turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


OHAL’Dİ OLDU HEPHAL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 TEMMUZ 2018

OHAL koşulları ile yeni getirilmek istenen yasa teklifi arasında hiçbir fark yok. Hatta diyebiliriz ki yeni getirilen yasa OHAL’den çok daha ağır koşullar içeriyor. Çoğunluk iktidarda olduğu için sonuç değişmese bile hiç değil 3 aydan 3 aya meclise getirilen OHAL’i ve sonuçlarının tartışılması söz konusuydu. Yeni getirilen yasa ise 3 yıllığına getirilmekte olup tartışma ve sonuçlarını konuşma olanakları bile böylelikle ortadan kaldırılmış oluyor.

İhraçlar, kayyumlar 3 yıl boyu bu yasa ile devam ettirilecek. Gözaltılar ve süresi yasalara, Anayasaya ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı olarak keyfi bir şekilde uygulanacak ve uygulaması devam ettirilecek.

Valilere herhangi bir yurttaşı valilik yaptığı ile sokmama yetkisi tanınmış. Yurttaşların haklarını aramaları için yargı yolu da bir güzel kapatılmış.

Bir düşünün, ülkemizde OHAL olduğu gerekçesiyle Ankara valiliği her türlü basın açıklaması ve gösterilerini yasaklayıp adeta kişilerin, çevrenin ya da siyasi topluluğun sesini kısmamış mıydı? Şimdi yeni getirilen yetkiyle birlikte 3 yıl boyunca zorbalık uygulanarak herkesin sesi kısılmış olmayacak mı? Durum bu merkezdeyken AKP’nin sürekli hale getirdiği OHAL’in kaldırıldığına mı yoksa daha da ağırlaştırılıp sürekli hale getirilmiş olduğuna mı inanacağız?

Öyle ya; saray iktidarı yurttaşların her türlü hak, hukuk, adalet ve özgürlük arayışından çok korkuyor olmasa niçin kalkıp da böyle bir yola başvursun değil mi? İki gün önce Soma’da yaşamını yitiren 301 madencinin yakınları uğradıkları haksızlıkları ve mahkeme kararlarının yanlı davranışını başkentlilere duyurmak için Ankara’ya geldiler de ne ile karşılaştılar dersiniz? Madencilerin Ankara’ya girmeleri bile CHP milletvekillerinin girişimi sonucunda gerçekleşti gerçekleşmesine de kent içinde polis madenci yakınlarına göz açtırdı mı? Madenci anıtına çelenk koyma ve basın açıklaması girişimi polisin şiddeti ve gaz tufanı ile karılaşmadı mı?

Evet, bundan böyle sözün başına AKP iktidarı sözünü eklememek lazım. Malum mecliste temsil edilen AKP milletvekillerinin de mevcut yönetim anlayışı ile hiçbir hükmü kalmadığı için doğrudan Saray iktidarı dememiz yerinde olacaktır. İşte o saray iktidarı her türlü eleştiriden öyle korkuyor öyle korkuyor ki ODTܒlü öğrenciler, TAYYİPGİLLER karikatürü taşıdıkları için şimdi içerdeler. Türkiye bir hukuk devleti olsa hangi yargı öğrencileri içeri atar? Böyle bir durumda öğrenciler yargıç karşısına getirilseler bile hukukun üstünlüğünün hüküm sürdüğü bir ülkede hiç öğrenciler tutuklanır mı? Bence olsa olsa böyle bir nedenle önüne gelen dosyaya olağan koşullarda yargıç bol bol gülüp geçmesi gerekmez miydi de üstelik aynı konuda daha önce başka bir mahkeme beraat vermişken yeni mahkeme birden ciddiyete bürünür ve öğrencilere haddini bildirmek için içeri yollar, düşündüğünüzde hiç böyle bir olayı kafanız basıyor mu?

Çiftçi malları para etmediği için bir protestoda mı bulundu, başkasına olumsuz örnek olmasın diye atarsınız adamı içeri bildirirsiniz haddini olur biter. Hem böyle sarayın iktidarını korumuş olursunuz hem de başkalarının benzer eylemliliklere girişmesinin de önünü kesersiniz ki böylece ülkeyi de gül gibi yönetirsiniz olur biter. Ne o greve mi kalkıştı işçi; gönderirsiniz bir alay polis, binersiniz işçilerin tepesine patronların içine su serper sömürüsünü engelsiz olarak sürdürmesini sağlarsınız ve de uğrunda içine din, iman sosu boca ettiğiniz dinci, gerici ve faşist rejiminiz de sürer gider.

Ne yani; hem birileri devletin işinde çalışıyor hem de sizinle aynı görüşte değil, hiç bunlar olacak iş midir? İhraç edersiniz olur biter. Ha bir de yargı ile mi uğraşacaksınız, yargı yolunu da kapattım der havalı havalı ülkeyi saraydan yönetirsiniz, size kim ne diyebilir ki? Kayyumlara gelince; herhangi bir sendika, dernek, parti, ya da ne bileyim şirket işinize gelmeyen bir şekilde mi hareket ediyor, elinizde bunlara kayyum atayıp işlerini bitirmek gibi bir silahınız var hem de bu silahı 3 yıl boyunca bastıra bastıra hukuksuz-yargısız şekle sokma yetkiniz de var? Daha ne istersiniz ki OHAL size fazladan vermişti 2 göz, yeni çıkardığınız yasa ile siz kazandınız 4 göz. Vurun patlasın, çalın oynasın anasını satayım satayım da, bugüne kadar yönetim şekliniz OHAL’Dİ, bundan sonra oldu HEPHAL.

İyisiniz…iyisiniz vallahi de, bizler de sizin karşınıza dikilmek için hiç de fena değiliz hani?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA