turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SAĞ YAP…SAĞ YAP! HOP…EZDİN ONİ!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 TEMMUZ 2018

Yenilgi öğreticidir.

Ama herkes için de öğretici sayılmaz. Malum alışkanlık yapma olasılığı çok güçlüdür. Sanırım ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Bu yazımda CHP’den söz etmek istiyorum. Her ne hikmetse yenilgi bir türlü CHP için öğretici olmuyor. Aksine yeni yenilgilere kapı aralamak için yapılması gereken ne varsa o yapılıyor. Bu yüzden de alttan gelen baskılar nedeniyle alelacele yönetim bir şeyler söylemek gereği duydu ve söyledi de. Düşünülenler Genel Başkan Yardımcısı ve Parti sözcüsü Bülent Tezcan’a söylettirildi.

Neymiş efendim, CHP bugüne kadar hep kendi mahallesi için politika üretmişmiş. Bu yüzden de son seçimlerde istediği oyu alamamış. Bundan sonra karşıki mahalleye seslenecekmiş.

Önce karşı mahalle olarak görülenler kim ya da kimler acaba? İlk elden aklımıza gelenleri söyleyelim. Karşı mahallede yer alanları dinci, gerici faşizan görüşlere sahip olanlar diye özetleyebiliriz. Oysa CHP seçmeni daha aydın, ilerici devrimci görüşlere açık çağdaş özellikler taşıyan kimseler. İlerici-Devrimci-Çağdaş görüşe sahip olanlar diğerlerine göre az sayıda olduğu için CHP bir türlü seçim kazanamadığına hükmetmiş olmalı ki, karşı mahalleye seslenme kararı almış.

Peki, CHP karşı mahalleye nasıl seslenecektir?

Onlar; “eyy karşı mahalleli yurttaşlar bizler ülkemizde yaşanan ağır sömürü düzenine karşı çıkıyoruz, bilimden ve aydınlıktan yana olduğumuz için çağdaşlığı, laikliği savunuyoruz. Bu yüzden hem ilericiyiz hem de devrimciyiz. Hak ve özgürlüklerden, adaletten ve eşitlikten yanayız” mı diyecekler, yoksa dinci gerici ve faşist görüşlere öykünmede bulunarak karşı mahallenin gönlünü mü kazanacaklar? Yeryüzünde bugüne kadar farklı görüşler kendi görüşlerinin daha iyi olduğunu, insanlığı aydınlık ve güzel günlere götürecek olanın da bu olduğu propagandasını yaparak iktidar olma mücadelesi vermişlerdir. Yoksa herkes aynı şeyleri söyleyecek ve savunacaksa yığınlar aslı dururken taklidini niye seçenekleri arasına koysunlar değil mi?

Bize göre Muharrem İnce tarafından karşı mahalleye sesleniş başlamıştır. Bugüne kadar CHP’lilerde pek rastlamadığımız camiye gitme, Cuma kılma görüntüleri de hızla öyle görünüyor ki CHP’nin politikaları arasında olacaktır. Hani namaz kılmalarına bir şey diyecek halimiz yok da Recep Tayyip Erdoğan’ın İnce’yi eleştirirken; “senin camide namaz kılarken çekilmiş resmin var mıdır” diye sorması anlaşılan yol açıcılık işlevi gördü ki İnce, Marmaris’te Cuma kılarak görüntü de verdi resim de çektirdi. Yani Muharrem İnce CHP yönetimine göre bir adım önde başladı karşı mahalleye seslenmeye.

Karşı mahalle dediğiniz tarafa sadece din-iman üzerinde seslenilmez ki. Bu işin rantçılığı var, soygunculuğu var, beleşten yaşaması var, tarikatı var, cemaati var, bir kişiye bağlılığı var, kulluğu var, ömrü billah emperyalist güçlere uşaklık etmek var, şovenistliği var, ülkeyi ekonomik olarak yağmalamak ve yağmalatmak var, su içer gibi geniş emekçi yığınların kanını içmek var, özetle say say bitmeyecek kadar çok var oğlu var şeyler var. Bu yüzden de bize öyle geliyor ki her zaman yapıldığı gibi CHP’nin bu politikası da aceleyle gündeme getirilip açıklanıverdi.

Bizim öyle komplo teorileriyle uğraşacak zamanımız yok. Bu yüzden de şu şunun adamıdır, bu bunun adamıdır gibi kestirmeden sözler ederek ve ortalığa küfür ve hakaretle sallayarak rahatlamak gibi bir niyetimiz yok, yok da yine de CHP’nin ciddi bir kuşatma altında olduğunu söylemeden de geçmek doğru olmaz. Öyle ya insan ister istemez bu yenilgiden ders çıkarılmadı bundan çıkarılır diye düşünüyor ama hiç de sonuç bizim düşündüğümüz gibi olmuyor. CHP sürekli olarak kendisini daha da sağa doğru çekiyor, çekmekle kalmıyor dünden bugüne taşıdığı demokrasi yanlısı, üretmek ve paylaşmak da adalet gibi, aydınlıktan yana olmak gibi laikliği ödünsüz savunmak gibi konularda bile ödün veren bir yol izlemeye başladı ki sanırız böyle giderse CHP’nin merkez sol nitelemesi de ortadan kalkacak ve parti merkez sağ partisi olup çıkacak.

Diyelim ki CHP merkez sağ bir parti oldu, önü açılacak mı? Bence hayır! Çünkü AKP de dahil, diğer faşizan partiler bile kendi içinde homojen değil. Hemen hepsi şu ya da bu şekilde merkez sağı içlerinde barındırıyorlar. Bugün sağda yer alan partilerden hangisi merkez sağ partiye örnek olarak vereceğimiz Demirel’in Adalet Partisi ve Turgut Özal’ın ANAP’ından etkili izler taşımadığı söylenebilir? Ve zaten bizim ülkemizde merkez sağ olarak nitelenen Demokrat Parti, Adalet Partisi ANAP gibi partiler bugün eleştirdiğimiz sağ partilerde vardırlar ve de orada bulunmak o kadar işlerine gelmektedir ki bunların bundan böyle rahatlarını bozacaklarını hiç mi hiç sanmıyoruz. Merkez sağ parti anlayışını dile getiren İyi Parti’ye baktığımız zaman ideolojik hattını hangi düşüncelerle ördüğü çok mu anlaşılmayacak bir şeydir?

Uzatmayalım, CHP boş bir hayalin peşine bir kez daha düşmüş bulunmaktadır. Eğer ülkemizde olağandışı toplumsal bir patlama olmazsa şimdiden söyleyelim CHP’de bundan böyle hızla marjinalleşerek Ana muhalefet Parti olma özelliğini de yitirmekle kalmayacak bütünü parçalamak için hazırda bekleyen birçok kimse de yeni oluşumlar düşleyerek ve de gerçekleştirerek bu sürece katkı koyacaklardır.

Öykü şu şekilde sonlanır bence

SAĞ YAP…SAĞ YAP! HOP…EZDİN ONİ!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA