turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YABANCISI DEĞİLİZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 TEMMUZ 2018

Biliyorsunuz 7 Haziran seçimlerinde AKP TBMM’de azınlığa düşmüş, ortaya bir karmaşa çıkınca da nasıl ve niye gerek duyulduysa Recep Tayyip Erdoğan Deniz Baykal’la görüşmek istemiş o da hemen görüşmek için Antalya’dan Ankara’ya koşturmuştu da Baykal’ın bu tutumu epey tartışma konusu olmuştu. Şimdi benzeri bir tartışma da Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin arkasından patlak verdi. Muharrem İnce’ye göre “Adam” seçimleri kazanmıştı. Bugün gazeteciler kendisine çeşitli konularda sorular sordular.

Muharrem İnce’ye göre; “adam” demesi yanlış olmuştu, Recep Tayyip Erdoğan demeliydi. Yine Muharrem İnce’ye göre CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun diktatör kutlanmaz demesi de doğru bir hareket değildi ve kendisi Kılıçdaroğlu’nun görüşlerine bu konuda katılmıyordu. Sonra Erdoğan bu görevi 5 yıl sürdüremeyecekti, seçimlere gitmek zorunda kalacaktı.. Bu sefer seçimleri kazanacağından emindi. Bir önemli konu daha var. Kılıçdaroğlu parti örgütlerine haber vermişti, Muharrem İnce’nin 81 ile ziyareti sırasında parti kendisine gerekli kolaylığı gösterecekti. Anlaşılan Muharrem İnce bu tutuma da alınmış olmalıydı ki hemen açıklama gereği duydu. Kendisi CHP’liydi 81 ile gidişinde parti örgütleriyle görüşüp desteğini almasından doğal ne olabilirdi ki?

Şimdi bu yaklaşımı uzatmadan bir değerlendirmeye tutmakta yarar var. Her ne hikmetse İnce, demokrasiyi hiçe sayan, keyfi nasıl istiyorsa ülkeyi öyle yöneten, karşısında kim muhalefet yaparsa özellikle de Kılıçdaroğlu’na demediğini bırakmayan Erdoğan’a gösterdiği toleransı iş partisine ve partisinin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na gelince bir türlü gösteremiyordu niyeyse. İnsanın ister istemez böyle bir tutumla karşılaşınca aklına neler gelmiyor neler.

Bakın, değerli yurttaşlar; Sayın İnce bir kez daha aday olabileceğinden öyle emin ki çıkacak ve seçilecekmiş bu kez kendi deyişiyle. Eh peki, bütün bunlar iyi de bu tür davranışlarını sürdürürse nasıl aday olabilir ki sizce? Diyelim ki aday oldu bu seçimde kendisine oy verenler bir kez daha verecekler mi sizce ne dersiniz? Biz sosyalistler olarak bu kez olup bitenleri de dikkate alarak zorunlu kalmadıkça vereceğimizi de kimseler düşünmemeli, sosyalistlerin oyunu kimse çantada keklik olarak da görmemeli bence. Hem sonra kutlama konusunda Kılıçdaroğlu’na katılmamış olmanız size ne kazandırır hiç düşündünüz mü? Ya da ne bileyim devlet aklı size demokrasi nedir bunu anımsatmazken bunları mı anımsatıyor ki de kalkıp ağır devlet adamlığına soyunuyorsunuz? Size onca oy veren yurttaşa karşın ağır devlet adamlığına soyunmayı kazanma garantisi olarak mı görüyorsunuz niye?

Hani ne bileyim politika da geçen bir gün bile çok şeylere gebedir aslında. Dün herkese uygun gelen şey bir gün sonra çeşitli sınamalar yüzünden aynı gelmeyebilir.

Ortaya yeni insanlar çıkabilir, bu kez tercihler çivi, nal, at, yiğitten yana da olmayacağı gibi hiçbir sınıfsal içeriği olmayan sağcı yok, solcu yok, Alevi yok, Türk yok, Kürt yok gibi zoraki kaynaşma çağrısına dur diyenlerin sesinin de yükselebileceğini hesaba katarsak bu da demektir ki Recep Tayyip Erdoğan ölünceye kadar başımızda başkan kalacaktır.

Öyle ya, böyle durumda seçime ne hacet Anayasa bir kez delinince bir şey olmaz Erdoğan ölünceye dek başkan kalacaktır kararı alınır, böylelikle seçimden de kurtulmuş oluruz ki bu kadar gerilmeyiz de.

Deniz Baykal’dan iyi mi bileceğiz, devlet aklı ne diyorsa o olur, sizler de dinci, gerici, faşist çevrelerle bir güzel iş bağlamış olursunuz ki biz sosyalistlerden size rest çeker buraya kadar deriz.

Bilmem ki anlaşıldı mı?

BURAYA KADAR!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA