özetle söylenen sözlerin palavra olduğu bir yana; 50 bin avukatla YSK’nın önünde olacağını söyleyen Muharrem İnce ve hile yapılırsa YSK’nın önüne gideceğini, orada oturacağını söyleyen Meral Akşener’i jiletle kazımaya bile gerek kalmadı biliyor musunuz? Artık nereye çekildiyse onu da o biliyor.

Öyle ya yukarıda sözünü ettiğimiz olayların hiçbiri seçimlere gölge düşürmüyor. Bu sabah Tele1’de bu hilelerin canlı tanıklarını dinleyince İnce ve Akşener ne düşündüler acaba? Ya da başka bir soru sorayım; nasıl başladıysa öyle devam eden MHP oylarının oranının hikmetini anlayabildiler mi dersiniz?

Seçimlerin arkasından bir de kazananı kutlama işi yok mu bazıları ile ne kadar da farklı düşünüyor muşuz meğer bir güzel ortaya çıktı. AKP ve saray iktidarı seçimlerin demokratik kurallar içinde geçmesini sağladı mı? Ne gezer, seçimlerin baştan sona demokratik kurallar içinde geçmesi sağlanmadığı gibi bu kez hile açıktan açığa yapıldı. Gizli yapılanları, kapalı tehditleri saymıyoruz bile. Böyle bir ortamda yapılan seçimlerin kazananı tabiki de Recep Tayyip Erdoğan ve “Cumhur ittifakı” olacaktı bunu bilmeyecek ne var ki? Ancak bu seçim anlayışını bize dayatan, zorbalığı olağanmış gibi uygulayanların kutlanması da ne anlama geliyor ki bazıları bükemedikleri bileği öpmeye kalkıştılar bilemiyoruz. Bazılarının Kemal Kılıçdaroğlu kadar bile dik duramaması olayı kendilerine oy verenlere açıklanabilir mi?

Kılıçdaroğlu ne kadar da haklıymış. Dün İstanbul’da AKP seçmenlerine konuşan ve şehit cenazelerine CHP’lilerin sokulmayacağını dile getiren sözüm ona İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun söyledikleri neydi öyle akılınız alıyor mu? Neymiş; valilere ve müsteşarlara talimat vermişmiş. Bundan sonra CHP İl Başkanları ve yöneticileri şehit cenazelerine alınmayacakmış. Üstelik Pervin Buldan’ı da tehdit eden Soylu, AKP’lilere diyor ki Pervin Buldan’a söylediklerimin daha da fazlası var.

Bölücülük ve halkın büyük bir kesiminin terörize edilmesi için İçişleri Bakanı elinden geleni yapıyor. Böylesi bir davranışın sıradan bir davranış olmadığını olamayacağını bilmem yeterince kavrıyor muyuz? Acaba Soylu bu şekilde bir tutum alarak neyi amaçlamaktadır bir düşünceniz var mı?

Ülkenin her tarafında barut gibi dolaşan AKP’li çetelere rastlıyorsunuz. Otobüste, vapurda, sokakta, parkta bunlar çatacak insan arıyorlar. Öyle şişirilmişler ki başka siyasi görüşten olanları hemen kıstırıp döveceklerini ve haddini bildireceklerini sanıyorlar.

Evet, sanırız AKP ve saray yeni bir uygulamanın peşinde olsa gerek ki bu tür olayları sürekli olarak sıcak tutmaya çalışıyor.

Bir de Eski CHP Milletvekili Eren Erdem’in gözaltına alınması olayı var. Her şey ne kadar da keyfi değil mi?

Verilmek istenen mesaj ise ayağınızı denk alın, hesabınızı görürüz mesajı ki pabuç bırakıp sineceğimizi ise kimse düşünmesin.

Biz demokrasiden, bağımsızlıktan ve sosyalizmden yana güçler asla boyun eğmeyiz asla…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA