turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇÖKÜŞ ve BÜYÜK İNSANLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 AĞUSTOS 2018

Recep Tayyip Erdoğan Başkan oldu, AKP TBMM’de birinci parti. 16 yıllık AKP ve saray iktidarı döneminde en çok yolsuzlukları, hırsızlıkları, rüşveti, nüfuz ticaretini, adam kayırmaları kısacası vurgunu ve talanı konuştuk. Her seçimde iktidar devlet olanaklarını seferber edip seçim kazanmak için devlet kasasını kullandı. Kısacası yedi, içti keyfine baktı. Şimdi ise kasa boşaldı, ödenmesi gereken borçların ödenmesi şöyle dursun taa Çin’den yeni borçlar alındı. Başka borç verecek kapılar aranıyor. Ancak borç vermeye kimse pek gönüllü gözükmüyor. Verirlerse de kesinlikle bedeli ağır olacak.

Bir düşünün; iktidar Kütahya’ya yap-işlet devret modeliyle hava alanı yaptırmış. Yaptırmış da verdiği yolcu taahhüdünün yarısının yarısına bile ulaşılamadığından artan paralar devlet hazinesinden ödenecek. Yabancı şirketlere daha bunun gibi başta şehir hastaneleri olmak üzere ne yok tesis verilip yaptırılmış. Bu yüzden de kara deliklerin kapatılmasının olanağı yok. Dolar almış başını gitmiş ama başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; halkın gözünün içine baka baka yalan bilgiler vermeye devam ediyorlar. Neymiş efendim; Doları yabancılar tetikliyorlarmış salt saray iktidarını zorda bırakmak için. Yani sizin anlayacağınız onca vurgunun talanın etkisiyle bu noktaya gelmemişiz de bize oynanan oyunların bedelini ödüyormuşuz.

Dün doğalgazdan elektrik üreten santrallerin kullandığı doğalgaza %49,5 zam yapılmakla kalmamış fiyatlar da dolara bağlanmış. İş böyle olunca Türkiye ekonomisinde neler yaşanacak dersiniz? Yıkım bir yana ayakta kalabilecekler öyle bir zam yapacaklar ki AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermek için birbirleriyle yarışanları ağızları açık kalacak. Hem zam ilan edilir edilmez arka arkaya zam yağmuru başladı bile. Arkasının geleceği ve zamlar bu iktidarın işbaşında kaldığı sürece devam edeceğini de kimse aklından çıkarmasın derim.

Perşembenin gelişi çarşambadan belli derler ya Recep Tayyip Erdoğan seçildiği, AKP de birinci parti olduğunda bunların olacağını düşünmemek bence akılsızlıktır. Evet, benim bu yazdıklarımı okuyunca halk dalkavukları ortaya atılıp bana kim bilir ne laflar yetiştireceklerdir? Kim ne söylerse söylesin umrumda bile değil. Değil, çünkü insan onuruna yaraşmayan yaşamı seçenler için yapabileceğimiz bir şey yoktur. Bu yüzden de bizler bu zamlara karşı tepkimizi koyacağız elbette ama AKP’ye, Recep Tayyip Erdoğan’a ve Bahçeli’nin MHP’sine ve sağ partilere oy verenlerin nasıl yaşadıkları ve yaşayacakları derdim bile değil.

Hani bizlere zaten bu yaşamı reva görenlere karşı asla geri durmamış hiçbir şeyden korkup çekinmeden karşı durmuşuz. Çünkü biz devrimciler; onurluyuz, kararlıyız, kendi hakkımızı çiğnetmemek için mücadele ederiz.

Büyük ozanımız Nazım Hikmet’in ‘BÜYÜK İNSANLIK’ şiirini 5 yaşında bir çocuğa okusanız ne denildiğini kesinlikle anlayacaktır. Kurnazlığı, yalakalığı, Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye giydirmekte ustalaşmış olanlar demek AKP ve saray iktidarının bunları yapacağını bilmediğini düşünüyor olabilir misiniz? Ya da her yıl fındığı tüccarlara kaptıran eli hamur karnı aç tüccar kapılarından dönen fındık üreticilerinin gidip sanki bile bile yapıyorlarmış gibi oylarını AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a veriyor olmalarını siz ne olacak zavallı halk kandırılıyor diye mi okuyorsunuz? Bence kendinizi aldatmayın. Eşyayı adıyla çağırmadığımız sürece, halk dalkavukluğunun bir parçası olup sözüm ona sosyalistmiş gibi davranarak bir yere varamayız. Bu yüzden yazımı bitirirken Nazım Hikmet’in ‘BÜYÜK İNSANLIK ‘ şiirini okumanızı salık vererek bitirmek istiyorum.

BÜYÜK İNSANLIK

Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
tirende üçüncü mevki
şosede yayan
büyük insanlık.
Büyük insanlık sekizinde işe gider
yirmisinde evlenir
kırkında ölür
büyük insanlık.
Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter
pirinç de öyle
şeker de öyle
kumaş da öyle
kitap da öyle
büyük insanlıktan başka herkese yeter.
Büyük insanlığın toprağında gölge yok
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.

Ama koca Nazım bu. Bunları söyler, söyler der;

‘Dilim söylemeye varmıyor amma suçun çoğu da sende be kardeşim’ demeyi de unutmaz.

Zamlar; ister yağmur, isterse dolu gibi yağsın büyük insanlığa hiçbir şey olmaz çünkü BÜYÜK İNSANLIK iki kayanın daracık arasında ayakta kalarak yaşamayı seçmiş bir kere.

Üstelik de kapitalizm bu gerçeği bizden daha iyi bilirken daha çok zam kaldırır bu halkın omuzları…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA