turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TEYO HİKAYELERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 TEMMUZ 2018

Düşünür dururum bizdeki mizah dergileri bunca gülünecek şeyi nasıl buluyorlar diye. Yani şöyle aklı başında olup da iyi kötü konuyu kavrayan birikimli kişilerden oluşan kesimler bir araya gelip de bir mizah dergisi çıkarsalar inanın konu bulmakta da zorluk çekmezler. Bir de bakmışsınız ki karşınızda sizi de saran bir mizah dergisi vardır. Hem nasıl olmasın ki öyle bir ülkede yaşıyorsunuz ki malzeme sıkıntısı asla çekmezsiniz. Size sadece yemek yapmak kalıyor.

AKP ve saray iktidarı şeker fabrikalarını satışa çıkarıp birer birer sattı ya, satmadan önce fabrikaların önüne gidip hem fabrikaların özelleştirilmesinin büyük bir kayıp olacağı hem de çalışanların işlerinden olacağı yönünde muhalefet her şeker fabrikasının önünde uyarıcı toplantılar düzenledi, mitingler yaptı. Fabrika çalışanlarını bir güzel efsunlayan iktidar işiniz garanti deyip kandırdıktan sonra o fabrikalar tıpış tıpış satıldılar. İşiniz garanti diyen iktidar seçimleri de kazandıktan sonra bir de baktık ki işçiler işsiz kalmışlar. Erzurum Şeker Fabrikası’nın önüne yığılmış işçiler iktidarın kendilerini kandırdığı söyleyip yakınmaktalar. Eee iyi de hani işsiz kalmayacaktınız, üstelik de oylarınızı koştura koştura gidip AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a vermediniz mi de şimdi çıkmış arılar gibi inleşip “elimiz kırılsaydı da oyumuzu AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a vermeseydik” diye ağlaşıyorsunuz. Arkadaş gel de salt oylarını AKP ve Erdoğan’a verdikleri için inleyip duran eli kırık işçi karikatürleri çizme çizmeyebilirsen? Ya da ne bileyim bunca inleyip duran işçilerin arasından sayısız güldürü öyküsü çıkarma çıkarmayabilirsen?

Dünden beri televizyonlar 15 Temmuz’u anlatıyorlar. Be kardeşim, be aslanlarım bunları dinleyip de bir aboov çekme çekmeyebilirsen. Ne kahramanlıklar ne kahramanlıklar, ortaya çıkanlar öyle öyküler anlatıyor ki he mi de destanın bundan iyisi can sağlığı. Ve zaten televizyonlara ve gazetelere logo olarak bulunmuş ve kaç gündür yayınlanan “15 Temmuz Destanı” da bu öyküler arasından bulunmuş çıkarılmış olsa gerek. Tip tip insanlar çıkmışlar televizyonlara yalan dolan şeyler anlatarak kendinden geçmişler, gözleri yuvalarından çıkmış bir haldeler. Bunlara bakıp bakıp bir ara televizyonlarda yayınlanan Teyo palavraları da insanın aklına gelmiyor hani?

İyi de be kardeşim, bu Fetöcü denilen hain, alçak, vatan satıcısı kimseler birden bire mi ortaya çıkıp darbe gerçekleştirmeye kalkacak denli örgütlenip organize oldular? Hem bunların hiç mi öncesi yoktu? Ya peki, devletin en hassas yerlerine bunlar nasıl oldu da yerleşiverdiler? Orduyu ele geçirme hamleleri bilinmiyor muydu? Ülkede sıradan bir yurttaş dahi Harp Okulları sınavlarının sorularının nasıl çalındığını ve nasıl sınavı kazanması istenen kimselere verildiğini biliyor da bu ülkede, bir tek ülkeyi yönetenler mi bilmiyordu hiç olacak iş mi? Haydi bunları geçtik, bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle Fetöcü olmayan subaylar tasfiye edilirken de mi her şeyden habersizdi bunlar? Sonra orduya çekilen operasyonları bir anımsayalım; orduya operasyonlar çekilip Balyoz, Poyraz, Casusluk vb. davalar arka arkaya açılır ve Fetöcü Zekeriya Öz altında zırhlı araba ortalığı kasıp kavururken kimdi bu davaların en belirleyici savcısı peki?

Hem vallahi hem billahi onca gülünecek halimizden binlerce güldürü öyküsü ve karikatür çizebiliriz hani de bir de işin özünü anlamaktan uzak sözüm ona ilerici-demokrat geçinen çevre yok mu bence asıl onlar için güldürüsü bol karikatürler çizer ve öyküler yazılabilir bence.

Gazeteler ve televizyonlar ayrımsız 15 Temmuz’cu kesilmişler. Alsana Sözcü’nün başlığı. Kayıtsız Şartsız Demokrasi ve başlığın altına sıkıştırılmış 15 Temmuz 2016 logosu. Şimdi biz bu başlıktan ne anlamalıyız sizce?

15 Temmuz 2016 tarihinden önce ülkemizde kayıtsız şartsız demokrasi vardı da hain Fetöcüler demokrasiyi yok mu edeceklerdi?

Fetöcü darbeyi bahane edip iktidar hepten demokrasiyi ortadan kaldırdı da kayıtsız, şartsız demokrasi mi talep ediyoruz?

15 Temmuz 2016 Fetöcü Darbe kalkışması önlenip demokrasiyi kurtardık da bu yüzden mi alanlara toplanıp demokrasiye bağlılığımızı göstereceğiz?

Nedir Allah aşkına sizlerin okurlarınıza anlatmak istediğiniz? Siz yazdıklarınızı yeterince anladınız da bize vermek istediğiniz mesajınız ne?

Cumhuriyet’te; ‘Darbelere Karşı Tam Demokrasi’ başlığı atmış. İyi, demek ki hepimiz tam demokrasi istiyoruz. Ancak ülke ne zaman bugüne kadar demokrasinin kırıntısından öteye bir demokrasi yaşadı ki ‘Tam Demokrasi’ deyince bizler neyi kast ediyoruz, bütün açıklığı ile bilmemiz gerekmez mi? Ülkede darbeler demokrasiyi ortadan kaldırır da sivil iktidarlar eliyle demokrasi mi getirilmiştir Türkiye’ye sanki? Şu an içinde bulunduğumuz ortamı hangi askeri darbe olmuştur da yaşıyoruz üzerinde konuşup tartışabilir miyiz?

Yandaş havuz medyası ile ilgili değerlendirme yapamaya gerek bile yok. Çünkü onların içine itildikleri bataktan sadece ve sadece bataklık gazı üfürülür. Ondan ötesi, ranttır, vurgundur, demokrasi ve emek düşmanlığıdır, durum bu olunca da hiçbir nesnellikleri söz konusu değildir.

Sonuç olarak; güne otobüslerin parasız olduğunu öğrenerek başladık. Sonra parasız araçlarla pek çok kentlerde alanlara gelinecek, ayran ve köfteler yenilip, bayraklar sallanacak. Fetö’ye karşı gerçek olup olmadığı belirsiz dişlerin bilendiği sözler edilecek sonra da alanlar çöplüğe çevrilip insanlar bedava taşıtlarla geldikleri gibi gerisin geri evlerine dönecekler ve AKP ve saray iktidarı da kendi destanının coşkusu içinde demokrasi ve özgürlük istemlerinin tümünü bir güzel boğup boğuk demokrasiyi de sokağa fırlatıverecek ki korkmayanlara ve hâlâ demokrasi isteyip mücadeleden söz edenlere ibret olsun…

Nasıl yeterince açık oldu mu 15 Temmuz Destanı neymiş?
TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA