turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SÖZCÜ ve HALK TV KUŞATMASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

31 TEMMUZ 2018

Halk TV’nin programlarına baktığınız zaman hemen her programında sağcılardan geçilmiyor. Halk TV bu haliyle anlaşılıyor ki liberal ve milliyetçi bir dalga üstünde sörf yapmanın kendisine daha çok iyilik getireceği düşüncesinde olmalı ki topladığı kadrolar da giderek bu yönde daha da bir ağırlık kazanıyor. Deyim yerindeyse Halk TV’nin üstünde Sözcü gazetesinin gölgesi hep vardı giderek bu gölgenin daha da bir koyulaştığını görüyoruz.

Ülkeyi garip bir milliyetçilik dalgası ile oyalayan ve günümüzde kapitalizmin akıllı savunucuları olarak ortaya çıkan bu çevrelere baktığımız zaman bunlar CHP’ye bile bu çerçeve içinde ayar vermeye çalışıyorlar. CHP’nin en zor zamanlarında bile konuyu sağcılıkları tescilli kişilerle tartışıp kendilerince nasıl bir CHP istediklerinin topluma ayarını çekiyorlar. Halk TV’nin hem de Sözcü gazetesinin sanki CHP’yi tutuyormuş havası verilmesi politikası ile akıllar çeliniyor, yığınlara el altından sağ ve milliyetçi adresler bir güzel sunuluyor. Halk TV ve Sözcü gazetesinin yayınlarını bir inceleyin İyi Partiye çekilen kıyaklar yanında CHP için yazıp çizdikleri ve söyledikleri devede kulak kalıyor. Bunların sosyalist sol ile hiç mi hiç yakın durmak şöyle dursun, kapılarını az biraz araladıklarına da tanık olamıyoruz.

MHP; AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlık duymadan önce de aynı şeyleri görüyor ve tanık oluyorduk. Öyle ki, MHP’nin baraj altında kalmaması için CHP’den oy transferi bile bu iki kuruluşun yayın politikalarında rağbet gördü. Yerel seçimlerde kimi yerlerde AKP’nin kazanmaması için CHP’lilerin oylarını MHP’ye vermesi çoğu zaman dile getirildi.

Getirildi de bu politikalar bir işe yaradı mı derseniz, durum ortadadır. Bütün bu yaşananlara karşı Halk TV ve Sözcü gazetesinin aynı yönde çaba harcamaları ise gerçekten ilginçtir. Bu anlayışın CHP’nin liberaller tarafından ne olur ne olmaz korkusu ile ipleri elinde tutma çabasından başka bir özelliği de yoktur, ön açıcı bir düşünceleri de.

Bugünkü Sözcü’nün attığı başlık tam da Recep Tayyip Erdoğan’ın arayıp da bulamadığı başlıktır. Neymiş efendim; Beşar Esad PKK’ya Özerklik önermişmiş. Dikkat ederseniz bu başlığın atıldığı tarih de manidardır. Öyle ya madem NATO’nun bütün eli kanlıları Türkiye’ye geliyorlar, Türkiye kamuoyunu da hazırlamak lazım değil mi? Hem kamuoyu hazırlanırsa Recep Tayyip Erdoğan’ın elinin güçlenmesi bir yana NATO’nun sadık bir üyesi ve ABD’nin de stratejik müttefiki olunmasının önü de açılmış olur.

Beşar Esad’ın ülkesi onca zamandır emperyalistler tarafında kuşatıldığı ve saldırılarla karşılaştığı gibi dünyanın dört bir tarafından ve içerden emperyalistlerin topladığı İslami terör örgütlerinin de akıl almaz saldırı ve katliamlarıyla karşılaştı Suriye. Başlangıcından bugüne kadar direnen Suriye halkının ve Beşar Esad yönetiminin hakkını teslim etmek yerine Sözcü’nün kışkırtıcı bir yol seçmesi elbette ki eşyanın doğası gereğidir.

Geçmişten bugüne AKP ve saray yönetiminin Suriye’ye karşı kurulan komploların hepsinin içinde olması, Suriye’nin parçalanması üzerine politika yürütmesi hiç akıldan çıkarılacak şey midir? Hem Türkiye’nin güvenliğini düşünen bir iktidar niye Suriye ile ilişkiler kurup geliştirmez de bir yandan emperyalistlerle, bir yandan da dinci gericilerin zalimliği ile ortaklaşarak Suriye’ye boyun eğdirmeye çalışır? Bütün bunları yaşanmamış gibi mi sayalım şimdi?

Neymiş; Beşar Esad PKK’ya özerklik önermişmiş. PYD ile ve SDG ile neler konuşulduğunu bir siz mi biliyorsunuz da provokatif bir başlık atarak emperyalistlere ve dinci, gerici ve faşist bir rejim olan Recep Tayyip Erdoğan iktidarına istediği gibi at koşturacağı bir zemin hazırlamaya yelteniyorsunuz? Beşar Esad yönetimi PYD, SDG ile görüşmüştür evet, ancak söyledikleri de çok açıktır. Beşar Esad kimseyle gölge boksu yapmamaktadır. Ülkesinin bütünlüğünü sağlamak için ciddi bir gayret içindedir. Burada asıl dikkat edilmesi gereken şey ABD’nin nasıl Türkiye yönetimi ile oyun oynadığıdır. Türkiye kamuoyuna PYD Menbiçten çekilecek, ABD ile anlaşmaya varıldı sözlerinin arasından az zaman geçmedi. Sonra İdlib ve çevresinde toplanan eli kanlı İŞID, El Nusra, Müslüman Kardeşler vb. öğütlerin durumu ne olacak? Şimdi ne olmuş oldu?

Kocaman bir hiç.

Sözcü yazacaksa bizce bunları yazmalı. Yoksa şovenist mavallar uydurarak bu ülkenin halkını uyutanlarla aynı ninnide buluşması ne ülkemize, ne bölgeye ne de Sözcü’ye bir şey kazandırmaz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA