turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VAY BE DEMOKRASİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 TEMMUZ 2018

Eğer bizler içinde yaşadığımız rejimin demokrasi olduğunu düşünüyorsak ortaya ne atarsak atalım, kime nasıl eleştiriler yöneltirsek yönetelim isabetli olmayacaktır. Alın Muharrem İnce’yi, adam 15 yaşından bu yana CHP’li imiş ama babası hep sağ partilerde yer almış. Şimdi gelinen noktada babası Muharrem İnce’nin bu halini görseymiş Menderes’in DP’siyle nasıl yakınlaştığı nedeniyle epey duygulanırmış. Her neyse konumuz bu değil, ancak İnce’nin düşüncelerinin sol ile bir ilintisinin olmadığı da bir gerçek. İnce daha çok sağ politikaların içine boca ettiği popülizmle halkın karşısına çıktı ve de çıkarıldı. Sonrası malum, önünde Recep Tayyip Erdoğan yönetiminden iyice bunalmış kitleleri gördükçe de egosu öyle bir tavan yaptı ki geçti şu dağları ben yarattım moduna.

Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıktığı yarışta 22 puan gerideydi ve de onca demokratik olmayan uygulamalara karşı hiçbir şeyi tartışma konusu yapmadan demokrasilerde böyle olacağı savıyla çıkıp Erdoğan’ı kutlama gayretine düştü. Üstelik bu tutum ve davranışıyla da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ters düşerek; “ben onun görüşlerine katılmıyorum” dedi.

Evet, Recep Tayyip Erdoğan’a açık ara yenilmişti ama CHP’den daha fazla oy aldığı için belki Kemal Kılıçdaroğlu ile başkanlık yarışına tutuşur bu kez kim bilir başkanlık koltuğuna da oturabilirdi. Hiç beklemedi, hele tartışılacak ve kamuoyu ile paylaşıldığında yararlı olacak şeyler var bile demeden doğrudan CHP’nin kurultay yapması gereğine vurgu yaptı. Üstelik de bütün bunları söylerken bambaşka bir egonun esiriydi ve de yerel seçimler var, partinin bu seçimlere hazırlanması gerekir diye bile düşünmeden açtı bayrağını ve şu an Recep Tayyip Erdoğan ve yandaşları kesinlikle öyle bir rahatladılar ki kıs kıs gülmekten kendilerini alamadıkları da kesin.

Daha da kötüsü Muharrem İnce alanlarda parlamenter sisteme dönüleceğini dile getirmiş olsa da mevcut sistemi de demokratik gördüğü için demek ki alanlarda söyledikleri çok da inandığı şeyler değilmiş. Bir önemli noktada şu, bugün bazı yerlerde kullanılan blok oylar bile Muharrem İnce’nin kafasıyla düşünülürse suç bile değil demokrasinin cilveleri arasında. Hani insanın ağzından çıkanı ne zaman duymaz hale geldiğini göstermesi bakımından da bize göre önemli. Ancak Muharrem İnce’nin peşine düşenlerin bunları göremiyor olması da ayrı bir sorun ki şimdi onlar canhıraş bir çaba içindeler. Muharrem İnce ve arkadaşlarının tavrına bakınca OHAL altında seçimlere gitmek de önemli değildi, oraya, buraya bilinçli olarak mükerrer seçmen yazdırmanın da önemi yoktur, sandık başlarına yığılan ve sandık görevlilerinin tepesine çullananların işledikleri suçları suç bile göremediğimiz gibi, seçim öncesi devletin valisi, kaymakamı bilumum görevlileri neler yapmış, nasıl davranmışlar küçücük önem bile arz etmemektedir. Oyların kullanılmasından sayımına kadar da her şey demokrasinin kuralları içindedir ki memleketin karşısına cumhurbaşkanı adayı diye çıkarılan Muharrem İnce bu görüştedir işte.

Devlet olanaklarıyla seçim çalışması yap, işyeri basıp insanları kurşuna diz, hastaneye gidip herkesin gözü önünde yaralananları katlet, bütün bunlar olağan seçim çalışmaları sayılsın. Seçim gecesi büyük bir güruh ellerinde pompalı tüfekler ve otomatiklerle sokağa çıksınlar, ortalığı cayır cayır ateşe boğsunlar bunların hepsi demokrasinin işlediği bir ülkede yapılabilsin ve de Muharrem İnce geçip karşımıza bütün bunları onaylarcasına davranıp CHP Genel Başkanı olmak için göz boyasın, toplum da bu gerçekleri kuzu kuzu yutsun öyle mi? AKP’nin ne yapsa demokrasi diye yutturamadığı diktatörlüğü bizler de İnce sayesinde demokrasi olarak görelim nasıl beğendiniz mi gelinen noktayı?

Aslında yazacak çok şey var. Toplum yaşadığımız demokrasi sayesinde faşist bir partiyi barajın üstüne taşıyan bir deha ile tanıştı. Bu deha sayesinde MHP bugün kilit parti haline geldi ki sanırım bu operasyonla bile İnce’nin ilgilenmesine gerek yoktur. Çünkü karşısında devlet aklıyla hareket eden bir Devlet Bahçeli vardır. Marjinalleşmiş faşist parti MHP’nin hem de Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen oylarla bu noktaya gelmiş olmasının da İnce’ye göre dikkate değer bir yanı yoktur aslında.

Epey komikliklerin yaşandığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Herkes körün fil tarif ettiği gibi demokrasi tarif ediyor. Soyut özgürlük laflarıyla ve de bu işin ruhuna uygun çıkışlarla Türkiye’de kim neden hapiste, hapiste de nasıl aday olunurmuş özgürlük ortamıyla mayışmış ve sünepeleşmiş gerginlik ortamına gerginliği yaratanlarla bir olup karşı çıkanların şahane dehalarıyla fazla oyun oynanmamalı derim ben. Öyle ya daha ne istiyoruz, memlekette olan demokrasi bizi HDP üstünden meclise taşıyorsa orada sosyalizm mi ne savunacaksak artık az bir şey mi?

Hep birlikte hizaya gelelim diyeceğim de dilim varmıyor. Varmıyor, çünkü böylesine Recep Tayyip Erdoğan ve İnce demokrasisinin içine sosyalizmin haşarı çocuklarını kimse ama kimse ne sığdırabilir ne de sığdırmaya gücü yeter…
TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA