turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SEVSİNLER SİZİN ADALETİNİZİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 TEMMUZ 2018

Bir ara Recep Tayyip Erdoğan Trump’la atışırken; “Bir papaz da sizde var, ver papazı al papazı” demişti de doğrusu şaşırıp kalmıştık. Çünkü herhangi bir ülkenin yurttaşı eğer suç işlemişse bu konuda karar verme yetkisi yargınındır. Yok, suçlu değilse öyle rehin alınarak içeri atılıp siyasi malzeme yapılamaz.

Biliyorsunuz Rahip Brunson, önce PKK sonra Fetö terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütlerine bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlamasıyla tutuklanmış ve yargılanmaktaydı. ABD yurttaşına sahip çıkınca ve de ABD yöneticileri ile Recep Tayyip Erdoğan’ın arası limoni olunca tartışmalar hukuki olmaktan çıkıp takas noktasına getirilmiş bugüne kadar da öyle götürülmekteydi.

Saray iktidarı son zamanlarda bir yolunu bulup ABD ile yakınlaşma içine girmek istiyordu fakat birdenbire de onca atıp tutma politikasından sonra hiçbir şey olmamış gibi geriye dönülemez limoni hava normalleştirilemezdi. Üstelik ABD, Saray iktidarının ileri sürdüğü gibi Menbiç’te söylenenin aksine PYD’yi her anlamda hem destekliyor hem de söylenenin tersi yönünde adımlar atıyordu. Ancak ABD yöneticileri her fırsatta Rahip Brunson olayını sıcak tutuyor ve bırakılması yolunda da isteklerini her fırsatta yineliyorlardı.

Bu durumda Recep Tayyip Erdoğan’ın eskisi gibi “bir papaz da sizde var, ver papazı al papazı” diyecek takati de yoktu. Çünkü ekonomi kendisini halden, takatten düşürmüştü. Olay bir şekilde tatlıya bağlanmalıydı ama bunu yapmak sanıldığı kadar da kolay değildi. Öyle ya kendisini ‘Dünya Lideri’ yerine koyan Erdoğan, bu konuda çıtayı öyle yüksek tutmuştu ki geri adım atarsa yandaşlarının gözünde saygınlığını yitirmesi içten bile değildi. Hani bir de işin içinde yargı vardı var olmasına da yargı işi kolaydı. Bir emir çakar olur biterdi. Zaten ülkemizde pek çok önemli davada işler nasıl olsa hukukun kurallarına göre değil de saray iktidarının arzuları çerçevesinde yürümüyor muydu?

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili Yargıtay 16. Dairesi tutukluluğunun devamı konusunda 1 muhalefete karşın karar almış ve tatile çıkmamış mıydı? CHP Eski İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in durumu da üç aşağı beş yukarı aynıydı. Yani siyaseten alınan ve istenen karara yargıçlar uymuşlardı o kadar.

Şimdi Rahip Brunson davasında da aynısı olmuştu. Çünkü istek doğrudan Trump’tan geliyordu. Hemen bırakmak olmazdı ama işi biraz yokuşa sürdükten, güya yargı bağımsızlığı havası verildikten sonra nasıl olsa arkası da gelirdi. Öyle de oldu. Rahip Brunson ev hapsi gözetimi ile serbest bırakıldı. Hem de jet hızıyla.

Bu saate kadar Recep Tayyip Erdoğan; “sizde yargı varsa bizde de yargı var” demiyor muydu? Sonuçta bizdeki yargının nasıl bir yargı haline getirildiğini Rahip Brunson Davası’nda da bir kez daha öğrenmiş olmuyor muyduk?

Rahip Brunson, söylendiğine göre hem PKK’ya hem de Fetöcülere yardım etmemiş miydi? Bu suçlamanın aslı astarı yoksa bu kişi neye dayanılarak içerde tutuluyordu? Yok, suçluysa yargı nasıl oluyordu da siyaseten birileri pat diye isteyince yargı da şak diye yerine getiriyordu hiç sizin aklınız alıyor mu?

Şu an benzeri suçlamalarla pek çok gazeteci ya da ne bileyim politikacı ve sade yurttaş da içerde. Onların hali ne olacak dersiniz? Onların hakkını arayan, peşine düşen bir Merkel’i, bir Trump’u olmadığı için içerde mi çürüyecekler? Vicdanen söyleyin hiç böyle bir yargı olur mu? Olur diyorsanız eğer; bizim de size söyleyeceklerimiz hazır.

SEVSİNLER SİZİN ADALETİNİZİ!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA