turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞAŞA-DEBDEBE-KAZA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 TEMMUZ 2018

Tekirdağ’da tren kazası olmuş. Onca ölü ve yaralı varmış. Olur, Allah’ın takdiridir. Çok yağmur yağmış, toprak çamurlaşıp rayların altı boşalmış. Kazanın nedeni hava muhalefetiymiş. Baksanıza toprak öyle çamurlaşmış öyle çamurlaşmış ki kaza yerine cankurtaranlar girememiş de ölü ve yaralılar biri inen biri kalkan helikopter ve köylülerin traktörleriyle taşınmış.

Allah belanızı versin sizin. Ne kadar da kolay çıkıyorsunuz işin içinden. Tıpkı Bilecik’te yaşanan hızlandırılmış tren kazasında nasıl yol izlediyseniz aynı yolu izliyorsunuz. Dahası halk öğrenmesin diye de o zaman da yayın yasağı getirmiştiniz Tekirdağ’da yaşanan bu kazanın arkasından da aynı şekilde yayın yasağı getirdiniz.

İyi güzel de getirdiğiniz yayın yasağı bir işe yaradı mı? Cümle cihan görmedi mi tren raylarının altındaki toprağın boşalıp da rayların nasıl havada asılı kaldığını? Tamam, hava muhalefeti oldu, böyle oldu diyorsunuz da tren raylarının döşenmesi ile ilgili mühendislik hataları için ağzınızı açıp da tek söz söylemiyorsunuz neden? Söyleyemezsiniz ey AKP’liler, ey saray sultasını ülkeye dayatanlar. Çünkü bu tren yolunu yandaşlarınızdan bu ülkenin insanlarının analarını avratlarını sinkaflayan Mehmet Cengiz yaptı değil mi? Ya da her kim yaptıysa…

Kılınız bile kıpırdamıyor. Sorumlu arıyorsunuz bulmakta zorlandığınız için tepkiyi azaltmaya yönelik yollar arıyor ve de bula bula makinistleri gözaltına alıp sorgulama yapıp bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Eğer çekilen resimlerde rayların altı öyle boşalmış olmasaydı, mühendislik hataları apaçık sırıtmasaydı kesinlikle o makinistleri tutuklar önemli bir süre içerde yatırdıktan ve olay unutulmaya yüz tutar tutmaz bırakırdınız kesin de işlerin öyle olmadığı çok belli çok.

Kimi ve niçin koruyorsunuz? Onca ihaleleri kapan adamlarınızın ceremesini bu ülkenin halkı ödemek zorunda mı? Size söylüyoruz hesap vermelisiniz hesap. Ya da bu halk ağlamayı sızlamayı bırakmalı, yurttaş hakkını kullanarak militan bir demokrasi savunuculuğu ile oturduğunuz koltukları size dar etmeli dar.

Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan, Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazasına ilişkin, "Elbette ki eksiklik varsa ortaya çıkacaktır ancak şunu ifade etmeliyim bu tip projelerde belli yıllara sari yapılan teknik kontroller, geometrik kontrolleri var. En son yılda bir kez yapılması gereken kontroller nisan ayında, yakın bir zamanda yapılmış.” Diyor ya bunlar boş sözler. Neden derseniz aşırı yağışlarda ve hava muhalefeti yaşanabileceği gerçeğini göz ardı ederek ray döşeyen ve bunlara göz yuman sorumlular bu işin hesabını verecekler mi acaba? Eğer vereceklerse niye sorumlulardan bir teki bile istifa etmiş değil. Ya da bu tren yolunu yapan şirketin sahiplerinin yakasına niye yapışılamıyor?

Aslına bakarsanız her şey güllük gülistanlık. Recep Tayyip Erdoğan Başkan seçildi ya bütün AKP’liler saraya kilitlenmiş vaziyetteler. İnanıyorum padişahların taç giyme törenleri bile böyle şaşalı yapılıyor değildi. O ne öyle törenlerde yaşananlar? Atlı karşılamalar mı dersiniz, Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiği yola iki taraftan gül dökmeler mi dersiniz şaşa ve görgüsüzlük adına ne varsa bu törendeydi inanın. Hani; Dünya Ankara’ya Akacak başlıkları atmıştı ya yandaş gazeteler aktı gerçekten de. Gelenlerin kimliklerine baktığımız zaman demokrasinin rüyada bile görülse hayra yorulmayacağı ülkeler şunlar, bunlar ki gerçekten de Recep Tayyip Erdoğan’a çok yakışmıştır çok. İşin bu yönü; şaşa ve debdebe düşkünlüğü ve israf elbette konuşulmadan olmaz. Bir başka söyleyişle es geçilemez. Ancak bizim kafamızı taktığımız Tekirdağ tren kazası yaşanmışken bilmem nerenin kralı nalları dikti diye bayrakları yarıya indiren Erdoğan, nasıl olur da yaşanılan bu kaza için küçücük bir duyarlılık gösterip de törenlerin sadeliğine özen göstermek şöyle dursun en şaşaalısına kapıları sonuna kadar açar?

Evet, bir garip ülkeyiz. Demokrasiyi sandık demokrasisi derekesine indirip sonuçlarını sineye çeken bir muhalefet Erdoğan’ın meclis konuşmasını protesto etmek için çeşitli yollara başvurmuşlar. Ne kadar güzel değil mi? Oysa aynı muhalefet Tekirdağ’da tren kazası yaşandığında yayın yasağına karşın bütün milletvekilleri ile orada olmaya çalışsalardı, bunu yapamıyorlarsa önemli sayıda milletvekilini oraya göndererek bir inceleme yaptırıp AKP ve saray iktidarının foyalarını ortaya çıkarıp kamuoyu ile paylaşsaydı kötü mü olurdu? Yoksa milletvekilleri de başımıza ne gelir korkusuyla mı yatıp kalkıyorlar da bunun için mi bu yönde hiçbir girişimleri olmuyor? Ayrıca bir iki milletvekilinin sahada görünmesinin değeri de yok yararı da yok bence.

Tren kazası oluyor ah vah deyip geçiyoruz. OHAL’i niçin ilan ettiklerinin gerekçelerini Erdoğan patronlara açıklıyor, konuyu bir iki yazıp çiziyoruz sonra her şey unutulup gidiyor. Kanun hükmünde kararnamelerle kamudan 19 bin kişiye yakın kamu personeli yargıya da başvuramayacağı kaydıyla tazminatsız şunsuz bunsuz görevden alınıyor yine kimsede tık yok. Suçluların alınmasına bir şey demiyoruz amma velakin niye yargı yolu kapalı tutuluyor bir sözü olan var mı?

Sandık demokrasisine kendisini kilitlemiş bir muhalefet iğdiş edilmiş bir muhalefettir. Dolayısı ile önemli ölçüde de yaşadığımız sorunların kaynağı iktidar olduğu kadar muhalefettir de aynı zamanda. İşte bu nedenle Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak militan demokrasi mücadelesi verilmesi gerektiğini savunuyor, Tekirdağ Tren kazasında olduğu gibi, OHAL’le ilgili Erdoğan’ın patronlara yaptığı açıklama gibi, yargı yolu kapalı olmak üzere bir kararname ile 19 bin kişiyi kapının önüne koyan bir anlayış gibi bütün yaptırımların karşısına çıkmalı ve yargı bağımsızlığını esas alan bir anlayışla iktidara geri adım attırıncaya kadar inat ve ısrarımızdan vazgeçmemeliyiz ki işte o zaman demokrasi mücadelesinin bir anlamı olacaktır yoksa işi sandık demokrasisine kilitleyen statükocularla milim yol alınamaz milim.
TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA