turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AÇMAZ ve YALAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 AĞUSTOS 2018

AKP ve saray iktidarının öteden beri açmazlarını az yazıp çizmedik. Şimdiye kadar emperyalistlerin peşinde hangi işlere girişmişse çuvalın başına geçirilmesinden yakayı kurtaramadı. Son olarak Suriye’de yaşananların hepsini değil de sadece İdlib de olup bitenleri ve bugünden ileriye doğru gelişebilecek tehlikelere bile değinsek iktidarın ne büyük aymazlık ve açmaz içinde olduğunu bütün çıplaklığı ile görürüz.

Ne oldu Suriye’de?

Emperyalist dünyanın ve de özellikle AKP ve saray iktidarının politikaları sonucu Suriye’de korkunç bir insanlık dramı yaşanmıştır. Sözü edilen onca İslami terör örgütleri hem de uluslararasılaşarak kurulan örgütler salt Suriye topraklarında yeşertilip sahaya sürülmüş değildir. Denilebilir ki dünyanın pek çok ülkesinden bir araya getirilerek organize edilen terör grupları donatılmış, giydirilmiş, silahlandırılarak Suriye topraklarına sokulmuştur. Bu anlamda ülkemiz topraklarının yolgeçen hanı olarak kullanılmasını hiçbir zaman unutacak değiliz. Dahası ve en önemlisi de bu örgütlere çoğu zaman inkar edilse de tırlar dolusu silahlar verildiği de bir gerçektir. Hem unutmamamız gereken bir konu daha vardır ki o da IŞİD’dan, El Nusra’dan, El Kaide’den vb. pek çok İslami terör örgütünden kopan ÖSO’cular da bizzat Amerika ve özellikle de AKP ve saray iktidarınca eğitildiği de bir gerçektir.

Sonuçta; kısa sürede boğazı sıkılıp nefessiz bırakılacağı sanılan Suriye’de durum istenildiği gibi olmamış, emperyalistler ve emperyalistlerin organize ettiği terör yuvaları onca desteğe ve güce karşın Beşar Esad güçleri karşısında ayakta kalamamışlar, egemenlikleri altına aldıkları alanları bir bir terk etmek zorunda kalmışlardır. Geldikleri nokta ise bellidir. Bu yapılar şu an İdlib ve çevresinde silahlı olarak yığılmış vaziyettedirler. Suriye ise erinde geçinde bu silahlı güçlerin işini bitirecektir. İşte bu nedenle emperyalist dünyada ve BM’de bir telaşın başladığını açıkça görmekteyiz. Bu sorunun çözümü Türkiye üzerinden gerçekleştirilmek istenmekte, bu terör örgütlerinin ve yakınlarının Türkiye’ye geçmesi dile getirilerek çözümün ancak ve ancak bu şekilde olmasının dışında başka bir çözüm yolu görülmediği bastırıla bastırıla AKP ve saray iktidarına anlatılmak istenmektedir.

Her şeyden önce İdlib’teki bu yapılar öyle iki savaş arasında kalmış masum kimseler değildir. Bunlar bir zamanlar Suriye’de terör estiren kanlı katillerdir. Üstelik de aileleriyle birlikte önemli bir nüfusa ulaşmaktadırlar. Bu insanların da tıpkı daha önce Türkiye’ye getirilen Suriyeliler gibi çok önemli hatta tehlikeli sorunlar yaratacakları bir gerçektir. Şimdiden ve daha sonra bu gibi unsurların Türkiye için ne içinden çıkılmaz sorunlar yaratacağını anlamak için falcı olmaya gerek yoktur. İdlib’ten yeni geleceklerle birlikte AKP siyasi gücüne güç katacağını hesaplayabilir ve zaten hesaplamıştır da. Eğer öyle olmasaydı; Suriyeliler her bayram rahat rahat Suriye’ye kitleler halinde geçip de bayram sonrası yine rahat rahat Türkiye’ye dönmeye kalkışmazlardı. Çünkü yaşamsal sorunları olanlar bayram da olsa seyran da olsa ellerini kollarını sallaya sallaya rahat rahat Suriye’ye girip çıkamazlar. Demek ki can güvenlikleri var ki gidip gelebiliyorlar. Bunlar ve yeni gelecek İdlib’tekilerle birlikte artacak olan nüfus yoğunluğu önemli bir sorun olarak Türkiye’nin başına arı kovanı gibi çırpılmış olacak ve bu durum en çok da şimdilik dinci, gerici iktidarların yani AKP ve sarayın işine yarayacaktır.

Bu konuya nasıl bir çözüm bulunursa bulunsun ağırlıklı olarak bedel Türkiye’ye ödettirilmek istenmektedir. Gelenler öyle savaştan kaçan masum insanlar değildir. Her biri eli kanlı katiller olup Suriye’de yaşananların sorumlusu, emperyalistlerin ve İsrail’in hizmetinde terör örgütleridir ki Türkiye bunlara masum muamelesi çekip kabul edemez, etmemelidir.

Türkiye saray iktidarı eliyle getirilip bataklığa itilivermiştir. Bu iktidarın sorunların üstesinden gelmek için ne bilgisi, ne gücü, ne de bulup uygulayacağı başkaca bir yolu yoktur. Durdurulamayan dolar, artan faizler ve enflasyon giderek daha da ağırlaşarak yurttaşların boğazını sıkmaktadır. Bütün bu sorunlar algı yöntemleriyle çözülecek sorunlar değildir. AKP’nin yarattığı algı nedeniyle arkasında kitle desteğini bir ölçüde tutmuş bile olsa sorunlar giderek daha da büyümekte ülkemiz yurttaşları aklınıza ne geliyorsa zam üstüne zam bindirilen fiyat artışları ile can çekişmektedir. Zaten sağlığımızı bile bir kazanç kapısı olarak anlayan ve değerlendiren iktidarın akıl dışı politikaları yüzünden şimdiden piyasalarda birçok ilaç ya bulunamamakta ya da zamlı alınabilmektedir. Kısa süre sonra ilaçta yaşanacak yokluk ve zamlar da görmeyene, görmek ve duymak istemeyene de dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecektir ki işte o günlerde çok daha büyük sorunlarla boğuşuyor olacağız.

Sözün özü açmazların içinde yalanlarla çıkılamaz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA