turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİSTEMİN TEMSİLCİLERİ SIRAYA GİRDİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 AĞUSTOS 2018

Türkiye’nin ekonomisi batıyormuş, halk açlık ve yoksullukla savaşıyormuş kimin umurunda. Adam çıkmış kendisine en yüksek oy veren illeri dolaşıp “teşekkür” ziyaretinde bulunuyor. Bulunması bir yana ülke ekonomik ve doğa felaketleri ile kasıp kavrulurken o muhterem kalkmış Malazgirt’ten söz edip halka kahramanlık nağmeleri anlatıyor. Kendisini dinlemeye gelenler de aynı düşünceden olmalılar ki kimse çıkıp da “Malazgirt’te nereden çıktı” dediği yok. Sonra bir sürü hamaset yüklü sözler. Bizi kimse yıkamazmış da, bu millet var oldukça hangi sorunların üstesinden gelmemiş de, dolar molar bizim yolumuzu kesemezmiş de falan filan. Özetle sen palavra dinle dolar sürekli yükselsin, ülkenin parası pul olup borçlarımız senin sırtına vurulmak üzere katlandıkça katlansın.

Sonra ne oluyor Berat Albayrak sahneye çıkıyor. Söze başlamadan niye toplantı saatini değiştirdiğini ve niye konuşmaya 45 dakika geç başladığını anlatıyor kendisini dinlemeye gelenlere. Meğer kayınpeder konuşuyormuş onun konuşmasının bitmesini beklemeden toplantıyı başlatmak olmazmış. Gerçekten her şey şaka gibi ve ciddiyetten yoksun. Sonra önünde bir takım grafikler konuşmasına başlıyor. O toplantıya katılanlar kendisini kulaklarının arkasını kaşıyarak ve de sıkıntı içinde dinliyorlar ama ortada çözüm mözüm yok. Daha önce konuşulanlar bir kez daha yinelenip gelecekte her şeyin düzeleceği söyleniyor o kadar.

AKP Genel Başkanı olarak mı yoksa cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi olarak mı konuştuğu çok da kestirilemeyen Erdoğan, arkasında AKP amblemi milleti coşkuya getirmeye çalışıyor. Daha önce pek çok kez söylediği sözleri bir kez daha yinelemenin ötesinde bir şey söylediği yok. “Dolarlarınızı, Eurolarınızı, altınlarınızı getirin bankalarımızda bozdurun” dediğinde oradan birisi “dolarımız, Euromuz, altınlarımız yok” demiş olmalı ki Erdoğan; “biz de olmayanlara değil, olanlara diyoruz” demek zorunda kalıyor.

Doğrusu Yastık altı servetle ekonominin düze çıkarılıp çıkarılmayacağı az biraz ekonomi bilen için bilinmeyen şey değil ama sarayın bu işe kafasını bu kadar takmış olmasının bir nedeni olmalı diye aklından geçirmeden edemiyor insan. Başkalarının yalancısıyım dünyada 17. Büyük ekonomiye sahip olan bir ülkenin ekonomisinin iş bilmezlerin elinde tepetaklak gidiyor olması hiç yastık altı paralarla kurtulur mu diye soruyorsanız; yanıtım bu iş asla olacak şey değildir. Zaten AKP ve saray iktidarı sadece ve sadece ortada siyaseten bir varlıktır. İktidarı ellerine geçirmiş olan bu iktidar ortada ne demokrasi bırakmıştır, ne insan hakları, ne hak ve özgürlükler, ne yargı, hukuk ve adalet bırakmayıp dinci, gerici faşist bir anlayışla ülkeyi ne pahasına olursa olsun ellerinde tutmayı amaçlamışlardır o kadar…

İş bu noktada sistemin partileri ve adamları hemen ortaya atılmış ve vatan kurtaran Şabanlığa soyunuvermişler. Biraz eleştirellik taşısa da İyi Parti adına konuşan Meral Akşener ve Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’nin yaptığı açıklamalar tam da böyle açıklamalardır. Televizyonlarda, gazetelerde ve ortalıklarda dolaşıp duran pek çok Şaban’ın durumu da benzer bir durumdur. Sanırsınız bunlar vatan millet için yanıp tutuşmakta vatanın kurtuluşu için kuru ekmeğe bile talime hazırdırlar. Bu kimselerin söylemek istedikleri aslına bakarsanız ey memleketin işçileri, emekçileri kısaca tüm çalışanları memleket elden gidiyor bir omuz verin ki kurtulsundur. Bu konuda kendileri herhangi bir özveride bulunacak değillerdir.

Yahu bir söz vardır. Perşembenin gelişi Çarşamba’dan bellidir diye, Türkiye’nin ekonomisi böylesine çalmaya çırpmaya, yolsuzluklara ve israfa, ülkenin en seçkin fabrikalarının ve kurumlarının özelleştirmelerle yabancılara satılıp savurulmasına, talana ve yalana, gereksiz ve asla ihtiyacımız olmayan şeyler için paralarımızın çarçur edilmesine daha fazla dayanamayacağı bilinmiyor muydu da şimdi bütün bunların sorumlusu bir iktidardan hesap sorulamıyor da o iktidarın işini kolaylaştırmak için bütün yükler yurttaşın sırtına vurulmak isteniyor? Siz ne söylüyorsunuz Meral Hanım? Siz ne söylüyorsunuz partisini AKP’nin en çirkef ağızlarında tartıştırıp duran muharrem İnce? Bu halinizle çok büyük devlet adamı mı olduğunuzu göstermek istiyorsunuz buyurun varsa bir sözünüz söyleyin.

Hem var ya bu “devlet adamı” sözüne de takık bir adamım ben. Bazı kimseleri ismen devlet adamı olarak nitelediklerinde anlıyoruz ki “devlet adamı” demek, Bahçeli gibi Baykal gibileri demek oluyor ki aman aman bizlerden uzak dursunlar hani.

Sonuç olarak; sistemin partileri, pırtıları, “devlet adamları”, şimdi yine sahnedeler. Neymiş efendim ülkeyi kurtarmak adına Recep Tayyip Erdoğan ve zihniyetini kurtaracaklarmış.

Hadi len sizde, önce siz 2 metre uzağınızı görün, sonra da düzenin insanı mısınız değil misiniz Şabanlık sözlerle gizlemeye çalışın gizleyebilirseniz tabi…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA